Ana içeriğe geç
Sözlük

teslim etme ile cümle

teslim etme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Neden o bir başkasına teslim etmelidir?Tại sao cô ấy nên giao cho bất cứ ai khác?
Neden o bir başkasına teslim etmelidir?Varför skulle hon lämna över till någon annan?
Neden o bir başkasına teslim etmelidir?Waarom zou ze overhandigen aan iemand anders?
Neden o bir başkasına teslim etmelidir?Warum sollte sie übergeben es an jemand anderes?
Neden o bir başkasına teslim etmelidir?Zakaj bi ji jo izroči nikomur drugemu?
Neden o bir başkasına teslim etmelidir?Защо трябва да го предаде на някой друг?
Neden o bir başkasına teslim etmelidir?Почему она должна передать его кому-либо еще?
Neden o bir başkasına teslim etmelidir?Чому вона повинна передати його кому-небудь ще?
Neden o bir başkasına teslim etmelidir?למה היא צריכה למסור אותו למישהו אחר? היא יכולה לסמוך על האפוטרופסות שלה, אבל
Neden o bir başkasına teslim etmelidir?لماذا ينبغي انها تسليمها لشخص آخر؟ يمكن أن تثق بنفسها وصاية ، ولكن
Neden o bir başkasına teslim etmelidir?彼女は間接的または政治的影響力をに持って来られるかもしれないもの言うことができませんでした
Noel arifesinde teslim etmek yerine daha uzun sürede teslim etmesi konusunda anlaştıklarını söylerlerdi.크리스마스 아침이 되자마자 선물을 뜯는 방법 대신 우리 가족은 산타에게 좀더 시간을 주기로 산타할아버지와 합의했다고 했어요.
Noel arifesinde teslim etmek yerine daha uzun sürede teslim etmesi konusunda anlaştıklarını söylerlerdi.la nostra famiglia avrebbe dato a Babbo Natale un po' più di tempo.
Noel arifesinde teslim etmek yerine daha uzun sürede teslim etmesi konusunda anlaştıklarını söylerlerdi.שזכתה לפתוח את ההפתעות שקיבלה על הבוקר בחג המולד, המשפחה שלנו נהגה לתת לסנטה קצת יותר זמן.
Noel arifesinde teslim etmek yerine daha uzun sürede teslim etmesi konusunda anlaştıklarını söylerlerdi.الذين اول شيئ هو ان يفتحون مفاجآتهم صباح عيد الميلاد، أسرتنا تعطي بابا نويل مزيدا من الوقت.
Noel arifesinde teslim etmek yerine daha uzun sürede teslim etmesi konusunda anlaştıklarını söylerlerdi.サンタが来る時間が遅いわけ 来る時間は 大ミサが行われるクリスマスの朝9時
O da uçaktaydı. Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.Dia juga terbang ke sana. kami mengatur pertemuan ini dengan Gottfrid untuk menyerahkan uangnya.
Oksijen teslim etmek gerekir.Ich muss Sauerstoffen bringen.
Oksijen teslim etmek gerekir.산소를 전달해야 합니다
Oksijen teslim etmek gerekir.Krwinka musi dostarczyć tlen.
Oksijen teslim etmek gerekir.Musím tedy doručit kyslík.
Oksijen teslim etmek gerekir.Necesito suministrar oxígeno.
Oksijen teslim etmek gerekir.Saya perlu untuk memberikan oksigen.
Oksijen teslim etmek gerekir.Мені потрібно доставити кисень.
Oksijen teslim etmek gerekir.Трябва да доставя кислород.
Oksijen teslim etmek gerekir.בפעולת אנזימים, מדובר ברעיוֹן
RAB o ulusları hemen kovmamış, Yeşu'nun eline teslim etmeyerek ülkelerinde kalmalarına izin vermişti.A Hospodin ponechal tie národy a nevyhnal ich rýchle ani ich nedal do ruky Jozuu.
RAB o ulusları hemen kovmamış, Yeşu'nun eline teslim etmeyerek ülkelerinde kalmalarına izin vermişti.Alltså lät HERREN dessa folk bliva kvar och fördrev dem icke med hast; han gav dem icke i Josuas hand.
RAB o ulusları hemen kovmamış, Yeşu'nun eline teslim etmeyerek ülkelerinde kalmalarına izin vermişti.Also ließ der HERR diese Heiden, daß er sie nicht bald vertrieb, die er nicht hatte in Josuas Hand übergeben.
RAB o ulusları hemen kovmamış, Yeşu'nun eline teslim etmeyerek ülkelerinde kalmalarına izin vermişti.Assim o Senhor deixou ficar aquelas nações, e não as desterrou logo, nem as entregou na mão de Josué.
RAB o ulusları hemen kovmamış, Yeşu'nun eline teslim etmeyerek ülkelerinde kalmalarına izin vermişti.ért hagyta meg az Úr ezeket a pogányokat, és nem [is] ûzte ki hamar, és nem adta õket Józsué kezébe.
RAB o ulusları hemen kovmamış, Yeşu'nun eline teslim etmeyerek ülkelerinde kalmalarına izin vermişti.HERREN lod da disse Folkeslag blive og hastede ikke med at drive dem bort; han gav dem ikke i Josuas Hånd.
RAB o ulusları hemen kovmamış, Yeşu'nun eline teslim etmeyerek ülkelerinde kalmalarına izin vermişti.Il Signore lasciò quelle nazioni senza affrettarsi a scacciarle e non le mise nelle mani di Giosuè
RAB o ulusları hemen kovmamış, Yeşu'nun eline teslim etmeyerek ülkelerinde kalmalarına izin vermişti.I zanechal Hospodin národů těch, a nevyhnal jich rychle, aniž dal jich v ruku Jozue.
