Uzun zamandır seyahat ediyordum, at ya da tibet öküzü üzerinde, kamyonla, otostopla,Tehát gyalogoltam és utaztam,
Uzun zamandır seyahat ediyordum, at ya da tibet öküzü üzerinde, kamyonla, otostopla,שההפתעה שלו היתה ההגנה שלי. אז הלכתי וטיילתי,
Uzun zamandır seyahat ediyordum, at ya da tibet öküzü üzerinde, kamyonla, otostopla,أذن كنت اسير واتنقل بواسطة الخيول, ثور التبت ,شاحنة ,الركوب صُحبة بالمجان,
Uzun zamandır seyahat ediyordum, at ya da tibet öküzü üzerinde, kamyonla, otostopla,由阿富汗唧伊朗邊境, 到阿富汗底部唧瓦罕走廊,
Uzun zamandır seyahat ediyordum, at ya da tibet öküzü üzerinde, kamyonla, otostopla,馬、ヤク、トラック、ヒッチハイキングしながら イランの国境から
Ve genç insanlar, genç Tibetliler, artık bunun bir işe yaramadığını söylemeye başladılar.A mladí lidé, mladí Tibeťané, začínají říkat:
Ve genç insanlar, genç Tibetliler, artık bunun bir işe yaramadığını söylemeye başladılar.A młodzi ludzie, młodzi Tybetańczycy, zaczynają mówić: słuchaj to nie przynosi rezultatu.
Ve genç insanlar, genç Tibetliler, artık bunun bir işe yaramadığını söylemeye başladılar.De jonge mensen, jonge Tibetanen, beginnen te zeggen, luister, dit werkt niet.
Ve genç insanlar, genç Tibetliler, artık bunun bir işe yaramadığını söylemeye başladılar.E i giovani, i giovani tibetani, cominciano a dire, guarda, non funziona.
Ve genç insanlar, genç Tibetliler, artık bunun bir işe yaramadığını söylemeye başladılar.És a fiatalok, a fiatal tibetiek kezdik azt mondani, hogy ez nem működik.
Ve genç insanlar, genç Tibetliler, artık bunun bir işe yaramadığını söylemeye başladılar.Et les jeunes, les jeunes tibétains, commencent à dire : " Écoutez, ça ne marche pas. "
Ve genç insanlar, genç Tibetliler, artık bunun bir işe yaramadığını söylemeye başladılar.Iar tinerii, tineri tibetani, incep sa spuna, atentie, ceva nu merge bine.
Ve genç insanlar, genç Tibetliler, artık bunun bir işe yaramadığını söylemeye başladılar.그러나 티벳의 젊은이들은 이러한 방식이 통하지 않는다고 말하기 시작하고
Ve genç insanlar, genç Tibetliler, artık bunun bir işe yaramadığını söylemeye başladılar.Moi pertence à tribo dos huaoranis que são conhecidos como muito ferozes, são conhecidos por "auca".
Ve genç insanlar, genç Tibetliler, artık bunun bir işe yaramadığını söylemeye başladılar.Namun orang-orang muda, orang-orang Tibet muda, mulai mengatakan, ini tidak akan berhasil.
Ve genç insanlar, genç Tibetliler, artık bunun bir işe yaramadığını söylemeye başladılar.Những người trẻ những người Tây Tạng trẻ, đang bắt đầu nói với nhau: cái này vô tác dụng
Ve genç insanlar, genç Tibetliler, artık bunun bir işe yaramadığını söylemeye başladılar.Und die jungen Tibetaner beginnen zu sagen: "So funktioniert das nicht."
Ve genç insanlar, genç Tibetliler, artık bunun bir işe yaramadığını söylemeye başladılar.Y la gente joven, los tibetanos jóvenes, están empezando a decir: "oye, no funciona".
Ve genç insanlar, genç Tibetliler, artık bunun bir işe yaramadığını söylemeye başladılar.Οι νέοι άνθρωποι, οι νεαροί Θιβετιανοί, αρχίζουν να λένε: Ακούστε, αυτό δεν λειτουργεί
Ve genç insanlar, genç Tibetliler, artık bunun bir işe yaramadığını söylemeye başladılar.И младите хора, младите Тибетци, започват да казват, слушайте, това не работи.
Ve genç insanlar, genç Tibetliler, artık bunun bir işe yaramadığını söylemeye başladılar.Молодежь, юные тибетцы начинают говорить: такой подход не работает.
Ve genç insanlar, genç Tibetliler, artık bunun bir işe yaramadığını söylemeye başladılar.Серед молоді Тибету починають множитися думки, що такий підхід не працює.
Ve genç insanlar, genç Tibetliler, artık bunun bir işe yaramadığını söylemeye başladılar.והאנשים הצעירים, טיבטים צעירים, מתחילים להגיד, תקשיבו, זה לא עובד.
Ve genç insanlar, genç Tibetliler, artık bunun bir işe yaramadığını söylemeye başladılar.وشباب التيبت شباب التيبت يقولون " ان هذا لايُجدي نفعاً "
Ve genç insanlar, genç Tibetliler, artık bunun bir işe yaramadığını söylemeye başladılar.非暴力では対応できない 今は 政治的な手段として 暴力を使うのが
Ve Tibet'in zıplayan keşişleri.E monges saltadores do Tibete.
Ve Tibet'in batısında yer alan, Chang Tang adında bir platoda yaşıyorlar. Burası 5.100 metre yüksekte.Já adolescente, assistiu à invasão do seu país e teve que lidar com isso — era o líder do país.
Ve Tibet'in batısında yer alan, Chang Tang adında bir platoda yaşıyorlar.Cả hai sống trên Chang Tang, vùng Cao nguyên Tây Tạng ở xa về phía tây của đất nước.
Ve Tibet'in batısında yer alan, Chang Tang adında bir platoda yaşıyorlar.Ele stau sus pe Chang Tang, Platoul Tibetan, tocmai in partea de vest a tarii.
Ve Tibet'in batısında yer alan, Chang Tang adında bir platoda yaşıyorlar.Elles vivent sur le Chang Tang, sur le plateau tibétain, à l'extrême-ouest du pays.
Ve Tibet'in batısında yer alan, Chang Tang adında bir platoda yaşıyorlar.Fent élnek a Chang Tangon, a Tibeti-fennsíkon, egészen az ország nyugati részén.
Ve Tibet'in batısında yer alan, Chang Tang adında bir platoda yaşıyorlar.Mereka tinggal di Chang Tang, dataran tinggi Tibet, di bagian barat negara itu.
Ve Tibet'in batısında yer alan, Chang Tang adında bir platoda yaşıyorlar.Sie leben oben auf dem Changtag, der tibetanischen Hochlandsteppe im westlichen Teil des Landes.
Ve Tibet'in batısında yer alan, Chang Tang adında bir platoda yaşıyorlar.Viven en Chang Tang, en la Meseta Tibetana, en la parte más occidental del país.
Ve Tibet'in batısında yer alan, Chang Tang adında bir platoda yaşıyorlar.Vivono su nel Chang Tang, l'altopiano tibetano, nella parte occidentale del paese.
Ve Tibet'in batısında yer alan, Chang Tang adında bir platoda yaşıyorlar.Zij leven hoog op de Chang Tang, het Tibetaanse Plateau, ver in het westelijke deel van het land.
Ve Tibet'in batısında yer alan, Chang Tang adında bir platoda yaşıyorlar.Żyją w Chang Tang na Wyżynie Tybetańskiej, w zachodniej części kraju.
Ve Tibet'in batısında yer alan, Chang Tang adında bir platoda yaşıyorlar.Ζούνε στο Τσανγκ Τανγκ, στο οροπέδιο του Θιβέτ, στο δυτικό κομμάτι της χώρας.
Ve Tibet'in batısında yer alan, Chang Tang adında bir platoda yaşıyorlar.Вони живуть на Чанг Танге, тибетському плато, далеко на заході країни.
Ve Tibet'in batısında yer alan, Chang Tang adında bir platoda yaşıyorlar.И те живеят на Чанг Танг, Тибетското плато, далеч в западната част на страната.
Ve Tibet'in batısında yer alan, Chang Tang adında bir platoda yaşıyorlar.Они живут на Чанг Танге, тибетском плато, далеко на западе страны.
Ve Tibet'in batısında yer alan,그나라의 서쪽 지방으로 가는 길인 티벳고원의 Chang Tang에
Ve Tibet'in batısında yer alan,Tohle je Jigme a její sestra Sonam.
Ve Tibet'in batısında yer alan,והם גרות גבוה בצ'אנג טאנג, הרמה הטיבטית,
Ve Tibet'in batısında yer alan,وهم يقطنون في " شانج تانغ " هضبة التيبت
Ve Tibet'in batısında yer alan,チベット高原のチャンタンに住んでいました
Ve Tibet'in zıplayan keşişleri.A skákajúci mnísi z Tibetu.
Ve Tibet'in zıplayan keşişleri.Biksu lompat di Tibet.
Ve Tibet'in zıplayan keşişleri.Con i salti dei monaci Tibetani.
Ve Tibet'in zıplayan keşişleri.En de hoppende Tibetaanse monniken.
Ve Tibet'in zıplayan keşişleri.És tibeti ugráló szerzetesek.
Ve Tibet'in zıplayan keşişleri.Et les moines bondissants du Tibet.
Ve Tibet'in zıplayan keşişleri.Hoppande munkar i Tibet.
Ve Tibet'in zıplayan keşişleri.I skaczący tybetańscy mnisi.
Ve Tibet'in zıplayan keşişleri.티베트의 날으는 수도승들이구요!
Ve Tibet'in zıplayan keşişleri.Monjes saltadores del Tíbet.
Ve Tibet'in zıplayan keşişleri.Și călugării săritori din Tibet.
Ve Tibet'in zıplayan keşişleri.Skákající tibetští mniši.
Ve Tibet'in zıplayan keşişleri.Tiibetin hyppiviä munkkeja.
Ve Tibet'in zıplayan keşişleri.Und hüpfende Mönche in Tibet.