Bu 10 yıl önce, Tokyo'nun dışında kalan Sendai şehrindeki bir sürücü kursunda gerçekleşti.Tämä tapahtui noin 10 vuotta sitten paikassa nimeltä Sendai City, autokoulussa
Bu 10 yıl önce, Tokyo'nun dışında kalan Sendai şehrindeki bir sürücü kursunda gerçekleşti.To se je zgodilo pred približno 10 leti v avtošoli v Sendai Cityju, predmestju Tokia.
Bu 10 yıl önce, Tokyo'nun dışında kalan Sendai şehrindeki bir sürücü kursunda gerçekleşti.Toto sa stalo asi pred 10 rokmi v mieste zvanom Sendai City, v autoškole na predmestí Tokia.
Bu 10 yıl önce, Tokyo'nun dışında kalan Sendai şehrindeki bir sürücü kursunda gerçekleşti.Toto se stalo před deseti lety na místě zvaném Sendai City, v autoškole na předměstí Tokia.
Bu 10 yıl önce, Tokyo'nun dışında kalan Sendai şehrindeki bir sürücü kursunda gerçekleşti.Вперые это наболюдалось лет 10 назад во время занятий в школе вождения в городе Сендай, в Японии.
Bu 10 yıl önce, Tokyo'nun dışında kalan Sendai şehrindeki bir sürücü kursunda gerçekleşti.Това се е случило преди около 10 години в град, наречен Сендай, в училище за шофьори в околностите на Токио.
Bu 10 yıl önce, Tokyo'nun dışında kalan Sendai şehrindeki bir sürücü kursunda gerçekleşti.Це сталося 10 років тому у місті Сендай, на водійських курсах (десь в околиці Токіо).
Bu 10 yıl önce, Tokyo'nun dışında kalanהאירוע התרחש לפני כ-10 שנים
Bu 10 yıl önce, Tokyo'nun dışında kalanحدث هذا قبل حوالي 10 سنوات مضت
Bu 10 yıl önce, Tokyo'nun dışında kalan仙台にある
Bu adam müthiş biri. Tokyo'da çello diye bir alet çalıyor.On je velik mojster.
Bunları 2001 yılında bilgisayar objeleri yapmak için Tokyo'ya götürdüm.2001년 됴쿄에서 컴퓨터 오브젝트들을 만들기 위해 이 것들을 가지고 갔었습니다.
Bunları 2001 yılında bilgisayar objeleri yapmak için Tokyo'ya götürdüm.Elvittem őket 2001-ben Tokióba, hogy számítógépes tárgyakat készítsek.
Bunları 2001 yılında bilgisayar objeleri yapmak için Tokyo'ya götürdüm.Ho portato questi a Tokyo nel 2001 per realizzare oggetti informatici.
Bunları 2001 yılında bilgisayar objeleri yapmak için Tokyo'ya götürdüm.Ich nahm diese hier 2001 mit nach Tokio, um Computerobjekte zu bauen.
Bunları 2001 yılında bilgisayar objeleri yapmak için Tokyo'ya götürdüm.In 2001 bracht ik deze naar Tokyo om computerobjecten te maken.
Bunları 2001 yılında bilgisayar objeleri yapmak için Tokyo'ya götürdüm.J'ai pris ceux-ci à Tokyo en 2001 pour faire des objets informatiques.
Bunları 2001 yılında bilgisayar objeleri yapmak için Tokyo'ya götürdüm.Jeg tog disse i Tokyo i 2001 for at lave computer objekter.
Bunları 2001 yılında bilgisayar objeleri yapmak için Tokyo'ya götürdüm.Le-am dus în Tokyo în 2001 să fac obiecte-computer.
Bunları 2001 yılında bilgisayar objeleri yapmak için Tokyo'ya götürdüm.Llevé esto a Tokio en 2001 para crear objetos computarizados.
Bunları 2001 yılında bilgisayar objeleri yapmak için Tokyo'ya götürdüm.Vzal jsem tyhle do Tokya v roce 2001, abych vytvořil počítačové objekty.