RAB o ulusları hemen kovmamış, Yeşu'nun eline teslim etmeyerek ülkelerinde kalmalarına izin vermişti.I zostawił Pan one narody, nie wyganiając ich rychło, ani ich podał w rękę Jozuego.
RAB o ulusları hemen kovmamış, Yeşu'nun eline teslim etmeyerek ülkelerinde kalmalarına izin vermişti.그 열국을 머물러두사 속히 쫓아내지 아니하시며 여호수아의 손에 붙이지 아니하셨음이 이를 인함이었더라
RAB o ulusları hemen kovmamış, Yeşu'nun eline teslim etmeyerek ülkelerinde kalmalarına izin vermişti.Por eso Jehovah dejó allí a aquellas naciones y no las arrojó de una vez, ni las entregó en mano de Josué
RAB o ulusları hemen kovmamış, Yeşu'nun eline teslim etmeyerek ülkelerinde kalmalarına izin vermişti.Så lot da Herren disse folk bli og hastet ikke med å drive dem bort; han gav dem ikke i Josvas hånd.
RAB o ulusları hemen kovmamış, Yeşu'nun eline teslim etmeyerek ülkelerinde kalmalarına izin vermişti.Zato je vzdržal GOSPOD tiste narode in jih ni pregnal v kratkem, tudi jih ni dal v roko Jozuetu.
RAB o ulusları hemen kovmamış, Yeşu'nun eline teslim etmeyerek ülkelerinde kalmalarına izin vermişti.Και αφηκε Κυριος τα εθνη ταυτα, χωρις να εκδιωξη ταχεως αυτα ουδε παρεδωκεν αυτα εις την χειρα του Ιησου.
RAB o ulusları hemen kovmamış, Yeşu'nun eline teslim etmeyerek ülkelerinde kalmalarına izin vermişti.И оставил Господь народы сии и не изгнал их вскоре и не предал их в руки Иисуса.
RAB o ulusları hemen kovmamış, Yeşu'nun eline teslim etmeyerek ülkelerinde kalmalarına izin vermişti.И тъй, Господ остави тия народи, без да ги изгони скоро, и не ги предаде в ръката на Исуса.
RAB o ulusları hemen kovmamış, Yeşu'nun eline teslim etmeyerek ülkelerinde kalmalarına izin vermişti.וינח יהוה את הגוים האלה לבלתי הורישם מהר ולא נתנם ביד יהושע׃
RAB o ulusları hemen kovmamış, Yeşu'nun eline teslim etmeyerek ülkelerinde kalmalarına izin vermişti.فترك الرب اولئك الامم ولم يطردهم سريعا ولم يدفعهم بيد يشوع
RAB o ulusları hemen kovmamış, Yeşu'nun eline teslim etmeyerek ülkelerinde kalmalarına izin vermişti.這 樣 耶 和 華 留 下 各 族 、 不 將 他 們 速 速 趕 出 、 也 沒 有 交 付 約 書 亞 的 手
RAB o ulusları hemen kovmamış, Yeşu'nun eline teslim etmeyerek ülkelerinde kalmalarına izin vermişti.這樣 耶和華 留下 各 族 、 不 將 他 們速速 趕出 、 也沒 有 交付 約書亞 的 手
Şimdi tarihi canlandırıp, bu insanlara haklarını teslim etmek istiyorum.Aşa că încerc să revăd istoria. şi să le ofer acestor tipi mai multă cinste decât au primit.
Şimdi tarihi canlandırıp, bu insanlara haklarını teslim etmek istiyorum.Estoy tratando de revisar la historia, y darle a esta gente más crédito del que tienen.
Şimdi tarihi canlandırıp, bu insanlara haklarını teslim etmek istiyorum.그분들에게 실제 그분들이 가졌던 영예보다 더 많은 영예를 드리고자합니다.
Şimdi tarihi canlandırıp, bu insanlara haklarını teslim etmek istiyorum.Προσπαθώ να ανασκευάσω την ιστορία και να δώσω σ'αυτούς τους τύπους μεγαλύτερη αναγνώριση απ' αυτή που είχαν.
Şimdi tarihi canlandırıp, bu insanlara haklarını teslim etmek istiyorum.Затова се опитвам да завъртя леко историята, и да отдам почит на тези хора, които са си заслужили.
Şimdi tarihi canlandırıp, bu insanlara haklarını teslim etmek istiyorum.Отже, я намагаюся переглянути історію і віддати належне тим, хто це заслужив.
Şimdi tarihi canlandırıp, bu insanlara haklarını teslim etmek istiyorum.Так что я пытаюсь пересмотреть историю и воздать должное тем, кто этого заслужил.
Şimdi tarihi canlandırıp, bu insanlara haklarını teslim etmek istiyorum..ולתת לכמה מהחבר'ה האלה יותר הכרה ממה שזכו לה
Şimdi tarihi canlandırıp, bu insanlara haklarını teslim etmek istiyorum.وأعطي بعض هؤلاء الأشخاص تشريفا أكثر مما حصلوا عليه
Şimdi tarihi canlandırıp, bu insanlara haklarını teslim etmek istiyorum.このようなコンピューターが
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.Am stabilit întâlnirea cu Gottfrid, pentru a-i da banii.
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.A sjednali jsme si schůzku s Gottfridem aby jsme si předali peníze.
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.Concertamos una cita para darle a Gottfrid el dinero directamente.
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.En we hebben deze ontmoeting met Gottfrid afgesproken om het geld te overhandigen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod