Tipik bir hasta ortalama olarak %75 oranında düzenli kullanıyor.Średnio, przeciętna osoba bierzę ją przez 75 procent czasu.
Tipik bir hasta ortalama olarak %75 oranında düzenli kullanıyor.В среднем, типичный человек принимает его где-то 75% времени.
Tipik bir hasta ortalama olarak %75 oranında düzenli kullanıyor.Средно един типичен човек го взема през 75 процента от времето.
Tipik bir hasta ortalama olarak %75 oranında düzenli kullanıyor.בממוצע, אדם רגיל לוקח 75 אחוזים מהזמן.
Tipik bir hasta ortalama olarak %75 oranında düzenli kullanıyor.في المتوسط ، الشخص العادي يتعاطاه حوالي 75 بالمائة.
Tipik bir hasta ortalama olarak %75 oranında düzenli kullanıyor.約75%の人がインスリンを毎日注射しています 結果として
Tipik kira 20 yıllık ama değer teklifi oldukça açık.20 lat, ale propozycja ceny jest całkiem prosta.
Tipik bir hücre, örneğin beynimizdeki bir nöron, Dendrit adında girdiyi alan bir bölgeye sahiptir.Zo een typische cel, zoals de neuronen in onze hersenen, heeft dendrieten waar signalen binnenkomen.
Tipik bir hücre, örneğin beynimizdeki bir nöron,É uma célula "sem picos".
Tipik bir hücre, örneğin beynimizdeki bir nöron,우리 뇌에 있는 것처럼 특정한 세포에요,
Tipik bir hücre, örneğin beynimizdeki bir nöron,אז לתא אופייני, כמו הנוירונים במוחנו,
Tipik bir hücre, örneğin beynimizdeki bir nöron,لذا، الخلية النموذجية، مثل الخلايا العصبية في دماغنا
Tipik bir hücre, örneğin beynimizdeki bir nöron,樹状突起と呼ばれる部分があって
Tipik bir & kde; masaüstü birkaç bölümden oluşur:Een typisch bureaublad van & kde; bestaat uit verschillende onderdelen:
Tipik bir & kde; masaüstü birkaç bölümden oluşur:Eine typische & kde;-Arbeitsfläche besteht aus drei Bereichen:
Tipik bir & kde; masaüstü birkaç bölümden oluşur:En typisk & kde; - desktop består af mange dele:
Tipik bir & kde; masaüstü birkaç bölümden oluşur:Ett typiskt & kde; - skrivbord består av flera delar:
Tipik bir & kde; masaüstü birkaç bölümden oluşur:전형적인 & kde; 데스크톱은 다음 부분으로 구성됩니다:
Tipik bir & kde; masaüstü birkaç bölümden oluşur:Običajno namizje & kde; je sestavljeno iz:
Tipik bir & kde; masaüstü birkaç bölümden oluşur:Typowy pulpit & kde; składa się z wielu części:
Tipik bir & kde; masaüstü birkaç bölümden oluşur:Uma ambiente de trabalho & kde; normal consiste em várias partes:
Tipik bir & kde; masaüstü birkaç bölümden oluşur:Un bureau & kde; typique est constitué de plusieurs parties & #160;:
Tipik bir & kde; masaüstü birkaç bölümden oluşur:Un desktop di & kde; tipico presenta diversi componenti:
Tipik bir & kde; masaüstü birkaç bölümden oluşur:Un escritorio típico de & kde; está dividido en varias partes:
Tipik bir & kde; masaüstü birkaç bölümden oluşur:Типичный рабочий стол & kde; состоит из нескольких частей:
Tipik bir & kde; masaüstü birkaç bölümden oluşur:Типова стільниця & kde; складається з декількох частин:
Tipik bir lisans makalesi nasıl yazılır, biliyorum.그래서 학부생들이 일반적으로 어떻게 리포트를 쓰는지 알고 있습니다
Tipik bir lisans makalesi nasıl yazılır, biliyorum.ואני יודע איך זה לכתוב עבודה אופיינית בתואר הראשון.
Tipik bir New York kenti dairesi penceresinde haftada yaklaşık bir salata yetiştirebildik.Am putut cultiva cam o salată pe săptămână într-o fereastră tipică a unui apartament newyorkez.
Tipik bir New York kenti dairesi penceresinde haftada yaklaşık bir salata yetiştirebildik.Byliśmy w stanie wyhodować jedną sałatę tygodniowo w typowym oknie w mieszkaniu w Nowym Jorku.
Tipik bir New York kenti dairesi penceresinde haftada yaklaşık bir salata yetiştirebildik.Byly jsme vlastně schopni vypěstovat asi tak jeden salát týdně na typickém okně newyorského bytu.
Tipik bir New York kenti dairesi penceresinde haftada yaklaşık bir salata yetiştirebildik.Conseguíamos cultivar uma alface por semana, numa janela típica de apartamento de Nova Iorque.
Tipik bir New York kenti dairesi penceresinde haftada yaklaşık bir salata yetiştirebildik.Kami dapat menumbuhkan 1 porsi salad setiap minggunya di jendela apartemen New York biasa.
