Ve buradaki bu turuncu çizgi doğu kıyısı kambur balinaların tipik şarkılarını gösteriyor.Deze oranje lijn laat het kenmerkende gezang van de bultruggen van de oostkust zien.
Ve buradaki bu turuncu çizgi doğu kıyısı kambur balinaların tipik şarkılarını gösteriyor.Esta linha laranja marca as músicas típicas das baleias-corcundas da costa leste.
Ve buradaki bu turuncu çizgi doğu kıyısı kambur balinaların tipik şarkılarını gösteriyor.이 주황색 라인은 그들이 부른 특정의 노래들을 나타냅니다.
Ve buradaki bu turuncu çizgi doğu kıyısı kambur balinaların tipik şarkılarını gösteriyor.La línea naranja de aquí marca las canciones típicas de las ballenas jorobadas de la costa oriental.
Ve buradaki bu turuncu çizgi doğu kıyısı kambur balinaların tipik şarkılarını gösteriyor.Pomarańczowa linia pokazuje typowe pieśni tamtych humbaków.
Ve buradaki bu turuncu çizgi doğu kıyısı kambur balinaların tipik şarkılarını gösteriyor.Questa linea arancione indica i canti tipici delle megattere della costa orientale.
Ve buradaki bu turuncu çizgi doğu kıyısı kambur balinaların tipik şarkılarını gösteriyor.Und diese orangene Linie markiert die typischen Gesänge der Buckelwale von der Ostküste.
Ve buradaki bu turuncu çizgi doğu kıyısı kambur balinaların tipik şarkılarını gösteriyor.Và đường màu cam chỉ ra những tiếng cơ bản của cá voi lưng gù ở bờ đông.
Ve buradaki bu turuncu çizgi doğu kıyısı kambur balinaların tipik şarkılarını gösteriyor.Тази оранжева линия тук маркира типичните песни на гърбатите от източното крайбрежие.
Ve buradaki bu turuncu çizgi doğu kıyısı kambur balinaların tipik şarkılarını gösteriyor.Эта оранжевая линия отмечает типичные песни горбатых китов с восточного побережья.
Ve buradaki bu turuncu çizgi doğu kıyısı kambur balinaların tipik şarkılarını gösteriyor.והעמודה הכתומה כאן, מתארת את השירים הטיפוסיים של גדולי סנפיר מהחוף המזרחי.
Ve buradaki bu turuncu çizgi doğu kıyısı kambur balinaların tipik şarkılarını gösteriyor.وتمثل المستطيلات البرتقالية هنا تلك النغمات التي تولدها الحيتان الشرقية
Ve buradaki bu turuncu çizgi doğu kıyısı kambur balinaların tipik şarkılarını gösteriyor.典型的な歌を示します 1995年にはみんな同じ歌でしたが
Ve bu tipik bir tedavidir modern Dünyada.Das ist die typische Behandlung.
Ve bu tipik bir tedavidir modern Dünyada.E queste sono le cure tipiche. Nel mondo evoluto.
Ve bu tipik bir tedavidir modern Dünyada.Et ça, c'est le cas typique. Dans le monde civilisé. Pas en Afrique --
Ve bu tipik bir tedavidir modern Dünyada.그것이 오늘날의 전형적인 치료입니다. 아프리카도 아니고 선진국에서 말이에요.
Ve bu tipik bir tedavidir modern Dünyada.To, co opisałem to schemat leczenia w świecie zaawansowanej techniki.
Ve bu tipik bir tedavidir modern Dünyada.Y éste es el tratamiento típico. En el mundo desarrollado.
Ve bu tipik bir tedavidir modern Dünyada.И это стандартное лечение. В продвинутом мире.
Ve bu tipik bir tedavidir modern Dünyada.Това е типичното лечение. В напредналия свят.
Ve bu tipik bir tedavidir modern Dünyada.וזה הטיפול הטיפוסי... בעולם המתקדם... לא אפריקה...
Ve bu tipik bir tedavidir modern Dünyada.وهذا هو العلاج المعتاد في العالم المتقدم. وليس افريقيا --
Ve bu tipik bir tedavidir modern Dünyada.これが 進歩した世界の典型的な治療の姿なのです
Ve bu tuhaf şarkıların tipik batı kıyısı balinalarına ait olduğu ortaya çıkmış.A ukázalo sa, že tieto zvláštne piesne boli typické pre veľryby zo západného pobrežia.
Ve bu tuhaf şarkıların tipik batı kıyısı balinalarına ait olduğu ortaya çıkmış.Descobriu-se que, afinal, estas música estranhas eram típicas das baleias da costa oeste.
Ve bu tuhaf şarkıların tipik batı kıyısı balinalarına ait olduğu ortaya çıkmış.E si scoprì che questi strani canti erano tipici delle balene della costa occidentale.
Ve bu tuhaf şarkıların tipik batı kıyısı balinalarına ait olduğu ortaya çıkmış.Es stellte sich heraus, dass diese eigenartigen Gesänge typisch für Buckelwale der Westküste waren.
Ve bu tuhaf şarkıların tipik batı kıyısı balinalarına ait olduğu ortaya çıkmış.Et il est apparu que ces chants étranges étaient typiques des baleines de la côte Ouest.
Ve bu tuhaf şarkıların tipik batı kıyısı balinalarına ait olduğu ortaya çıkmış.Het bleek dat deze vreemde liederen bultruggen van de westkust kenmerkten.
Ve bu tuhaf şarkıların tipik batı kıyısı balinalarına ait olduğu ortaya çıkmış.알고보니 이 이상한 노래들은 서해안의 고래들이 부르는 노래들이었지요.
