Ana içeriğe geç
Sözlük

titan ile cümle

titan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Günlük yol ve Titan ateşli jantlar ileri:Từ ra con đường của ngày và Titan của bánh xe lửa:
Günlük yol ve Titan ateşli jantlar ileri:Vanaf het pad weer dag en vurige wielen Titan:
Günlük yol ve Titan ateşli jantlar ileri:Von vierten Tag in den Weg und Titan feurige Räder:
Günlük yol ve Titan ateşli jantlar ileri:Vuodesta edestakaisin päivän reittiä ja Titanin tulinen pyörät:
Günlük yol ve Titan ateşli jantlar ileri:Z cesty tam a den Titan je ohnivá kola:
Günlük yol ve Titan ateşli jantlar ileri:Z cesty tam a deň Titan je ohnivá kola:
Günlük yol ve Titan ateşli jantlar ileri:Z powrotem droga dzień i ogniste koła Tytana:
Günlük yol ve Titan ateşli jantlar ileri:Από εμπρός πορεία της ημέρας και φλογερό τους τροχούς του Τιτάνα:
Günlük yol ve Titan ateşli jantlar ileri:Из изложенных пути дня и Титана огненные колеса:
Günlük yol ve Titan ateşli jantlar ileri:От дава път на ден и огнени колела Титан:
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.7년간 태양계를 가로질러 옮겨 간 것이었습니다. 우리는 호이겐스를 타이탄의 대기로 내려보냈죠. 탐사선은 두시간 반 동안 내려가 지표면에 착륙했습니다.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.Am lansat-o în atmosfera lui Titan, i-au trebuit doar două ore jumătate să coboare și apoi a asolizat.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.A Titán légkörét átszelve két és fél óra ereszkedés után ért a felszínre.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.Det ut att ha dragits isär. När man ser linjer på en planet- -betyder det att det finns sprickbildningar.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.La dejamos caer en la atmósfera de Titán, el descenso le llevó dos horas y media, y aterrizó en la superficie.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.Nós lançámo-la na atmosfera de Titã, levou duas horas e meia a descer, e aterrou na superfície.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.Przez 2,5 godz. lądował on na powierzchni Tytana.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.Spustili smo jo v Titanovo atmosfero, za spust je potrebovala dve uri in pol, in pristala je na površju.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.Vysadili sme ju do atmosféry Titana, zostup trval dva a pol hodiny a potom sonda pristála na povrchu.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.We lieten ze los in de atmosfeer van Titan. Ze deed 2,5 uur over de afdaling, en ze landde op het oppervlak.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.Мы отправили его к атмосфере Титана, спуск занял два с половиной часа, и он приземлился на поверхность.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.観測機は二時間半をかけて降下し 地表に降り立ちました いかに素晴らしいイベントであったか ご理解いただきたいと思います
İnsanlık tarihi. Titanic üzerine yaptığımız araştırmalarımız.인간의 역사죠. 타이타닉의 발견입니다.
İnsanlık tarihi. Titanic üzerine yaptığımız araştırmalarımız.הסטוריה אנושית. הגילוי שלנו את הטיטאניק.
İnsanlık tarihi. Titanic üzerine yaptığımız araştırmalarımız.ولكنها كانت تحتوى على التاريخ الإنساني مثل اكتشاف سفينة "تايتنك".
İnsanlık tarihi. Titanic üzerine yaptığımız araştırmalarımız.深海は地球最大の博物館なのです
İşin gerçeği şu ki, her ne kadar Titanik birçok hasılat rekoru kırmış olsa da비록 타이타닉이 박스오피스에서 굉장한 실적을 거두긴 했지만
İşin gerçeği şu ki, her ne kadar Titanik birçok hasılat rekoru kırmış olsa daLa verità è che il Titanic
İşin gerçeği şu ki, her ne kadar Titanik birçok hasılat rekoru kırmış olsa daלמען האמת הטיטאניק -- למרות שהיא שברה כל מיני שיאים בקופות הקולנוע --
İşin gerçeği şu ki, her ne kadar Titanik birçok hasılat rekoru kırmış olsa daوحقيقة الأمر هو أن تيتانيك -- رغم انه كسر كل أنواع سجلات شباك التذاكر --
İşin gerçeği şu ki, her ne kadar Titanik birçok hasılat rekoru kırmış olsa da興行収入の記録は打ち立てましたが 海洋における最もエキサイティングな話ではないんです
İşte Titanik'in ön kısmı; burası Jack'in, elbette "Dünya'nın Kralı" olduğu yer.Ecco la prua del Titanic, questo è il punto dove, ovviamente, Jack si sentiva il re del mondo.
İşte Titanik'in ön kısmı; burası Jack'in, elbette "Dünya'nın Kralı" olduğu yer. (Gülüşmeler)Voici la proue du Titanic, l'endroit où " Jack " était " Roi du monde. " (Rires)
İşte Titanik'in ön kısmı; burası Jack'in, elbette "Dünya'nın Kralı" olduğu yer.Εδώ είναι η πλώρη του Τιτανικού· εδώ ο "Τζακ", φυσικά, ήταν "ο Βασιλιάς του Κόσμου", σ' αυτό το σημείο.
İşte Titanik'in ön kısmı; burası Jack'in, elbette "Dünya'nın Kralı" olduğu yer.Это нос Титаника, на этом месте Джек был "королём мира".
İşte Titanik'in ön kısmı; burası Jack'in, elbette "Dünya'nın Kralı" olduğu yer.הנה חרטום ה"טיטניק"; כאן כמובן ג'ק עשה את "אני מלך העולם", בנקודה זו.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.È buio. A mezzogiorno su Titano è buio come nelle viscere della terra al crepuscolo.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.É escuro — o meio-dia em Titã é tão escuro como o mais profundo crepúsculo na Terra.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Es ist düster. Titan am Mittag ist so dunkel wie tiefste Dämmerung auf der Erde.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Está oscuro -el mediodía de Titán es como un crepúsculo oscuro en la Tierra.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Gelap -- tengah hari di Titan sama gelapnya dengan senja jauh di bawah laut di Bumi.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Het is donker -- volle middag op Titan is even donker als de donkerste schemering op aarde.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Il fait sombre -- le soleil de midi sur Titan est aussi sombre qu'un profond crépuscule sur Terre
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Întuneric -- la amiază pe Titan e întuneric ca seara târziu pe pământ.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Je temno - polední jas je na Titanu tak temný jako soumrak na Zemi.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Je tmavý - pravé poludnie na Titane je tmavé ako hlboký súmrak na Zemi.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.어둡습니다. 타이탄에선 한낮이라도 지구에서의 해질녘 어둠보다도 깜깜합니다.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.-som hindrar solljuset från att nå ner till marken.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Sötét. Délben a Titán olyan sötét, mint a Földön az alkonyat.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Temno je -- opoldan je na Titanu tako temno kot ob mraku na Zemlji.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.W samo południe na Tytanie jest tak ciemno jak o zmierzchu na Ziemi.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Είναι σκοτεινά - το καταμεσήμερο στον Τιτάνα είναι τόσο σκοτεινό όσο το βαθύ λυκόφως στη Γη.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Вона темна. Ополудні на Титані така непроглядна темрява, як опівночі на Землі.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Она темная -- полдень на Титане так же темен как глубокие земные сумерки.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Тъмно е -- по пладне на Титан е тъмно като късния здрач на Земята.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.חשוך-- חצות יום על טיטאן חשוך כמו דמדומים של כדור הארץ.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.إنه مظلم-- منتصف النهار في تايتان يشبه في الظلمة شفق أعماق الارض
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.寒く不気味で 霧でぼんやりして
Kendisi bu çelikten veya titanyumdan yapılmak zorunda olan Bowden-topuk ayakkabıyı tasarladı.A creat acest toc Bowden ce trebuie făcut din oțel sau titaniu.
Kendisi bu çelikten veya titanyumdan yapılmak zorunda olan Bowden-topuk ayakkabıyı tasarladı.Anh ta đến với đôi guốc Bowden-wedge này mà nó làm từ thép và titanium.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
titan ile cümle - Sayfa 19 - titan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App