Tipik bir New York kenti dairesi penceresinde haftada yaklaşık bir salata yetiştirebildik.우리는 결과적으로 평범한 뉴욕 아파트 에서 일주일 가량 먹을 수 있는 샐러드를 생산해 낼 수 있었습니다.
Tipik bir New York kenti dairesi penceresinde haftada yaklaşık bir salata yetiştirebildik.Logramos de hecho la cosecha para una ensalada por semana en una ventana típica de un apartamento neoyorquino.
Tipik bir New York kenti dairesi penceresinde haftada yaklaşık bir salata yetiştirebildik.Nagyjából heti egy salátát meg tudtunk termelni egy átlagos New York-i ablakban.
Tipik bir New York kenti dairesi penceresinde haftada yaklaşık bir salata yetiştirebildik.Pystyimme jopa kasvattamaan salaatin verran viikossa normaalilla asunnon ikkunalla New Yorkissa.
Tipik bir New York kenti dairesi penceresinde haftada yaklaşık bir salata yetiştirebildik.Totiž, v typickom okne bytu v New York City sme boli schopní vypestovať jeden šalát týždenne.
Tipik bir New York kenti dairesi penceresinde haftada yaklaşık bir salata yetiştirebildik.Vi lyckades odla ungefär en sallad i veckan i fönstret i en vanlig New York-lägenhet.
Tipik bir New York kenti dairesi penceresinde haftada yaklaşık bir salata yetiştirebildik.We konden voor een venster van een typisch New York City appartement ongeveer een salade per week kweken.
Tipik bir New York kenti dairesi penceresinde haftada yaklaşık bir salata yetiştirebildik.Wir konnten sogar ungefähr einen Salat pro Woche in einem typischen New York Stadtwohnungsfenster ziehen.
Tipik bir New York kenti dairesi penceresinde haftada yaklaşık bir salata yetiştirebildik.Всъщност бяхме в състояние да отгледаме една салата на седмица, в типичен прозорец на апартамент в Ню Йорк.
Tipik bir New York kenti dairesi penceresinde haftada yaklaşık bir salata yetiştirebildik.Ми дісно були спроможні виростити десь салат на тиждень у вікні типової Нью-Йоркської квартири.
Tipik bir New York kenti dairesi penceresinde haftada yaklaşık bir salata yetiştirebildik.Нам удавалось выращивать один салат в неделю на окне типичной квартиры в Нью-Йорке.
Tipik bir New York kenti dairesi penceresinde haftada yaklaşık bir salata yetiştirebildik.היינו בעצם מסוגלים לגדל סלט בשבוע בחלון דירה ניו יורקית טיפוסית.
Tipik bir New York kenti dairesi penceresinde haftada yaklaşık bir salata yetiştirebildik.في الواقع استطعنا أن نزرع السلطة في أسبوع بما يتطابق مع نافذة شقة مدينة نيويورك.
Tipik bir New York kenti dairesi penceresinde haftada yaklaşık bir salata yetiştirebildik.週に約一皿分のサラダが収穫できました チェリートマトやキュウリなど
Tipik bir şehir caddesidir, kendi kendine kurulmuştur sadece.C'est une rue typique de centre ville, elle est juste auto-construite.
Tipik bir şehir caddesidir, kendi kendine kurulmuştur sadece.Das ist eine typische Downtown-Straße, nur zufällig selbst aufgebaut.
Tipik bir şehir caddesidir, kendi kendine kurulmuştur sadece.Đây là một phố trung tâm điển hình; nó chỉ là một khu tự hình thành.
Tipik bir şehir caddesidir, kendi kendine kurulmuştur sadece.Egy tipikus belvárosi utca, csak éppen ők építették.
Tipik bir şehir caddesidir, kendi kendine kurulmuştur sadece.E o stradă tipică pentru centrul orașului, s-a nimerit să fie auto-construită.
Tipik bir şehir caddesidir, kendi kendine kurulmuştur sadece.Esta es una calle típica del centro, parece ser estar auto-construida.
Tipik bir şehir caddesidir, kendi kendine kurulmuştur sadece.É uma rua típica do centro da cidade. Só que é autoconstruída.
Tipik bir şehir caddesidir, kendi kendine kurulmuştur sadece.E' una tipica strada del centro, solo che è stata auto-costruita.
Tipik bir şehir caddesidir, kendi kendine kurulmuştur sadece.Het is een typische binnenstadstraat, ze is alleen maar zelf gebouwd.
Tipik bir şehir caddesidir, kendi kendine kurulmuştur sadece.어디서든 볼 수 있는 전형적인 번화가의 모습이죠. 다른 점이라면 자생적으로 발생했다는 것입니다.
Tipik bir şehir caddesidir, kendi kendine kurulmuştur sadece.Wygląda jak normalna ulica w centrum miasta, tyle że powstała spontanicznie.
Tipik bir şehir caddesidir, kendi kendine kurulmuştur sadece.Това е типична централна градска улица - просто случайно е самостоятелно построена.
Tipik bir şehir caddesidir, kendi kendine kurulmuştur sadece.Это типичная улица города, которая застроена собственными силами.