titreşim ile cümle
titreşim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Titresimleri hesaplamada, mor sprektrum bu turun yenisi, beyaz olani eskisi.白はクマリンです 予測としてはクマリンの匂いがするはずです
Ve cidden aynisi oluyor -- hesaplarsaniz, titresim frekanslarini olcerseniz S-H ile aynidir.Als je de vibratiefrequenties meet en berekent, zijn die hetzelfde als bij S-H.
Ve cidden aynisi oluyor -- hesaplarsaniz, titresim frekanslarini olcerseniz S-H ile aynidir.Częstotliwości wibracji, w obliczeniach, są identyczne jak S-H.
Ve cidden aynisi oluyor -- hesaplarsaniz, titresim frekanslarini olcerseniz S-H ile aynidir.E davvero, se calcolate, se misurate le frequenze vibrazionali queste sono le stesse di quelle S-H.
Ve cidden aynisi oluyor -- hesaplarsaniz, titresim frekanslarini olcerseniz S-H ile aynidir.Nếu đo tần số rung sẽ thấy nó giống với sulfur.
Ve cidden aynisi oluyor -- hesaplarsaniz, titresim frekanslarini olcerseniz S-H ile aynidir.이것은 계산하고 측정해 보면 알지만 정말로 S-H와 진동수가 같지요.
Ve cidden aynisi oluyor -- hesaplarsaniz, titresim frekanslarini olcerseniz S-H ile aynidir.S-Hと同じ周波数で振動しています では硫黄の匂いがするのか? 文献を見てみると
Ve cidden aynisi oluyor -- hesaplarsaniz, titresim frekanslarini olcerseniz S-H ile aynidir.Şi are aceeaşi - dacă calculezi, dacă măsori frecvenţele vibraţiilor sunt aceleaşi ca la S-H.
Ve cidden aynisi oluyor -- hesaplarsaniz, titresim frekanslarini olcerseniz S-H ile aynidir.S tényleg hajszálpontosan ugyanaz a rezgésszáma, mint az S-H-é, mint kiderült a méréseinkből.
Ve cidden aynisi oluyor -- hesaplarsaniz, titresim frekanslarini olcerseniz S-H ile aynidir.Той наистина прави същото - ако се изчисли, ако се измерят вибрационните честоти, те са същите като S-H.
Ve cidden aynisi oluyor -- hesaplarsaniz, titresim frekanslarini olcerseniz S-H ile aynidir.ויש לה באמת אותה -- אם מחשבים, אם מודדים את תדרי התנודות הם זהים לאלו של S-H.
Ve cidden aynisi oluyor -- hesaplarsaniz, titresim frekanslarini olcerseniz S-H ile aynidir.وبالفعل يتوفر على نفس -- إن قمتم بالحساب، إن قمتم بحساب ترددات التذبذب هي نفسها في الكبريتيد.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.A másik elmélet, hogy a szagnál molekuláris rezgést érzékelünk.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.Druga teoria: czujemy węchem molekularne wibracje.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.Giả thuyết còn lại là chúng ta ngửi thấy các rung động phân tử.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.Iar cealaltă teorie este că noi mirosim vibraţia moleculară.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.그리고 또 다른 이론은 우리가 분자의 진동을 냄새맡는다는 것입니다.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.L'altra teoria è che noi annusiamo piccole vibrazioni molecolari.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.La otra teoría dice que olemos vibraciones moleculares.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.L'autre théorie est que l'on peut sentir les vibrations moléculaires.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.Und die andere Theorie besagt, dass wir molekulare Schwingungen riechen.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.Volgens de andere theorie ruiken we moleculaire vibraties.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.Η άλλη θεωρία είναι πως μυρίζουμε μοριακές δονήσεις.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.А другата теория е, че усещаме мириса на молекулни вибрации.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.Вторая теория: мы нюхаем молекулярные колебания.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.והתיאוריה השנייה היא שאנחנו מריחות תנודות מולקולריות.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.و النظرية الاخرى هي اننا نشتم الاهتزازات الجزيئية.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.これは全く非常識なアイデアです
Ve eğer mümkün titreşimsel kalıpları hesaplayabilseydik, söz konusu 20 sayıyı hesaplayabilirdik.또한 진동 형태를 안다면, 그 20개의 숫자들의 값도 계산해 낼 수 있는거죠.
Ve eğer mümkün titreşimsel kalıpları hesaplayabilseydik, söz konusu 20 sayıyı hesaplayabilirdik.A ak budeme vedieť vypočítať možné vibračné vzorce, mali by sme byť schopní vypočítať tých 20 čísiel.
Ve eğer mümkün titreşimsel kalıpları hesaplayabilseydik, söz konusu 20 sayıyı hesaplayabilirdik.En als de de toegestane trilpatronen konden berekenen, dan konden we deze 20 getallen berekenen.
Ve eğer mümkün titreşimsel kalıpları hesaplayabilseydik, söz konusu 20 sayıyı hesaplayabilirdik.Et si on pouvait calculer les schémas de vibration possibles, on devrait pouvoir calculer ces 20 nombres.
Ve eğer mümkün titreşimsel kalıpları hesaplayabilseydik, söz konusu 20 sayıyı hesaplayabilirdik.Og hvis vi kunne beregne de tilladte vibrationsmønstre, burde vi være i stand til at beregne de 20 tal.
Ve eğer mümkün titreşimsel kalıpları hesaplayabilseydik, söz konusu 20 sayıyı hesaplayabilirdik.Se pudéssemos calcular os padrões vibratórios permitidos, devíamos poder calcular esses 20 números.
Ve eğer mümkün titreşimsel kalıpları hesaplayabilseydik, söz konusu 20 sayıyı hesaplayabilirdik.Şi dacă am putea calcula modelele de vibraţie permise, am fi în stare să calculăm acele 20 de numere.
Ve eğer mümkün titreşimsel kalıpları hesaplayabilseydik, söz konusu 20 sayıyı hesaplayabilirdik.Và nếu chúng ta có thể tính toán các thù hình dao động tồn tại, chúng ta có thể tính được 20 con số kia.
Ve eğer mümkün titreşimsel kalıpları hesaplayabilseydik, söz konusu 20 sayıyı hesaplayabilirdik.Z nich bychom následně mohli vypočítat hodnoty dvaceti konstant.
Ve eğer mümkün titreşimsel kalıpları hesaplayabilseydik, söz konusu 20 sayıyı hesaplayabilirdik.А ако можехме да ги изчислим тях, щяхме да можем да изчислим онези 20 числа.
Ve eğer mümkün titreşimsel kalıpları hesaplayabilseydik, söz konusu 20 sayıyı hesaplayabilirdik.А если бы мы могли рассчитать разрешенные формы колебаний, мы бы смогли рассчитать и эти 20 значений.
Ve eğer mümkün titreşimsel kalıpları hesaplayabilseydik, söz konusu 20 sayıyı hesaplayabilirdik.ואם היינו יכולים לחשב את הדפוסים הויברציונליים האפשריים, היינו יכולים לחשב את אותם 20 מספרים.
Ve eğer mümkün titreşimsel kalıpları hesaplayabilseydik, söz konusu 20 sayıyı hesaplayabilirdik.و إن تمكنا من حساب الأنماط الإهتزازية الممكنة، فسيكون بمقدورنا حساب هذه الأرقام العشرين.
Ve eğer mümkün titreşimsel kalıpları hesaplayabilseydik, söz konusu 20 sayıyı hesaplayabilirdik.お話ししてきた20の数を計算することもできるはずです もしその計算から得られた答えが
Yani kimse ses üretimini elektrik teli titreşimleriyle uğraşarak eline yüzüne bulaştırmak zorunda değil.Also muss wirklich niemand die Erzeugung von Schall mit öden Vibrationen vermasseln.
Yani kimse ses üretimini elektrik teli titreşimleriyle uğraşarak eline yüzüne bulaştırmak zorunda değil.Así, nadie necesita simular la producción del sonido con vibraciones de alambres.
Yani kimse ses üretimini elektrik teli titreşimleriyle uğraşarak eline yüzüne bulaştırmak zorunda değil.Astfel nimeni nu va trebui să distrugă producerea sunetelor cu vibrații de corzi.
Yani kimse ses üretimini elektrik teli titreşimleriyle uğraşarak eline yüzüne bulaştırmak zorunda değil.Comme ça, plus besoin de mal représenter comment un son est produit en faisant vibrer des fils.
Yani kimse ses üretimini elektrik teli titreşimleriyle uğraşarak eline yüzüne bulaştırmak zorunda değil.Dunque non c'è bisogno di impazzirsi per produrre suoni facendo vibrare delle corde.
Yani kimse ses üretimini elektrik teli titreşimleriyle uğraşarak eline yüzüne bulaştırmak zorunda değil.Không ai cần phải rối rắm cách tạo ra âm thanh với dao động dây làm gì.
Yani kimse ses üretimini elektrik teli titreşimleriyle uğraşarak eline yüzüne bulaştırmak zorunda değil.그 어떤 누구도 실제로 전선의 공명으로 소리를 발생시키는 것을 혼성시킬 필요가 없습니다.
Yani kimse ses üretimini elektrik teli titreşimleriyle uğraşarak eline yüzüne bulaştırmak zorunda değil.Niemand moet de productie van geluid verknoeien met trillingen.
Yani kimse ses üretimini elektrik teli titreşimleriyle uğraşarak eline yüzüne bulaştırmak zorunda değil.Nie trzeba niejasno tłumaczyć produkcji dźwięku wibracjami w ośrodku sprężystym.
Yani kimse ses üretimini elektrik teli titreşimleriyle uğraşarak eline yüzüne bulaştırmak zorunda değil.Så ingen tvivl om produktion af lyd kræver vibrationer.
Yani kimse ses üretimini elektrik teli titreşimleriyle uğraşarak eline yüzüne bulaştırmak zorunda değil.Senki sincs rákényszerítve, hogy húrok rezgésével modellezze a hang keletkezését.
Yani kimse ses üretimini elektrik teli titreşimleriyle uğraşarak eline yüzüne bulaştırmak zorunda değil.Takže nikdo nepotřebuje představovat vznik zvuku pomocí vibrací drátů.
Yani kimse ses üretimini elektrik teli titreşimleriyle uğraşarak eline yüzüne bulaştırmak zorunda değil.Takže v podstate nikto nemusí zachytávať produkciu zvuku babraním sa s vibráciou drôtu.
Yani kimse ses üretimini elektrik teli titreşimleriyle uğraşarak eline yüzüne bulaştırmak zorunda değil.Έτσι κανείς δεν χρειάζεται να προσομοιώσει την παραγωγή του ήχου με δονήσεις χορδών.
Yani kimse ses üretimini elektrik teli titreşimleriyle uğraşarak eline yüzüne bulaştırmak zorunda değil.Вообще, никому нет смысла портить звук вибрациями проволоки.
Yani kimse ses üretimini elektrik teli titreşimleriyle uğraşarak eline yüzüne bulaştırmak zorunda değil.На никого не е нужно да разваля звука със струнни вибрации.
Yani kimse ses üretimini elektrik teli titreşimleriyle uğraşarak eline yüzüne bulaştırmak zorunda değil.Нікому, власне кажучи, немає змісту псувати звук вібраціями дротів.
Yani kimse ses üretimini elektrik teli titreşimleriyle uğraşarak eline yüzüne bulaştırmak zorunda değil.אין צורך לזהם את הצליל עם ריטוטי מיתרים.