Bunların haricinde Moritanya'da Nil timsahı da gözlemlenmiştir.キラウエアに限らずニカラグアのマサヤ火山等でも知られる。
Amacı, logoyu Nike Logosu ve Lacoste Timsahı gibi diğer ikonik logolarla aynı düzeye taşımak olmuştur.その目的はナイキの「スウッシュ」、ラコステのワニなどの象徴的なロゴなどと同じレベルのロゴを構築することだった。
Armanın merkezinde yer alan kahverengi basoto kalkanının üzerinde mavi renkli timsah yer almaktadır.ライオン型の青いバスで、屋根にレーザー砲を備えている。
Nil timsahının anayurdu Nil Nehri olduğundan bu adla anılır.そして、このニコラ山脈の名称の由来となっているのが、このニコラ川である。
Amerika timsahı, Amerika aligatörüne göre soğuğa daha dirençlidir.美洲鳄比美国短吻鳄对于低温更敏感。
Amacı, logoyu Nike Logosu ve Lacoste Timsahı gibi diğer ikonik logolarla aynı düzeye taşımak olmuştur.이는 스마일리 로고를 나이키 부메랑이나 라코스테 악어와 같은 상징적인 로고와 같은 수준으로 만들기 위함이었다.
Amerika timsahı, Amerika aligatörüne göre soğuğa daha dirençlidir.התנין האמריקני רגיש יותר לקור מאשר האליגטור האמריקני.
Adının anlamı "korkunç timsah"tır.פירוש שמו הוא "לטאה מפחידה".
Timsahlar insanlara da saldırabilir.Понякога морските леопарди нападат и хора.
Amerika timsahı, Amerika aligatörüne göre soğuğa daha dirençlidir.Američki krokodil osjetljiviji je na hladnoću od američkog aligatora.
Adının anlamı "korkunç timsah"tır.Zove se "Ružna školjka".
Bazen de leopar, kurt, çakal, tilki, hatta timsah ve yaban köpeği kaplanın avı olabilir.Primjerice, vjerovao je da lavovi, tigrovi, leopardi i domaće mačke možda imaju zajedničkog pretka.
Yırtıcı kuşlar ve vahşi memeliler timsah yavrularına düşkündür.Vtáky, ako napríklad pinky a mucháre sivé oceňujú plody bazy.
Timsahlar insanlara da saldırabilir.Tuleň leopardí napáda aj ľudí.
Fossaların doğal düşmanı yoktur, ancak Nil timsahı tarafından yeniliyor olabilirler.Skrytá dedina môže, ale nemusí, byť nindžovskou.
Timsah - 2008 yapımı Avustralya filmi.2001 – Serigrafia dall Europa centrale.
Daha ayrıntılı bilgi için timsah maddesine ve timsah (anlam ayrımı) maddelerine bakınız.Za podrobnosti glejte kvadratni koren in veja (kompleksna analiza).
Bu timsahlı pınarın Kadıköy'ün ne tarafında olduğu bilinmemektedir.Danes ne vemo, kje se je nahajalo središče te plemenske zveze.
Timsahın karnı şaşırtıcı derecede rahattır.Galvijai netikėtai sveiko.
Amerika timsahı, Amerika aligatörüne göre soğuğa daha dirençlidir.Ameerika alligaatorid taluvad külma paremini kui ameerika krokodillid.
Nil timsahları hiçbir avı çürütmez.Mina ei pidavat oskama naelagi seina lüüa.
Bu yıllarda Amerikan futbolu ile tanıştı daha sonra Uludağ Timsahlar Amerikan Futbol Takımı'nı kurdu.Oma elus tegeles ta ka ameerika jalgpalliga ja arvati isegi ameerika jalgpalli kuulsuste hai.
Ağzında gördüğünüz, ergen bir Orinoco timsahı.Das ist ein erwachsenes Orinoko-Krokodil in seinem Kiefer.
Ağzında gördüğünüz, ergen bir Orinoco timsahı.Dat is een volwassen Orinocokrokodil in zijn bek.
Ağzında gördüğünüz, ergen bir Orinoco timsahı.Det er en voksen Orinoco krokodille mellem dens kæber.
Ağzında gördüğünüz, ergen bir Orinoco timsahı.Ese es un cocodrilo adulto del Orinoco en sus mandíbulas.
Ağzında gördüğünüz, ergen bir Orinoco timsahı.Ha un Orinoco adulto nelle sue fauci.
Ağzında gördüğünüz, ergen bir Orinoco timsahı.이건, 다 큰 오리노코 강 악어의 턱입니다.
Ağzında gördüğünüz, ergen bir Orinoco timsahı.Tässä aikuisen Orinoconkrokotiilin leuat.
Ağzında gördüğünüz, ergen bir Orinoco timsahı.Ţine un crocodil adult Orinoco între fălci.
