Özerk Tibet'i savunmaktadır.É defensor da causa tibetana.
Lama (Tibetçe: བླ་མ་; Wylie transliterasyonu: bla-ma) Tibetli Dharma hocaları için kullanılan bir unvandır.Lama (em tibetano: བླ་མ་; Wylie: bla-ma) é um título dado, no budismo tibetano, a um professor de darma.
Çince ve Tibetçe dillerine çevrilen eserin içeriği bu çevirilerde tamamen verilmiştir.As versões que foram traduzidas posteriormente para o tibetano e o chinês sobreviveram.
Batı'da bu kitaba Tibet Ölüler Kitabı denmiştir.No Ocidente é chamado de O Livro Tibetano dos Mortos, como referência ao Livro dos Mortos do Antigo Egito.
Ayrıca bu amblem, Tibet’te mühür olarak da kullanılmıştır.Este também é encontrada em medicina tibetana.
Göl, Tibet'in en büyük üç kutsal gölünden biridir.Het is een van de drie grootste heilige meren van Tibet.
Tibet yeni yıl kutlamasına Losar adı verilir.De Tibetaanse viering van het Nieuwjaar is losar.
Tibet kağanından vezir geldi.Hij was afkomstig uit de Tibetaanse adel.
Tibet bölgesindeki ayaklanmayı sert biçimde bastırtmıştır.Er is een sterke nadruk op de situatie in Tibet tijdens de optredens.
Çoğu Tibetli günde birkaç bardak yak yağı çayı içmektedir.De meeste Tibetanen drinken dagelijks veel boterthee.
Lhasa Apso Tibet kökenli bir köpek türüdür.De Lhasa apso is een langharig hondenras uit Tibet.
Alan Dawa Dolma ise Japon müzik endüstrisine adım atan ilk ve tek Tibetli sanatçıdır.Alan Dawazhuoma is de eerste en tegenwoordig nog enige Tibetaanse artiest die doorbreekt in het Japanse J-pop.
Ahnenerbe'nin en fantastik olayı bu Tibet gezisiydi.De bekendste expeditie die door het Ahnenerbe georganiseerd werd, was de tocht naar Tibet.
Şu anda ise Tibet’te bulunmaktadır.Daarin wordt Tibet genoemd.
Tibetçe'deki karşılığı dorje`dir ki bu Tibet ve Butan'da sıklıkla kullanılan bir erkek ismidir.In het Tibetaans luidt het gelijknamig woord dorje dat ook veel als mannennaam voor komt in Tibet en Bhutan.
Bu gelenek 8. yüzyıl Budizm yazıtlarının Sanskritçeden Tibetçeye olan ilk çeviri aşamaları ile oluşur.Dit werd de periode van zeer grote vertaalprojecten vanuit het Sanskriet naar het Tibetaans.
Tibet müziği, Yeni Çağ müziği gibi bazı Batı müziği türleri üzerinde kalıcı etkiler bırakmıştır.Tibetaanse muziek heeft een groot effect gehad op westerse muziek, in het bijzonder op new age.
Gobi kahverengi ayısı, bazen Tibet mavi ayısı ile aynı alt türe ait olarak sınıflandırılır.Soms wordt de Gobibeer geclassificieerd als behorend tot dezelfde subsoort als de Tibetaanse blauwe beer.
Tüm filmlerde Tarkan'ı Kartal Tibet canlandırmıştır.Voor de film reisde Wangchen heel Tibet door.
Tibet's Bon (Çince ve Tibetçe) Bon FoundationTibetaanse cultuur Bai (volk)
Tibet Üniversitesi resmî sitesiGeschiedenis van Tibet Tibetaanse literatuur
Ayrıca takım kendisi gibi FIFA üyesi olmayan Tibet millî futbol takımı ile de karşılaşmıştır.Groenland heeft ook tegen Tibet gespeeld, dat eveneens geen FIFA-lid is.
Özerk Tibet'i savunmaktadır.Haar doel is om Tibet te heroveren.
Tibet’teki başka efsanelerde bir mitosla ilişkilidir.Deze legende is op een aantal wijzen in de Tibetaanse geschiedschrijving behandeld.
Tibet Budizminde kimi zaman bir dördüncü olarak lama'ya sığnılır.Van Lohuizen reisde vier maal naar Tibet.
Tibet (Tibetçe:བོད་; bod, Çince:西藏) Orta Asya'da Tibet halkının anavatanı olan bölge.Tibet (Tibetaans: བོད་, Bod; Chinees: 西藏, pinyin: Xīzàng) is een geografisch gebied op het Tibetaans Hoogland.
22 Temmuz 1947, Bad Salzuflen, Almanya), Alman bir Türkolog, Tibetolog ve Hindologdur.Wolfgang-Ekkehard Scharlipp (Bad Salzuflen, 22 juli 1947) is een Duits turkoloog, tibetoloog en Indiakundige.
Tibet şebeği, Eski Dünya primat türü.Hij werd de student van de Tibetaanse tovenaar de Ancient One.
Tang ve Tibetliler arasındaki çatışmalar Tang Hanedanlığı yıkılana dek devam etmiştir.Het bezit van het gebied werd een twistpunt tussen Tibetanen en de Tang-dynastie.
