tir ile cümle
tir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Her gün tıraş olur musun?Do you shave every day?
Mary bir tırnak teknisyeni.Mary is a nail technician.
Mary'nin çok renkli tırnakları var.Mary has multicolored fingernails.
Biz o dağa tırmanmak istiyoruz.We want to climb that mountain.
Bebekliğimden beri bana Dicky denilmesine rağmen benim gerçek adım Richard'tır.Although I have been called Dicky since I was a baby, my real name is Richard.
Dağa tırmanırım.I climb mountains.
Mary tırnaklarını çiğnedi.Mary chewed on her nails.
Mary sinirli olarak tırnaklarını çiğnedi.Mary chewed on her nails nervously.
Bu yıl 2015'tir.This year is 2015.
O yavaşça merdivenleri tırmandı.He slowly climbed the stairs.
Tom, Mary'i tırmalıyor.Tom is scratching Mary.
Neden benim köpeğim sürekli kendini tırmalıyor?Why is my dog always scratching himself?
Benim kırık bir tırnağım var.I have a broken nail.
Perspiration için daha az kibar bir kelime sweat'tir.Another, less polite, word for perspiration is sweat.
El tırnak altları, kıymık batmasının en acı verdiği yerlerden biridir.One of the most painful places to get a splinter is under the fingernail.
O büyük tirajlı bir gazete için çalışıyor.He works for a newspaper with a large circulation.
Eğer tırnaklarınızı yerseniz, er ya da geç parmaklarınızı kanatacaksınız.If you bite your fingernails, sooner or later you will make your fingers bleed.
Onun saçı kısa kesiliydi ve o temiz tıraşlıydı.His hair was cut short and he was clean-shaven.
Ben her sabah sakalımı tıraş ederim.I shave my beard every morning.
Sincaplar ağaçlara tırmanmaya bayılır.Squirrels love climbing trees.
Bir tırmık al ve bahçedeki yaprakları tırmıkla.Use a rake and rake up the leaves in the yard.
Her otuz dakikada tıraş olur musun?Do you shave every thirty minutes?
Deborah'ın oğlu tıraş olur.Deborah's son shaves.
Onun manikürlü tırnaklarını sevdim.I loved her manicured nails.
O hızla ağaca tırmandı.He quickly climbed into the tree.
Onlar tırmanma spor salonunda oynadı.They played in the climbing gym.
Tom merdivene tırmandı ve ağaçtan bir elma kopardı.Tom climbed up the ladder and picked an apple from the tree.
Tır şoförü yara almadı.The truck driver wasn't injured.
Pamuk eldivenler bebeğin kendi yüzünü tırmalamasını önleyecektir.Cotton mittens will prevent the baby from scratching her own face.
Mary bahçesini tırmıkla düzenlemesi için Tom'u ikna etmeye çalıştı.Mary tried to talk Tom into raking her yard.
Atların üç yürüyüşü vardır: yürüyüş, tırıs ve dörtnal.Horses have three gaits: Walking, trotting and galloping.
Ben kömürleri tırmıkla topluyorum.I'm being raked over the coals.
Ben sadece tırnaklarımı kısalttım.I just clipped my nails.
Ben sadece tırnaklarımı kestim.I just cut my nails.
Bir fırtına sırasında dağlara tırmanmak tehlikelidir.It's dangerous to climb mountains during a storm.
Bir fırtına sırasında bir dağa tırmanmak tehlikelidir.It's dangerous to climb a mountain during a storm.
Dağa tırmanmak istiyor musun?Do you want to climb the mountain?
Ben gençken ağaçlara çok tırmanırdım.When I was young, I used to climb trees a lot.
Kertenkele duvar boyunca tırmandı ve bir deliğe gitti.The lizard climbed along the wall and went into a hole.
Bir tırtıl kelebek olmaktadır.A caterpillar becomes a butterfly.
Tırtıl kelebeğe dönüşüyor.The caterpillar is turning into a butterfly.
Bizimle dağ tırmanışına gitmek ister misin?Would you like to go mountain climbing with us?
Onlar sivri kayalara tırmandılar.They climbed up the jagged rocks.
Mary tırnaklarını törpüledi.Mary filed her nails.
O adamlar tepeden tırnağa silahlılar.Those men are armed to the teeth.
O adamlar tepeden tırnağa silahlıydılar.Those men were armed to the teeth.
Mary tırnaklarını parlatıyor gibi davrandı.Mary pretended to polish her nails.
Profesyonel bisikletçiler genellikle bacaklarını tıraş ederler.Professional cyclists usually shave their legs.
Çoğu yüzücüler vücutlarını tıraş ederler.Most swimmers shave their bodies.
Çoğu yüzücüler vücut tüylerini tıraş ederler.Most swimmers shave their body hair.
Oh, bir tırnağı kırdım!Oh, I've broken a nail!
Tom boynunun arkasını tırmaladı.Tom scratched the back of his neck.
Tom gergin biçimde boynunun arkasını tırmaladı.Tom scratched the back of his neck nervously.
Tom ve Mary yağmurda dağa tırmandı.Tom and Mary climbed the mountain in the rain.
Tom her sabah tıraş olur.Tom shaves every morning.
Senin tırnaklarının altında kir birikmiş.Dirt has built up under your fingernails.
Maymun, ağaca tırmandı.The monkey climbed up the tree.
Toplumun ne düşündüğü vız gelir tırıs gider.I don't care what society thinks.
Bu spor salonunun bir tırmanma duvarı var.This gym has a climbing wall.
Tom tıraş olmaz.Tom doesn't shave.
İlgili Sayfalar