Ana içeriğe geç
Sözlük

tip ile cümle

tip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sen benim tipimsin.You're my type.
Tıpkı babasına benziyor.Like father, like son.
Bazı zamanlar Kanazawa'da tipi olur.There are sometimes blizzards in Kanazawa.
Tıptaki son gelişmeler dikkat çekiyor.Recent advances in medicine are remarkable.
Tıp okuma kararını alkışlıyorum.I applaud your decision to study medicine.
Tıp bilimi çarpıcı bir ilerleme gösterdi.Medical science has made a dramatic advance.
Tıpta İlerleme çarçabuk önde gidiyor.Progress in medicine is going ahead by leaps and bounds.
Ben tıp öğrenimi için Almanya'ya gitmeyi düşünüyorum.I'm thinking of going to Germany to study medicine.
Linda eline geçen parayı hemen harcayan bir tip.Money burns a hole in Linda's pocket.
Tam olmanı hayal ettiğim insan tipisin.You're just the kind of person I imagined you'd be.
Eğer bir tıp diploman varsa, onu getir.If you have a medical certificate, bring it.
Bu tıpkı ayda yürümek gibi bir şey.It's just like walking on the moon.
Bir tıp doktoru olarak Tom'un parlak bir kariyeri var.Tom has a bright career as a medical doctor.
O, tipik bir Gotik Kilisesidir.It is a typical Gothic church.
Fenomen modern çağımızın tipik bir örneğidir.The phenomenon is typical of our modern era.
Kyoto'da tıp kongresi gerçekleştirildi.The medical congress was held in Kyoto.
Kyoto'da tıp kongresi düzenlendi.The medical congress was held in Kyoto.
Bu tip konular insanın bilgi sınırlarının ardındadır.Such matters are beyond the bounds of human knowledge.
Bu tip şeyler genelde maksatlı değil, kazara olur.Such things often happen by accident rather than by design.
Bu kaybettiğim kamera ile aynı tip kamera.This is the same type of camera as the one I lost.
Bu eski tipte bir Amerikan saatidir.This is an old type of American clock.
Bu yeni tip bir araba.This is a new type of car.
Bu tıpa çıkmayacak.This cork will not come out.
O tip bir kişi can sıkıcıdır.That type of person is dull.
Ken öfkesini kolayca kaybeden insan tipi değildir.Ken is not the type of person who loses his temper easily.
Tıpkı Amerikalıların Beyzbolu sevdiği gibi, İngilizler kriketi severler.Just as the Americans like baseball, the British like cricket.
Şu iyilik timsali tiplere dayanamam.I can't stand those goody-goody types.
Amerikada tıp eğitimi yapmaya niyetlendim.I intended to study medicine in America.
Ben birçok tipte kumaş satın aldım.I bought many types of cloth.
Her tip kitabı okurum.I read all kinds of books.
Bu tip evden hoşlanmıyorum.I don't like this type of house.
Ben tıpta uzmanlaşıyorum.I am majoring in medicine.
Oğlum tıp öğrenimi için Amerika'ya gitti.My son has gone to America to study medicine.
Tipik bir İngiliz akşam yemeği nedir?What is a typical British dinner?
Gökyüzü karanlık ve gri - Tipik bir yağışlı mevsim havası.The sky is gloomy and gray - a typical rainy-season sky.
O benim tipim.He is my type!
Onun tipindeki insanları sevmem.I don't go for men of his type.
O tıpa tıp babasına benziyor.He's a carbon copy of his father.
O tuhaf bir tiptir.He is a screwball.
Tıpkı annesine benziyor.He looks just like his mother.
O tıpkı annesine benziyor.He looks just like his mother.
O bir tıp öğrencisidir.He is a medical student.
O kendini tıp çalışmasına adadı.He devoted himself to the study of medicine.
Hayatını tıp mesleğine adadı.He dedicated his life to medical work.
O, tıp uygulaması yapıyor.He practices medicine.
O, tıp mesleğini icra ediyor.He practices medicine.
O, kolay pes eden bir tip değildir.He is not the sort of guy who gives in easily.
O, üniversitede tıp eğitimi almaya karar verdi.He decided to major in medicine in college.
Tipik bir Amerikalı genç gibi görünüyor.He seems to be a typical American boy.
O tipik bir işkolik.He's a typical workaholic.
O, tipik bir Japon sitili evde yaşadı.He lived in a typical Japanese-style house.
O tipik bir Japon.He is a typical Japanese.
O, bilinen bir insan tipi.He is a common sort of man.
O, tıpkı babasına benziyor.He is the very image of his father.
O, omuzumu tıpışladı.He patted me on the shoulder.
Kızı minyon tipli olarak tanımladılar.They described the girl as being small.
Onlar tipik genç insanlar.They are typical young people.
O, tıp dalında uzmanlaşıyor.She majors in medicine.
O, tıp eğitimi görmek için Almanya'ya gitti.She went to Germany to study medicine.
O bir tıp öğrencisiydi.She was a medical student.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod