Ana içeriğe geç
Sözlük

tiyatroyu ile cümle

tiyatroyu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
58
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tiyatroyu kalabalık buldum.I found the theater crowded.
500 kişilik bir kalabalık tiyatroyu doldurdu.A crowd of 500 filled the theater.
Ben konserin ortasında tiyatroyu terk etmek zorunda kaldım.I had to leave the theater in the middle of the concert.
Konserin ortasında tiyatroyu terk etmek zorunda kaldım.I had to leave the theater in the middle of the concert.
Tom tiyatroyu çok seviyordu.Tom had a great love for the theater.
Herhangi biri tiyatroyu takdir etmiyor mu?Doesn't anybody appreciate theater?
Tiyatroyu severim. Ben sık sık tiyatroya giderim.I like the theater. I go to the theater often.
Sami tiyatroyu sevdi.Sami loved theater.
Beckmann onu kınayarak tiyatroyu terk eder.Beckmann reproaches him, and leaves the theatre.
Ben o kadar çok seviyordum ki tiyatroyu, bana kimse bıraktıramadı."I love my work so much that nothing would stop me writing.
Sinema yüzünden 1956 yılında tiyatroyu bırakmak zorunda kaldı.He made his debut in cinema in 1956.
Tiyatroyu bırakıp Paris’te yeni bir hayata başlar.The band then leave to start a new life in London.
Tiyatroyu çok seviyorum.I love theater.
Tiyatroyu, her şeyi.The theater, the lot.
Seni oyuncu olarak sevdim. Sense tiyatroyu bıraktın.I liked you as an actor, so you quit.
Ne var ki tiyatroyu anlamadığınız bir dilden izlemek biraz gerçeküstü bir durum olabiliyor.But it can be a bit surreal to see theatre in languages one doesn't understand.
Sinemayı ve tiyatroyu, kitap okumayı, operayı ve baleyi çok severdi.She could read books, cinema and theatre, she loved opera and ballet.
1970 yılında tiyatroyu terk eder ve tamamen müziğe yoğunlaşır.Ab 1970 verließ er das Theater und konzentrierte sich auf die Musik.
Tiyatroyu kalabalık buldum.Encontré el teatro abarrotado.
Ayrıca tiyatroyu çok sever ve Pim'le birlikte yoga yapar, ihtiyacı olduğu zamanlarda ona yardım eder.Fa yoga e aiuta sempre Pim nel momento del bisogno.
Tiyatroyu bırakıp sinemada yoğunlaşan sanatçı, 300'den fazla film çevirdi.Attore teatrale imprestato al cinema, girò quasi una trentina di film.
Ancak morfin bağımlılığı nedeniyle sanatçının sağlığı bozuldu ve tiyatroyu bırakmak zorunda kaldı.Из-за расстроенного здоровья инженер был вынужден оставить завод и уйти в отставку.
1970 yılında tiyatroyu terk eder ve tamamen müziğe yoğunlaşır.Odszedł z armii w 1917 roku, postanawiając poświęcić się całkowicie muzyce.
Bunun üzerine Gestapo elemanları tiyatroyu aramaya gelirler.W międzyczasie dowiadujemy się także, że Gestapo ma w hotelu agentów.
Tiyatroyu sahneye Çetin İpekkaya sunmuştur.Pod teatrem doszło natomiast do gwałtownych starć.
1970 yılında tiyatroyu terk eder ve tamamen müziğe yoğunlaşır.V roce 1961 práva opustil a zcela se věnoval hudbě.
Ailesi tiyatroyu sevmektedir ancak oğullarının tiyatrocu olma isteğine karşı çıkarlar.Îi plac aparițiile teatrale, iar în familie tinde să adopte rolul de stăpân.
Tiyatroyu sahneye Çetin İpekkaya sunmuştur.Én most is levett kalappal lépek színpadra.
Tiyatroyu severim. Ben sık sık tiyatroya giderim.Μου αρέσει το θέατρο. Πηγαίνω συχνά στο θέατρο.
Sinema yüzünden 1956 yılında tiyatroyu bırakmak zorunda kaldı.1956年に映画界から引退。
Tiyatroyu yaygınlaştırdı.גדשה את התיאטרון.
Pertharite'nin 1652'de aldığı kötü yorumlar, Corneille'in hevesini kırdı ve tiyatroyu bırakmasına neden oldu.През 1652 г. за пиесата Pertharite има лоши отзиви и обезсърченият Корней решава да се откаже от театъра.
Ailesi tiyatroyu sevmektedir ancak oğullarının tiyatrocu olma isteğine karşı çıkarlar.Семейството обича театъра и двамата по-големи сина започват театрални кариери.
Bu eğitime rağmen çocukluğundan beri ilgi duyduğu tiyatroyu seçti.От актьорската професия той се интересува още от детските си години.
Ancak morfin bağımlılığı nedeniyle sanatçının sağlığı bozuldu ve tiyatroyu bırakmak zorunda kaldı.Нейното пристрастяване към морфина влошава здравето ѝ и води до пенсионирането от театъра.
Marion kocası gibi bir Yahudi değildir ve tiyatroyu işletmesinde sakınca görülmemiştir.Johansson v nastopanju sicer ni tako izvedena kot g.
Eğitimi ve tiyatroyu bir arada götürür.Teatrist ja teatriperest aegade voolus.
George Wolf tiyatronun başına yeni geçmişti ve tiyatroyu değiştirmek istiyordu.조지 울프는 다른 디렉터로부너 인계받았고 그는 극장을 변화시키고 싶어했습니다.
George Wolf tiyatronun başına yeni geçmişti ve tiyatroyu değiştirmek istiyordu.וג'ורג' וולף החליף במאי אחר והוא רצה לשנות את התיאטרון
George Wolf tiyatronun başına yeni geçmişti ve tiyatroyu değiştirmek istiyordu.واستلم جورج وولف مهامه من مدير آخر وأراد أن يغير المسرح
George Wolf tiyatronun başına yeni geçmişti ve tiyatroyu değiştirmek istiyordu.劇場を変えようとしていました 都会的で 騒々しい
Her şeyi bıraktığımı söyledin. Ne demek istedin? Tiyatroyu.Ήταν κάτι που μου φάνηκε αμαρτωλό, γυναικείο και αδύναμο.
Tiyatroyu çok seviyorum.Amo il teatro.
Tiyatroyu çok seviyorum.Ich liebe Theater.
Tiyatroyu çok seviyorum.Ik hou van toneel.
Tiyatroyu çok seviyorum.Iubesc teatrul!
Tiyatroyu çok seviyorum.J'adore le théatre
Tiyatroyu çok seviyorum.저는 공연이 좋습니다.
Tiyatroyu çok seviyorum.Kocham teatr
Tiyatroyu çok seviyorum.Me encanta el teatro.
Tiyatroyu çok seviyorum.Tôi yêu kịch.
Tiyatroyu çok seviyorum.Μ' αρέσει το θέατρο.
Tiyatroyu çok seviyorum.Обичам театъра.
Tiyatroyu çok seviyorum.Я люблю театр
Tiyatroyu çok seviyorum.אני אוהבת תאטרון.
Tiyatroyu çok seviyorum.احب المسرح
Tiyatroyu çok seviyorum.自分とは別の誰かを演じて全く別の視点から
Tiyatroyu, her şeyi.Όχι, ακριβώς.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod