Sami iftardan sonra teraviye gitti.Sami went to tarawih after iftar.
Sami Fazıl'la birlikte teravih namazına gitti.Sami went to tarawih prayer with Fadil.
Benz, Eylül 2005 yılında TeraVision ile bir sözleşme imzaladı.Benz signed a contract with TeraVision in September 2005.
"Ramazan'da hep dua eder, her akşam teravi namazı için iftardan sonra camiye giderim."I pray always during Ramadan and go in the mosque every night after Iftar to pray during Taravi.
Âdet olan, teravihi önce kılıp vitri sonra kılmaktır.Der vordere Teil verknöchert und bildet den harten Gaumen (Palatum durum).
Âdet olan, teravihi önce kılıp vitri sonra kılmaktır.Los salmos van precedidos y seguidos de una antífona.
İftardan sonra hep beraber Teravih namazına geçilir.За омовением ног следует Всеобщая молитва.
Teravih namazının vakti, yatsı namazından sonra başlar, sabah namazı vakti girinceye kadar devam eder.ضحى — утро) — утреннее время, когда совершается необязательный утренний намаз.
Âdet olan, teravihi önce kılıp vitri sonra kılmaktır.前厄 маэяку, перед бедой), и в последующий (яп.
Bu akademisyenlerce teravih İslamın değil, geleneğin bir parçası olarak kabul edilir şeklinde yorumlamaktadır.رغم ذلك، لم يكن هذا النهج نهجه وحده، بل كان جزءً من التقاليد الأكاديمية.
Mescit akşam, yatsı ve teravih namazlarında ibadete açıktır.På fredag utgår Dhuhr-bønnen og fredagsbønnen (Jumu'ah) bes i stedet.
Mescit akşam, yatsı ve teravih namazlarında ibadete açıktır.霊魂(ファントム)の召喚や物体への憑依(コンファイン)を行える。
Âdet olan, teravihi önce kılıp vitri sonra kılmaktır.また、服御之物(みそつもの)、一(もはら)前(さき)に依りて授ける。
Benz, Eylül 2005 yılında TeraVision ile bir sözleşme imzaladı.2005年9月,她與 TeraVision 簽約。
Bunlar bayram, cuma ve teravih namazlarının kılınabileceği ordugâh tipinde büyük ölçekli namazgâhlardır.在隊內的主要工作則是擔任對外的職務以及招待要人。
Mescit akşam, yatsı ve teravih namazlarında ibadete açıktır.당초 태조 때에는 영흥(永興)과 길주(吉州)의 이름을 따서 영길도(永吉道)라 하였다.
Âdet olan, teravihi önce kılıp vitri sonra kılmaktır.이 이전을 서진(西晉), 이후를 동진(東晉)이라고 한다.