Ağzında gördüğünüz, ergen bir Orinoco timsahı.To dorosły krokodyl z Orinoko w jego szczękach.
Ağzında gördüğünüz, ergen bir Orinoco timsahı.Voilà un crocodile Orinoco adulte entre ses mâchoires.
Ağzında gördüğünüz, ergen bir Orinoco timsahı.В его пасти взрослый Оринокский крокодил
Ağzında gördüğünüz, ergen bir Orinoco timsahı.Това в челюстите му е възрастен крокодил от Ориноко.
Ağzında gördüğünüz, ergen bir Orinoco timsahı.בתוך הלסתות שלו יש תנין אורינוקו בוגר.
Ağzında gördüğünüz, ergen bir Orinoco timsahı.وذلك تمساح أورينوكو بالغ بين فكيه.
Ağzında gördüğünüz, ergen bir Orinoco timsahı.この復元に取り組みました
Ayrıca kertenkele ve bir timsah var.Ci sono anche una lucertola e un coccodrillo.
Ayrıca kertenkele ve bir timsah var.Det finns en ödla och en krokodil också.
Ayrıca kertenkele ve bir timsah var.Há também um lagarto e um crocodilo.
Ayrıca kertenkele ve bir timsah var.Jest też jaszczurka i krokodyl.
Ayrıca kertenkele ve bir timsah var.Øgle og krokodille findes også.
Ayrıca kertenkele ve bir timsah var.On myös lisko ja krokotiili.
Ayrıca kertenkele ve bir timsah var.También hay una lagartija y un cocodrilo.
Ayrıca kertenkele ve bir timsah var.Υπάρχει επίσης μία σαύρα και ένας κροκόδειλος.
Ayrıca kertenkele ve bir timsah var.Тут есть и ящерица, и крокодил.
Becerebilirlerse, bu timsah, Paul'e, Sarkosukus'u anlamasına yarayacak önemli bilgiler sağlayacak."este cocodrilo proveerá datos útiles" "que le ayudarán a Paul a entender al sarcosuchus".
Becerebilirlerse, bu timsah, Paul'e, Sarkosukus'u anlamasına yarayacak önemli bilgiler sağlayacak.Jeśli tylko go złapią ten krokodyl dostarczy cennych informacji pomagając Paulowi w zrozumieniu Sarkozucha.
Becerebilirlerse, bu timsah, Paul'e, Sarkosukus'u anlamasına yarayacak önemli bilgiler sağlayacak.이 악어들은 유용한 자료를 제공 해 줄 수 있구요 또한 Sarcosuchus에 관한 Paul의 연구를 이해하는데 도움이 될겁니다.
Becerebilirlerse, bu timsah, Paul'e, Sarkosukus'u anlamasına yarayacak önemli bilgiler sağlayacak.Wenn sie es fangen, wird es nützliche Daten liefern, die Paul helfen, den Sarcosuchus zu verstehen.
Becerebilirlerse, bu timsah, Paul'e, Sarkosukus'u anlamasına yarayacak önemli bilgiler sağlayacak.התנין הזה יספק מידע שימושי, ויעזור לפול במסע להבנת סארקוסוקוס.
Becerebilirlerse, bu timsah, Paul'e, Sarkosukus'u anlamasına yarayacak önemli bilgiler sağlayacak.هذا التمساح سوف يوفر لنا معلومات مفيدة، ليساعد بول في مهمتة لفهم الساروكوسوكس
Becerebilirlerse, bu timsah, Paul'e, Sarkosukus'u anlamasına yarayacak önemli bilgiler sağlayacak.サルコスクスの謎を解く上で有用です よし もう少しよこせ ほら
Ben de nehir kenarlarındaki ölü timsahlar üzerinde birçok otopsi yaptım.Am fost de față la multe dintre necropsiile de pe malul râului.
Ben de nehir kenarlarındaki ölü timsahlar üzerinde birçok otopsi yaptım.Estuve allí en muchas de las autopsias en las riberas.
Ben de nehir kenarlarındaki ölü timsahlar üzerinde birçok otopsi yaptım.Ho assistito a molte delle autopsie in riva il fiume.
Ben de nehir kenarlarındaki ölü timsahlar üzerinde birçok otopsi yaptım.Ich war oft zum Sezieren am Flussufer.
Ben de nehir kenarlarındaki ölü timsahlar üzerinde birçok otopsi yaptım.Ik deed een groot deel van de necropsieën aan de rivier.
Ben de nehir kenarlarındaki ölü timsahlar üzerinde birçok otopsi yaptım.J'ai assisté à de nombreuses autopsies sur les berges de la rivière.
Ben de nehir kenarlarındaki ölü timsahlar üzerinde birçok otopsi yaptım.나는 강변에서 검시를 많이 하고 있었습니다.