Bunları 2001 yılında bilgisayar objeleri yapmak için Tokyo'ya götürdüm.Zabrałem je w 2001 roku do Tokio, żeby zbudować z nich obiekty komputerowe.
Bunları 2001 yılında bilgisayar objeleri yapmak için Tokyo'ya götürdüm.В 2001 я отправился в Токио, чтобы создать компьютерное оснащение.
Bunları 2001 yılında bilgisayar objeleri yapmak için Tokyo'ya götürdüm.Отнесох ги в Токио през 2001-ва, за да правя компютърни обекти.
Bunları 2001 yılında bilgisayar objeleri yapmak için Tokyo'ya götürdüm.לקחתי אותם לטוקיו ב-2001, כדי ליצור אובייקטים ממוחשבים.
Bunları 2001 yılında bilgisayar objeleri yapmak için Tokyo'ya götürdüm.لقد أخذتهم معي إلى "طوكيو" في العام 2001 لأصنع أشكال بإستخدام الحاسوب.
Bunları 2001 yılında bilgisayar objeleri yapmak için Tokyo'ya götürdüm.これは、私の古いカラークラシックを使った、新しいタイピングを表したものです。
Bu onların izledikleri yol: etiketi Tokyo'da yerleştirdik, ve bir ayda MolaColocámos a etiqueta ao largo de Tóquio.
Bu onların izledikleri yol: etiketi Tokyo'da yerleştirdik, ve bir ayda MolaHet zijn geen grote reizigers.
Bu onların izledikleri yol: etiketi Tokyo'da yerleştirdik, ve bir ayda Mola이주를 멀리 하지 않습니다. 이것이 그들이 다니는 경로입니다.♪ 우리는 도쿄에서 태그를 붙혔는데 한달만에
Bu onların izledikleri yol: etiketi Tokyo'da yerleştirdik, ve bir ayda MolaNem nagy vándorok.
Bu onların izledikleri yol: etiketi Tokyo'da yerleştirdik, ve bir ayda MolaNie są specjalnymi wędrowcami.
Bu onların izledikleri yol: etiketi Tokyo'da yerleştirdik, ve bir ayda MolaNo migran mucho.
Bu onların izledikleri yol: etiketi Tokyo'da yerleştirdik, ve bir ayda MolaNon sono grandi migratori.
Bu onların izledikleri yol: etiketi Tokyo'da yerleştirdik, ve bir ayda MolaNu sunt mari migratori.
Bu onların izledikleri yol: etiketi Tokyo'da yerleştirdik, ve bir ayda MolaSie bewegen sich nicht weit. Das hier ist ihre Strecke. Wir schickten den Anhänger vor Tokio los.
Bu onların izledikleri yol: etiketi Tokyo'da yerleştirdik, ve bir ayda MolaΔεν είναι πολύ μεταναστευτικά.
Bu onların izledikleri yol: etiketi Tokyo'da yerleştirdik, ve bir ayda MolaНе са много по миграциите.
Bu onların izledikleri yol: etiketi Tokyo'da yerleştirdik, ve bir ayda MolaОни не очень любят миграцию.
Bu onların izledikleri yol: etiketi Tokyo'da yerleştirdik, ve bir ayda Molaהם לא נודדים גדולים. זה המסלול שלהם: שמנו את התג בטוקיו, והמולה בחודש אחד
Bu onların izledikleri yol: etiketi Tokyo'da yerleştirdik, ve bir ayda Molaانهم ليسوا migrators كبيرة. هذا هو المسار الصحيح لهذه المراكز : نشرنا سمة الخروج من طوكيو، ومولا في شهر واحد،
Burada, Tokyo ve Birleşik Devletler, Seattle'da test edilen bebeklerin baş döndürme testi performansları var,여기 보시는 것은, 도쿄와 여기 미국 시애틀에서 시험된 아기들의 머리 돌리기 과제의 수행결과를 나타나는 것입니다.
Burada, Tokyo ve Birleşik Devletler, Seattle'da test edilen bebeklerin baş döndürme testi performansları var,מה שרואים כאן הוא ביצוע אותה משימה של הפניית ראש אצל תינוקות שנבחנו בטוקיו ובארה"ב, כאן בסיאטל,
Burada, Tokyo ve Birleşik Devletler, Seattle'da test edilen bebeklerin baş döndürme testi performansları var,シアトルの赤ちゃんについて /ra/と/la/を聞き分ける テストの成績を示したものです
Buraya, sana Tokyo'ya... ...taşınacağımı söylemeye geldim.Écoute, je suis venu te parler. De quoi ? J'ai décidé d'aller à Tokyo.
Bu sınıf Tokyo'ya gidecek. Sessizlik!Cette fois, nous irons visiter Tokyo et sa région.
Bu vidyoda ise Dünya'nın en büyük şehri, Tokyo'nun kalbinde gündelik yaşama tanık oluyoruz.Este vídeo nos ofrece una muestra de la vida diaria en el corazón de Tokio, la ciudad más grande del mundo.
Bu vidyoda ise Dünya'nın en büyük şehri, Tokyo'nun kalbinde gündelik yaşama tanık oluyoruz.In questo video osserviamo la vita di tutti i giorni nel cuore di Tokyo, la città più grande al mondo.
Bu vidyoda ise Dünya'nın en büyük şehri, Tokyo'nun kalbinde gündelik yaşama tanık oluyoruz.Στο βίντεο αυτό βλέπουμε λίγο από την καθημερινή ζωή στην καρδιά του Τόκυο, τη μεγαλύτερη πόλη του κόσμου.
Eski Macintoshlarımı aldım ve Tokyo'da bunlardan farklı objeler yaptım.Am facut...Am luat Macintosh-urile mele vechi și am făcut diferite obiecte din ele, din Tokyo.
Eski Macintoshlarımı aldım ve Tokyo'da bunlardan farklı objeler yaptım.Ho preso i miei vecchi Macintosh e con questi ho creato diversi oggetti da Tokio.
Eski Macintoshlarımı aldım ve Tokyo'da bunlardan farklı objeler yaptım.Ich machte - ich nahm meine alten Macintoshs und machte daraus unterschiedliche Objekte für Tokio.
Eski Macintoshlarımı aldım ve Tokyo'da bunlardan farklı objeler yaptım.Ik nam mijn oude Macintoshes en maakte er verschillende objecten van uit Tokyo.
Eski Macintoshlarımı aldım ve Tokyo'da bunlardan farklı objeler yaptım.Tôi lấy những cái Macintoshes cũ và làm thành các vật khác nhau từ Tokyo.
Eski Macintoshlarımı aldım ve Tokyo'da bunlardan farklı objeler yaptım.Tomé mis viejas Macintosh e hice diferentes objetos con ellos en Tokio.
Eski Macintoshlarımı aldım ve Tokyo'da bunlardan farklı objeler yaptım.Wziąłem moje stare Macintoshe i wykonałem z nich różne przedmioty z Tokio.
Eski Macintoshlarımı aldım ve Tokyo'da bunlardan farklı objeler yaptım.Направих... взех старите си Макинтоши и направих от тях различни обекти от Токио.
Eski Macintoshlarımı aldım ve Tokyo'da bunlardan farklı objeler yaptım.Я взял свои старые Macintosh и сделал из них различные объекты из Токио.
Fukuşima nükleer kazasından sonra, Tokyo ve Taipei'de birçok nükleer karşıtı gösteriye katıldım.Luego del incidente nuclear de Fukushima, asistí a varias manifestaciones antinucleares en Tokio y en Taipéi.
Fukuşima nükleer kazasından sonra, Tokyo ve Taipei'de birçok nükleer karşıtı gösteriye katıldım.После катастрофы на Фукусиме я участвовал в нескольких антиядерных демонстрациях в Токио и Тайбэе.