testis ile cümle
testis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Biliyor olsa kötü, kim orantısız testisli bir adamla evlenmek ister ki?Kdo bi se poročila s lop velika žogo človek, če bi vedeli, kajne?
Biliyor olsa kötü, kim orantısız testisli bir adamla evlenmek ister ki?Která by si vzala chlapa s křivýma koulema, kdyby to věděla, no nemám pravdu?
Biliyor olsa kötü, kim orantısız testisli bir adamla evlenmek ister ki?¿Quien se casaría con un hombre con un testiculo mal si supiera, no?
Biliyor olsa kötü, kim orantısız testisli bir adamla evlenmek ister ki?¿Quién se casaría con un lop bola del tamaño de hombre, si lo sabían, ¿no?
Biliyor olsa kötü, kim orantısız testisli bir adamla evlenmek ister ki?Siapa yang akan menikah dengan pria yang berukuran bola utuh jika mereka tahu, kan?
Biliyor olsa kötü, kim orantısız testisli bir adamla evlenmek ister ki?Siapa yang akan menikah dengan pria yang berukuran bola utuh jika mereka tahu, kan?
Biliyor olsa kötü, kim orantısız testisli bir adamla evlenmek ister ki?Vem skulle gifta sig med en lop storlek boll man om de visste, eller hur?
Biliyor olsa kötü, kim orantısız testisli bir adamla evlenmek ister ki?Wie zou een lop-en kleinbedrijf bal man trouwen als ze wisten, toch?
Biliyor olsa kötü, kim orantısız testisli bir adamla evlenmek ister ki?Иначе коя би се оженила за теб, ако знаеше?
Biliyor olsa kötü, kim orantısız testisli bir adamla evlenmek ister ki?Кто захочет выйти замуж за мужчину с кривыми яйцами, правильно?
Biliyor olsa kötü, kim orantısız testisli bir adamla evlenmek ister ki?من يتزوّج رجل مشذّب حجم الكرة إذا عرفوا، اليس كذلك؟
Çok güzel bir genç kızdı. Ona erkek eli değmemişti. Pınara gitti, testisini doldurup geri döndü.그 소녀는 보기에 심히 아리땁고 지금까지 남자가 가까이 하지아니한 처녀더라 그가 우물에 내려가서 물을 그 물 항아리에 채워 가지고 올라오는지라
Çok güzel bir genç kızdı. Ona erkek eli değmemişti. Pınara gitti, testisini doldurup geri döndü.והנער טבת מראה מאד בתולה ואיש לא ידעה ותרד העינה ותמלא כדה ותעל׃
Çok güzel bir genç kızdı. Ona erkek eli değmemişti. Pınara gitti, testisini doldurup geri döndü.وكانت الفتاة حسنة المنظر جدا وعذراء لم يعرفها رجل. فنزلت الى العين وملأت جرتها وطلعت.
Çok güzel bir genç kızdı. Ona erkek eli değmemişti. Pınara gitti, testisini doldurup geri döndü.那 女 子 容 貌 極 其 俊 美 、 還 是 處 女 、 也 未 曾 有 人 親 近 他 、 他 下 到 井 旁 打 滿 了 瓶 、 又 上 來
Çok güzel bir genç kızdı. Ona erkek eli değmemişti. Pınara gitti, testisini doldurup geri döndü.那 女子 容貌 極 其 俊美 、 還是 處女 、 也未 曾 有 人 親 近 他 、 他 下到 井 旁 打滿 了 瓶 、 又 上 來
"Durun" dedim, "çılgınlık bu." (nuts: 'çılgınlık', aynı zamanda 'testisler')Am spus, "Stop. Asta e o nebunie.
"Durun" dedim, "çılgınlık bu." (nuts: 'çılgınlık', aynı zamanda 'testisler')Dije: "Alto.
"Durun" dedim, "çılgınlık bu." (nuts: 'çılgınlık', aynı zamanda 'testisler')Dissi: "Stop. Questo è da matti".
"Durun" dedim, "çılgınlık bu." (nuts: 'çılgınlık', aynı zamanda 'testisler')Ich sagte: "Stop. Das ist Irrsinn.
"Durun" dedim, "çılgınlık bu." (nuts: 'çılgınlık', aynı zamanda 'testisler')Ik zeg: "Stop. Dit is te gek."
"Durun" dedim, "çılgınlık bu." (nuts: 'çılgınlık', aynı zamanda 'testisler')Jag sa, "Stopp. Det här är sjukt.
"Durun" dedim, "çılgınlık bu." (nuts: 'çılgınlık', aynı zamanda 'testisler')J'ai dit "Stop. Ça part en couilles.
"Durun" dedim, "çılgınlık bu." (nuts: 'çılgınlık', aynı zamanda 'testisler')저는 "잠깐. 이건 미친 짓이에요 (nuts는 고환이란 뜻도 있습니다)"
"Durun" dedim, "çılgınlık bu." (nuts: 'çılgınlık', aynı zamanda 'testisler')Powiedziałem: "Stop. Bez jaj."
"Durun" dedim, "çılgınlık bu." (nuts: 'çılgınlık', aynı zamanda 'testisler')Szóval azt mondtam, "Állj! Mekkora birkák vagytok."
"Durun" dedim, "çılgınlık bu." (nuts: 'çılgınlık', aynı zamanda 'testisler')Tôi nói,"Dừng lại. Thế này điên quá."