Ve bu tuhaf şarkıların tipik batı kıyısı balinalarına ait olduğu ortaya çıkmış.Și s-a dovedit că aceste cântece stranii erau tipice balenelor de pe coasta de vest.
Ve bu tuhaf şarkıların tipik batı kıyısı balinalarına ait olduğu ortaya çıkmış.Y resultó que esas canciones raras eran típicas de las ballenas de la costa occidental.
Ve bu tuhaf şarkıların tipik batı kıyısı balinalarına ait olduğu ortaya çıkmış.И се оказало, че тези странни песни са типични за китовете от западното крайбрежие.
Ve bu tuhaf şarkıların tipik batı kıyısı balinalarına ait olduğu ortaya çıkmış.Оказалось, что эти странные песни типичны для китов с западного побережья.
Ve bu tuhaf şarkıların tipik batı kıyısı balinalarına ait olduğu ortaya çıkmış.והסתבר שהשירים המוזרים האלה היו טיפוסיים ללויתנים מהחוף המערבי.
Ve bu tuhaf şarkıların tipik batı kıyısı balinalarına ait olduğu ortaya çıkmış.وقد تبين ان تلك النغمات هي نغمات حيتان الساحل الغربي
Ve bu tuhaf şarkıların tipik batı kıyısı balinalarına ait olduğu ortaya çıkmış.典型的な歌だったのです 西海岸のクジラの歌は大ヒットし どんどん歌われるようになり
Ve hatta iş günü tipik olarak sekiz saattir, buradaki kaç insan ofiste kendine sekiz saat ayırdı?그리고 업무시간이 일반적으로 8시간일지라도, 사무실에서 스스로에게 8시간을 할당해보신 분들이 여기서 얼마나 될까요?
Ve hatta iş günü tipik olarak sekiz saattir, buradaki kaç insan ofiste kendine sekiz saat ayırdı?A i když má pracovní den většinou osm hodin, kolik z vás tu kdy mělo v kanceláři osm hodin sami pro sebe?
Ve hatta iş günü tipik olarak sekiz saattir, buradaki kaç insan ofiste kendine sekiz saat ayırdı?A i keď pracovný deň má osem hodín, koľko z vás vôbec zažilo v kancelárii osem nerušených hodín?
Ve hatta iş günü tipik olarak sekiz saattir, buradaki kaç insan ofiste kendine sekiz saat ayırdı?Čeprav običajen delovni dan traja osem ur, je vprašanje koliko ljudi sploh ima teh osem ur mir za delo?
Ve hatta iş günü tipik olarak sekiz saattir, buradaki kaç insan ofiste kendine sekiz saat ayırdı?Een werkdag duurt doorgaans acht uur. Hoeveel mensen hier hebben ooit acht uur voor zichzelf gehad op kantoor?
Ve hatta iş günü tipik olarak sekiz saattir, buradaki kaç insan ofiste kendine sekiz saat ayırdı?És bár a munkanap tipikusan 8 óra hosszú, hányan tudtak valaha is 8 órát a gondolataikkal tölteni az irodában?
Ve hatta iş günü tipik olarak sekiz saattir, buradaki kaç insan ofiste kendine sekiz saat ayırdı?Typowy dzień pracy trwa 8 godzin. Ilu z was miało 8 godzin w biurze dla siebie?
Ve hatta iş günü tipik olarak sekiz saattir, buradaki kaç insan ofiste kendine sekiz saat ayırdı?Wenn auch der typische Arbeitstag acht Stunden hat, wer hier hat jemals im Büro acht Stunden für sich gehabt?
Ve hatta iş günü tipik olarak sekiz saattir, buradaki kaç insan ofiste kendine sekiz saat ayırdı?Παρόλο που η εργάσιμη ημέρα είναι τυπικά οκτώ ώρες, πόσοι άνθρωποι έχουν οκτώ ώρες απερίσπαστοι στο γραφείο;
Ve hatta iş günü tipik olarak sekiz saattir, buradaki kaç insan ofiste kendine sekiz saat ayırdı?И въпреки че работният ден е осем часа, колко от вас са имали осем часа само за себе си в офиса?
Ve hatta iş günü tipik olarak sekiz saattir, buradaki kaç insan ofiste kendine sekiz saat ayırdı?ולמרות שימי עבודה הם בדרך כלל באורך של שמונה שעות, לכמה אנשים באמת היו שמונה שעות לעצמם במשרד?
Ve hatta iş günü tipik olarak sekiz saattir, buradaki kaç insan ofiste kendine sekiz saat ayırdı?وعلى الرغم من أن يوم العمل هو عادة ثماني ساعات , كم من الناس يمضى الثماني ساعات في المكتب؟
Ve hatta iş günü tipik olarak sekiz saattir, buradaki kaç insan ofiste kendine sekiz saat ayırdı?実際に8時間集中できる人はいますか? 7時間は?
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.Deci iată un stâlp de susținere tipic, o construcție arhitecturala.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.Dit is een typisch gipswandje, een bouwkundige constructie.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.Ecco una tipica parete con montanti in legno, una costruzione architettonica.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.Esta é uma típica parede com vigas, uma construção arquitetónica.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.Här är en typisk vägg, en akitektuell konstruktion.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.He aquí un típico muro de carga y la construcción arquitectónica.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.Her er et typisk skelet til en væg, en arkitektonisk konstruktion.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.Hier eine typische Ständerwand, ein architektonisches Element.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.Itt egy szokványos fal, egy építészeti szerkezet.