Toksinlerin çoğu cildin gözeneklerinden ter yoluyla atılır.Nogle personer blev fanget i tårnenes mange elevatorer.
Toksin, insan ve bütün hayvanlar için oldukça tehlikelidir.Planten er farlig for mennesker og dyr.
Bu proteinlerden çoğu insanlar için zararsızdır ancak bazıları toksindir.Banyak dari protein itu yang tak berbahaya bagi manusia, namun beberapa protein beracun.
Toksin, insan ve bütün hayvanlar için oldukça tehlikelidir.Vaksin sangat efektif terhadap manusia dan hewan lainnya.
Bu doğal toksinler arasında, bilinen en zehirli bileşikler bulunur.这些天然毒素包括一些已知的毒性最强的化合物。
En önemli virulans faktörü toksinidir.最简单的酮是丙酮。
Toksinlerin etkisi genellikle LD50 değeri temel alınarak belirlenir.通常把拮抗剂的EC50值作为它的效价强度。
Yapılan araştırmalar bu toksinlerin en fazla balmumunda biriktiğini göstermiştir.현재까지의 연구결과로는 종양을 가장 많이 제거하는 것의 효과가 크다고 한다.
Bu doğal toksinler arasında, bilinen en zehirli bileşikler bulunur.רעלים טבעיים אלו כוללים כמה מהתרכובות הרעילות ביותר המוכרות כיום.
Çoğu doğal toksin ikincil metabolit olmakla beraber, bunların arasında peptit ve proteinler de bulunur.אף על פי שרעלים טבעיים רבים הם מטבוליטים שניוניים, רעלים אלו כוללים גם פפטידים וחלבונים.
İshalin en sıkça görülen nedeni viral enfeksiyon veya bakteriyel toksinlerdir.Akutni dakrioadenitis najčešće je uzrokovan virusnim ili bakterijskim infekcijama.
Toksin, insan ve bütün hayvanlar için oldukça tehlikelidir.Je vysoko toxický pre všetky zvieratá aj človeka.
Sigara katranında en az 69 karsinojen ve çeşitli toksinler bulunur.V tabakovom dyme bolo odhalených viac ako šesťdesiat látok s karcinogénnymi účinkami.
Pek çok ilaç insülin salgısını bozabilir ve bazı toksinler pankreasın beta hücrelerine zarar verebilir.Mnoga zdravila ovirajo izločanje inzulina, nekateri strupi pa poškodujejo celice beta trebušne slinavke.
Toksinler, mikroorganizmaların salgıladıkları birtakım zehirli maddelerdir.Svojevrsten problem predstavljajo sistemi kontaminirani z mikroorganizmi.
Toksine ikincil derecede olan hastalık da görülebilir.Bolezen lahko nastopi tudi sekundarno, zaradi toksinov.
Toksinlerin etkisi genellikle LD50 değeri temel alınarak belirlenir.Način aplikacije snovi izrazito vpliva na vrednosti LD50.
Bu şekilde toksinler okyanustaki besin zinciri boyunca yukarıya doğru konsantrasyonları artarak ilerler.Na ta način se toksini koncentrirano premikajo navzgor v prehranjevalni verigi.
Besin kaynaklı hastalıklar çevreye etki eden pek çok toksin tarafından da meydana gelebilir.Apsinuodijimą maistu taip pat gali sukelti daug įvairių toksinų, turinčių įtakos aplinkai.
Bu doğal toksinler arasında, bilinen en zehirli bileşikler bulunur.Toksinams priklauso nuodingiausios žinomos medžiagos.
Bu doğal toksinler arasında, bilinen en zehirli bileşikler bulunur.Need looduslikud toksiinid on ühed kõige mürgisemad teadaolevad ühendid.
Toksinlerin sinir sistemine de etkisi vardır.Närvisüsteemi depressantideks on ka uimastid.
Toksinler suda erirler.Emasloomad poegivad vees.
Bildiğiniz gibi, besin zincirine giren bir toksin, biz de dahil olmak üzere, her şeyi etkiler.E come sapete, una volta che una tossina è dentro la catena tutti ne vengono colpiti, noi compresi.
Bildiğiniz gibi, besin zincirine giren bir toksin, biz de dahil olmak üzere, her şeyi etkiler.És mint tudjuk, amint egy toxin bekerül a táplálékláncba, az mindent befolyásol, minket beleértve.
Bildiğiniz gibi, besin zincirine giren bir toksin, biz de dahil olmak üzere, her şeyi etkiler.그리고 아시다시피, 독이 먹이 사슬에 들어있으, 우리르 포함해서, 모든 것이 영향을 받습니다.
Bildiğiniz gibi, besin zincirine giren bir toksin, biz de dahil olmak üzere, her şeyi etkiler.Și știți că din momentul în care o toxină ajunge în lanțul trofic, totul este afectat, inclusiv noi.
Bildiğiniz gibi, besin zincirine giren bir toksin, biz de dahil olmak üzere, her şeyi etkiler.Und sobald ein Gift in der Nahrungskette ist, ist alles davon betroffen, auch wir.
Bildiğiniz gibi, besin zincirine giren bir toksin, biz de dahil olmak üzere, her şeyi etkiler.Và, một khi độc tố xâm nhập chuỗi thức ăn thì tất cả đều bị ảnh hưởng, bao gồm cả chúng ta.
Bildiğiniz gibi, besin zincirine giren bir toksin, biz de dahil olmak üzere, her şeyi etkiler.Y, ya sabéis, una vez que la toxína está en la cadena todo se ve afectado, incluidos nosotros.
Bildiğiniz gibi, besin zincirine giren bir toksin, biz de dahil olmak üzere, her şeyi etkiler.Zodra een toxine in de voedselketen is terechtgekomen wordt alles geraakt, ook wij.
Bildiğiniz gibi, besin zincirine giren bir toksin, biz de dahil olmak üzere, her şeyi etkiler.Γνωρίζετε ότι αν η τοξίνη περάσει στην τροφική αλυσίδα τα πάντα επηρεάζονται, ακόμα και εμείς.
Bildiğiniz gibi, besin zincirine giren bir toksin, biz de dahil olmak üzere, her şeyi etkiler.А, разбирате ли, щом един токсин влезе в хранителната верига, всичко е засегнато, включително и ние.
Bildiğiniz gibi, besin zincirine giren bir toksin, biz de dahil olmak üzere, her şeyi etkiler.Когда токсин попадает в пищевую цепь, он влияет на все, включая нас.
Bildiğiniz gibi, besin zincirine giren bir toksin, biz de dahil olmak üzere, her şeyi etkiler.ואתם יודעים, ברגע שרעלן נמצא בשרשרת המזון, הכל מושפע, כולל אותנו.
Bildiğiniz gibi, besin zincirine giren bir toksin, biz de dahil olmak üzere, her şeyi etkiler.وكما تعلمون، دخول السم مرة واحدة في السلسلة الغذائية يؤثر علي بقية السلسلة
Bildiğiniz gibi, besin zincirine giren bir toksin, biz de dahil olmak üzere, her şeyi etkiler.混入すれば人間にすら影響を及ぼします この川は近隣住民の生命の源ですからね
Birkaç tane bakterinin vücudunuza girmesi ve bazı toksinler üretmesiyle olacak bir şey değil bu.Es ist nicht so, dass ein paar Bakterien in Sie gelangen und dann beginnen Gifte freizusetzen.