"Durun" dedim, "çılgınlık bu." (nuts: 'çılgınlık', aynı zamanda 'testisler')Είπα, "Στοπ, αυτό είναι παλαβό."
"Durun" dedim, "çılgınlık bu." (nuts: 'çılgınlık', aynı zamanda 'testisler')Казах: "Спрете. Това е лудост.
"Durun" dedim, "çılgınlık bu." (nuts: 'çılgınlık', aynı zamanda 'testisler')Я сказал, "Остановитсь, это какое-то безумие!"
"Durun" dedim, "çılgınlık bu." (nuts: 'çılgınlık', aynı zamanda 'testisler')ואני אומר, "עצרו. זה משוגע." (גם - ביצים)
"Durun" dedim, "çılgınlık bu." (nuts: 'çılgınlık', aynı zamanda 'testisler')قلت له: "أوقفوا هذا الجنون.
"Durun" dedim, "çılgınlık bu." (nuts: 'çılgınlık', aynı zamanda 'testisler')狂ってるというか...
İnsan/Neandertal farklılığı, sperm ve testisler, koku ve deride.A diferença humana/Neandertal é esperma e testículos, cheiro e pele.
İnsan/Neandertal farklılığı, sperm ve testisler, koku ve deride.Az emberek és a neandervölgyiek spermájukban, heréjükben, illatukban és bőrükben különböznek.
İnsan/Neandertal farklılığı, sperm ve testisler, koku ve deride.Den Unterschied zwischen Mensch und Neandertaler findet man bei Spermien und Hoden,
İnsan/Neandertal farklılığı, sperm ve testisler, koku ve deride.Diferența Homo Sapiens/Neandertal e spermă și testicule, miros și piele.
İnsan/Neandertal farklılığı, sperm ve testisler, koku ve deride.Het verschil tussen mens en neanderthaler is sperma en teelballen, geur en huid.
İnsan/Neandertal farklılığı, sperm ve testisler, koku ve deride.인간과 네안데르탈인의 차이는 정자와 고환, 냄새와 피부입니다.
İnsan/Neandertal farklılığı, sperm ve testisler, koku ve deride.La diferencia entre los humanos y el Neanderthal son el esperma y los testículos, el olor y la piel.
İnsan/Neandertal farklılığı, sperm ve testisler, koku ve deride.La différence homme/néandertal est le sperme et les testicules, l'odorat et la peau.
İnsan/Neandertal farklılığı, sperm ve testisler, koku ve deride.La differenza tra umani e Neanderthal sta nello sperma e nei testicoli, nell'odore e nella pelle.
İnsan/Neandertal farklılığı, sperm ve testisler, koku ve deride.Rozdiel človek-Neandertálec je spermia a semenník, zápach a pokožka.
İnsan/Neandertal farklılığı, sperm ve testisler, koku ve deride.Rozdíl mezi člověkem a neandrtálcem je ve spermatu a varleti, pachu a kůži.
İnsan/Neandertal farklılığı, sperm ve testisler, koku ve deride.Różnica między człowiekiem a Neandertalczykiem zawiera się w: jądrach i spermie, węchu i skórze.
İnsan/Neandertal farklılığı, sperm ve testisler, koku ve deride.Skillnad på människa och neandertalare är spermier och testiklar, lukt och hud.
İnsan/Neandertal farklılığı, sperm ve testisler, koku ve deride.Η διαφορά ανθρώπου και Νεάντερταλ είναι το σπέρμα και οι όρχεις, η μυρωδιά και το δέρμα.
İnsan/Neandertal farklılığı, sperm ve testisler, koku ve deride.Разликата между хората и неандерталците е спермата и тестисите, мириса и кожата.
İnsan/Neandertal farklılığı, sperm ve testisler, koku ve deride.Разница между человеком и неандертальцем заключается в сперме и яичке, запахе и коже.
İnsan/Neandertal farklılığı, sperm ve testisler, koku ve deride.הבדל אדם/ניאנדרטל הוא בזרע ואשכים, ריח ועור.
İnsan/Neandertal farklılığı, sperm ve testisler, koku ve deride.الفرق بين الإنسان والإنسان البدائي هو الحيوان المنوي والخصية، حاسة الشم والجلد.
İnsan/Neandertal farklılığı, sperm ve testisler, koku ve deride.精子と精巣 匂いと皮膚です そしてこれらが
Karaciğer, akciğer, baş, kuyruk, böbrekler, testisler,Játra, plíce, hlavy, oháňky,
Karaciğer, akciğer, baş, kuyruk, böbrekler, testisler,간, 폐, 머리, 꼬리, 콩팥, 고환,
Karaciğer, akciğer, baş, kuyruk, böbrekler, testisler,Leber, Lunge, Köpfe, Schwänze,
Karaciğer, akciğer, baş, kuyruk, böbrekler, testisler,Le foie, les poumons, la tête, la queue,
Karaciğer, akciğer, baş, kuyruk, böbrekler, testisler,Nếu đã làm thế với trái cây và rau quả, chắc chắn chúng ta cũng sẽ làm vậy với động vật.
Karaciğer, akciğer, baş, kuyruk, böbrekler, testisler,Wątroby, płuca, głowy, ogony, nerki, jądra -
Karaciğer, akciğer, baş, kuyruk, böbrekler, testisler,כבד, ריאות, ראשים, זנבות, כליות, אשכים,
Karaciğer, akciğer, baş, kuyruk, böbrekler, testisler,الكبد، الكليتان، الرؤوس، الأذيال، الرئتان، الأعضاء،