Ana içeriğe geç
Sözlük

tezgahtar ile cümle

tezgahtar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tezgahtar kız benimle ilgilendi.The sales girl waited on me.
Dükkana girdim ve bir tezgahtar "Size yardımcı olabilir miyim?" dedi.I entered the shop, and a clerk said, "May I help you?"
Dükkânda güzel bir tezgahtar bana hizmet etti.A beautiful salesgirl waited on me in the shop.
Eşimin elleri tezgahtarınkinden biraz daha küçük.My wife's hands are slightly smaller than the shop assistant's.
Mağazanın müşterilere bakması için daha fazla tezgahtara ihtiyacı var.The store needs more clerks to wait on customers.
Tezgahtar kız hediyeyi benim için sardı.The salesgirl wrapped the gift for me.
Parayı tezgahtara uzattı.He handed the salesclerk the money.
Süpermarkette bir tezgahtardır.She is a clerk in the supermarket.
O, bir tezgahtar olduğu gerçeğini gizlemişti.She concealed the fact that she used to be a salesgirl.
Yaşlı insanlar tezgâhtar tarafından kandırıldı.Old people were tricked by the shop assistant.
Tezgâhtar olarak çalışıyorum.I work as a salesman.
Tom tezgahtara otuz dolar verdi.Tom gave the clerk thirty dollars.
Tom bir şey için tezgahtara ödeme yapıyor.Tom is paying the saleslady for something.
Tom tezgahtarla Fransızca konuşmaya çalıştı.Tom tried to speak French to the saleslady.
Tezgâhtar hemen size yardım etmek için gelecektir.The salesclerk will come to help you right away.
Dan tezgahtarı kurtardı ve yangını söndürmeye çalıştı.Dan rescued the shop assistant and tried to put out the fire.
Tom bir tezgahtar olarak çalışıyor.Tom works as a shop assistant.
"Tezgahtar Hande'yi unutmasınlar istiyorum!"."Tezgahtar Hande'yi unutmasınlar istiyorum!".
Arterton bir ara makyaj tezgahtarı olarak çalıştı.Msalam once worked as a clothing vendor.
Barcelona'da Marcos, tezgahtarların yazıcıyı değiştirme tavsiyelerini dinlemedi.In Barcelona Marcos hasn't followed the advice of the shop keepers to replace his printer.
Ve tezgâhtar "Dar kesim mi, rahat kesim mi, bol kesim mi istersiniz?"Do you want slim fit, easy fit, relaxed fit?
Yabancı Film: Tezgahtarlar ile Kevin Smith Fransız Filmi: Happy, Too Happy ile Cédric KahnForeign Film: Clerks by Kevin Smith French Film: Happy, Too Happy by Cédric Kahn
Philadelphia'daki Franklin Çeşmesi'ndeki bir tezgâhtar, fosfat şişesini havaya kaldırıyor.A soda jerk at Franklin Fountain in Philadelphia holds up his phosphate bottle.
Eşim tezgâhtar, ama şimdi çalışmıyor.Meine Frau ist Verkäuferin, aber sie arbeitet derzeit nicht.
Emma, bir mağazada üç yıl boyunca Tezgahtarlık olarak çalışmıştır.Palme hatte eine dreijährige Ausbildung zum Kaufmann erhalten.
"Tezgahtar Hande'yi unutmasınlar istiyorum!".Die Mitspieler des Werfers dürfen die Mittellinie nicht vor dem Anpfiff überqueren."
Eşimin elleri tezgahtarınkinden biraz daha küçük.Les mains de ma femme sont légèrement plus petites que celles de l'assistant du magasin.
Dante Hicks (Brian O`Halloran) Quick Stop'ta (New Jersey'de küçük bir yer) bir tezgahtardır.Dante Hicks (Brian O'Halloran) : c'est l'employé modèle du Quick Stop.
Gregor'un dönüşümünden önce aileye gelir sağlamak için bir dükkânda tezgahtar olarak çalışmaktadır.Para aumentar los ingresos de la familia, Grete empieza a trabajar como dependienta en una tienda.
Arterton bir ara makyaj tezgahtarı olarak çalıştı.Occasionalmente Vicente lavorava come muratore.
Arterton bir ara makyaj tezgahtarı olarak çalıştı.Arterton trabalhou na adolescência como vendedora de maquiagem.
Arterton bir ara makyaj tezgahtarı olarak çalıştı.Artursson arbetate en tid som säljare.
On dört yaşında, doğduğu kasabaya gidip orada bir tüccar yanında tezgahtarlık yaptı.Чотирнадцятирічним хлопцем пішов із села в широкий світ у пошуках свого місця в ньому.
"Tezgahtar Hande'yi unutmasınlar istiyorum!".うさぎを蔵波屋敷に入れてはならない」と言われる。
"Tezgahtar Hande'yi unutmasınlar istiyorum!".“안철수 “신당 창당·강남 출마 생각 없다””.
"Tezgahtar Hande'yi unutmasınlar istiyorum!".הם לא יוכרחו לתת יד למפירי ברית התורה".
Oysa biraz önce alışveriş ettikleri marketin tezgahtarı öldürülmüş ve market soyulmuştur.Сигурно тя е била открадната и продадена от дърварят?
Gregor'un dönüşümünden önce aileye gelir sağlamak için bir dükkânda tezgahtar olarak çalışmaktadır.Gregor je pred preobrazbo domov prinašal plačo, s katero se je družina preživljala.
Barcelona'da Marcos, tezgahtarların yazıcıyı değiştirme tavsiyelerini dinlemedi.V Barceloně, Marcos neposlech rady obchodníků, nahradit jeho tiskárnu novou.
Barcelona'da Marcos, tezgahtarların yazıcıyı değiştirme tavsiyelerini dinlemedi.Στη Βαρκελώνη, ο Μάρκος δεν ακολούθησε τις συμβουλές των καταστηματαρχών να αντικαταστήσει τον εκτυπωτή του.
Ve tezgâhtarA predavač vraví:
Ve tezgâhtarA prodavač řekl:
Ve tezgâhtarA sprzedawca na to,
Ve tezgâhtarButiksbiträdet svarade:
Ve tezgâhtarEn de winkelier zei:
Ve tezgâhtarE o vendedor disse:
Ve tezgâhtarÉs a bolti eladó azt mondta:
Ve tezgâhtarIl commesso mi disse:
Ve tezgâhtarJa myyjä kysyi,
Ve tezgâhtar점원이 말하기를
Ve tezgâhtarLe vendeur m'a dit:
Ve tezgâhtarOg butiksindehaveren sagde,
Ve tezgâhtarPramuniaganya bilang,
Ve tezgâhtarȘi vânzătorul a spus
Ve tezgâhtarTrgovec je rekel:
Ve tezgâhtarUnd der Verkäufer sagte,
Ve tezgâhtarVà người bán hàng nói,
Ve tezgâhtarY el vendedor de la tienda dice:
Ve tezgâhtarΚαι εκείνος με ρωτάει,
Ve tezgâhtarА продавачът ми казва:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
tezgahtar ile cümle - tezgahtar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App