Uzak Doğu'yu ziyaret ederek Uluslararası Tibet Bağımsızlık Hareketi'nin en aktif destekçilerinden biri oldu.Po wizycie na Dalekim Wschodzie została aktywną członkinią Międzynarodowego Ruchu Niepodległości Tybetu.
Tibet Üniversitesi resmî sitesiOficjalny raport wysokiego komisarza Palestyny
Tibet'e ulaşan ilk Avrupalıdır.Jako pierwsza kobieta z Europy dotarła do Tybetu.
Çoğu Tibetli günde birkaç bardak yak yağı çayı içmektedir.Koczownicy tybetańscy wypijają kilkadziesiąt czarek dziennie.
1950 - Çin askerleri Tibet'i işgal etti.W 1950 wojska chińskie wkroczyły do Tybetu.
3 Ağustos - Francis Younghusband komutasındaki İngiliz kuvvetleri, Tibet'in başkenti Lhasa'yı ele geçirdi.3 sierpnia – brytyjska ekspedycja pod wodzą Francisa Edwarda Younghusbanda zdobyła miasto Lhasa w Tybecie.
Tibet-Birman ailesinden Akha dilini konuşmaktadırlar.Mówią językiem tybeto-birmańskim.
Nepal ve Tibet budist edebiyatını incelemeye başlar.BPI zaczęła popularyzować wiedzę o Tybecie i buddyzmie.
Tibet: Politik Tarih Üzerine.W: Kalendarz historyczny . .
Bunların hepsi ya kısmen ya da tamamen Tibet Özerk Bölgesi'nin içerisinde bulunmaktadır.Są nieomal w całości położone w nizinnej i równinnej Kotlinie Panońskiej.
Sutra’nın içeriğini Çin, Japon ve Tibet Budizm’i oluşturmaktadır.Sutra ta rozpowszechniła się w buddyjskich tradycjach Chin, Tybetu i Japonii.
Batı'da bu kitaba Tibet Ölüler Kitabı denmiştir.Przykładowym dziełem jest tam "Tybetańska Księga Umarłych".
Ancak, 1998'de bir takım Tibet'den doğru dağın ek zirvesine başarıyla tırmanmıştır.W 1998 roku uczestniczył w wyprawie na Mount Everest od strony Tybetu.
Şu anda ise Tibet’te bulunmaktadır.Występuje w Tybecie.
Bu Gürcüce ad yörede Tibet biçiminde yerleşmiştir.Cała budowla wzniesiona jest w stylu tybetańskim.
Dharamsala, Tibet Budizmi Tibet'te Yedi Yıl (film, 1997)Moje życie na dworze Dalajlamy (niem. Sieben Jahre in Tibet.
Kadampa geleneği, Tibet Mahayana Budist okuludur.Taklung kagju – szkoła kagju buddyzmu tybetańskiego.
Ancak, 1998'de bir takım Tibet'den doğru dağın ek zirvesine başarıyla tırmanmıştır.1998 lyckades dock ett team att ta sig upp på ett av bergets mindre toppar från Tibetsidan.
17 Kasım 1950'de, 15 yaşında, Tibet'in devlet başkanı ve en önemli politik yöneticisi olarak atanmıştır.Den 17 november 1950, vid en ålder av femton år, blev han utropad som Tibets statsöverhuvud.
Tibet hakkında yazan ve ulusal olarak ünlü olan yazar Wang Lixiong ile evlendi.Hon är gift med den kinesiske författaren Wang Lixiong som ofta skriver om Tibet.
Tibet'e ulaşan ilk Avrupalıdır.Den är den första järnvägen till Tibet.
1951 yılında Çin Tibet'i işgal etti ve topraklarına kattı.1950 Kina invaderar och besätter Tibet.
Çoğu Tibetli günde birkaç bardak yak yağı çayı içmektedir.Många lankeser dricker åtminstone tre koppar om dagen.
Tibet Benim Ülkem.Dess ursprungsland är Taiwan.
Tibetliler, Tibet ve Himalaya bölgesinde göçebe bir yaşam sürdürürler.Många tibetaner lever i Tibet och i Himalaya.
Schäfer, 1931 yılında, 1934-1935 yılında ve 1938-1939 yıllarında, Tibet'e yaptığı üç sefer ile ünlüdür.Schäfer är mest känd för de tre Tibetexpeditioner han företog 1931, 1934–1935 och 1938–1939.
Tibet yazılı Türkçe metinler sınırlı sayıdadır.Den tibetanska spanielns huvud är litet jämfört med kroppen.
Çoğu Tibetli günde birkaç bardak yak yağı çayı içmektedir.Тибетці випивають до сорока чашок чаю в день.
1950 - Çin askerleri Tibet'i işgal etti.У 1950 році китайська армія взяла під контроль Тибет.
Jampa Tinley Wangchen Hindistan'ın Maysur şehrinde bir Tibet ailesinde doğmuştur.Джампа Тінлей народився в індійському Майсурі в сім'ї тибетських біженців.
Tibet: Politik Tarih Üzerine.Україна: політична історія.