Birkaç tane bakterinin vücudunuza girmesi ve bazı toksinler üretmesiyle olacak bir şey değil bu.한 쌍의 박테이라가 인체에 침투해서 독소 분비를 시작한다고 해도
Birkaç tane bakterinin vücudunuza girmesi ve bazı toksinler üretmesiyle olacak bir şey değil bu.אם מספר חיידקים נכנסים לגופכם, ומתחילים להפריש רעלים,
Birkaç tane bakterinin vücudunuza girmesi ve bazı toksinler üretmesiyle olacak bir şey değil bu.اذا هذا لايعني بضعه من البكتيريا تدخل في جسمك و تبدا بافراز المواد السامه فيه
Birkaç tane bakterinin vücudunuza girmesi ve bazı toksinler üretmesiyle olacak bir şey değil bu.毒素を分泌し始めるようなことではありません あなたは巨大です 何も影響を受けません 巨大なのです
Bu mikrop bir toksin üretir, ve ürettiği bu toksin organizma sindirim sistemimize ulaştığında salgılanır.Es dañino porque produce una toxina, que es liberada cuando el organismo llega a nuestros intestinos.
Bu mikrop bir toksin üretir, ve ürettiği bu toksin organizma sindirim sistemimize ulaştığında salgılanır.Jest szkodliwy, bo produkuje toksynę, którą wydziela kiedy dostaje się do jelit.
Bu mikrop bir toksin üretir, ve ürettiği bu toksin organizma sindirim sistemimize ulaştığında salgılanır.바로, 이 균은 독소를 내뿜기 때문인데요 우리의 장내 기관에 다다를 즈음 해서 이 독소들을 분비하기 시작합니다.
Bu mikrop bir toksin üretir, ve ürettiği bu toksin organizma sindirim sistemimize ulaştığında salgılanır.Nó nguy hiểm vì nó sản xuất ra một độc tố, độc tố được giải phóng khi sinh vật này đi vào đường ruột.
Bu mikrop bir toksin üretir, ve ürettiği bu toksin organizma sindirim sistemimize ulaştığında salgılanır.Вреден е, защото произвежда токсин този токсин е изпуснат, когато организма стигне до чревния канал.
Bu mikrop bir toksin üretir, ve ürettiği bu toksin organizma sindirim sistemimize ulaştığında salgılanır.הוא מזיק מכיוון שהוא מייצר רעלן, והרעלן הזה משתחרר כאשר האורגניזם מגיע לתוך המעיים שלנו.
Bu mikrop bir toksin üretir, ve ürettiği bu toksin organizma sindirim sistemimize ulaştığında salgılanır.إنه ضار لأنه يفرز سم, و السم يفرز حينما يذهب الكائن إلى جهازنا الهضمى.
Bu mikrop bir toksin üretir, ve ürettiği bu toksin organizma sindirim sistemimize ulaştığında salgılanır.この毒素は 細菌が我々の腸管に 入ると放出されるからです
Burada çürümeyi engellemek için deriler krom ve benzeri toksinlerle işlenir.Kromium dan zat lain seperti Racun untuk menghentikan pembusukan.
Burada çürümeyi engellemek için deriler krom ve benzeri toksinlerle islenir.המשתמשים בחומרים קטלניים כמו כרומיום ושאר רעלנים, .כדי לעצור את ההרקבות של העור
Burada çürümeyi engellemek için deriler krom ve benzeri toksinlerle işlenir.,המשתמשים בחומרים קטלניים כמו כרומיום ושאר רעלנים כדי לעצור את ההרקבות של העור.
Daha az toksin üretecek şekilde evrimleşmişler.Au evoluat spre a produce o cantitate mai mica de toxina.
Daha az toksin üretecek şekilde evrimleşmişler.Chúng tiến hóa tới việc sản sinh ít độc tố hơn.
Daha az toksin üretecek şekilde evrimleşmişler.Evolucionaron para producir menos toxinas.
Daha az toksin üretecek şekilde evrimleşmişler.Ils ont évolué pour produire moins de toxine,
Daha az toksin üretecek şekilde evrimleşmişler.훨씬 적은 양의 독소를 배출하게 변화했다는 것이지요.
Daha az toksin üretecek şekilde evrimleşmişler.Produceva meno tossine.
Daha az toksin üretecek şekilde evrimleşmişler.Produkowały mniej toksyn.