Ve bu zamanla, vücutta muazzam etkileri olan stres tepkisine dönüşürועם הזמן זה הופך לתגובת דחק, שיש לה השפעה עצומה על גופנו.
Ve bu zamanla, vücutta muazzam etkileri olan stres tepkisine dönüşürوهكذا مع مرور الوقت ، يصبح هذا استجابة للضغط والتي لها آثار كبيرة على الجسم.
Ve bu zamanla, vücutta muazzam etkileri olan stres tepkisine dönüşür体に大きな影響を与えます 副腎ホルモンが頭脳に溢れ
Ve ilk tepkim -- sanırım bunu öğrenen birçok kişinin ilk tepkisi budur -- "Aman tanrım!A minha reação inicial — e penso que é a reação da maior parte das pessoas ao saberem disso — foi:
Ve ilk tepkim -- sanırım bunu öğrenen birçok kişinin ilk tepkisi budur --Az első reakcióm, és szerintem ez sokakkal van így, szóval az első reakcióm, amikor ezt megtudtam,
Ve ilk tepkim -- sanırım bunu öğrenen birçok kişinin ilk tepkisi budur --그에 대한 저의 첫 반응은 그리고 아마 대부분의 사람들이 그에 대해 보일 첫 반응은
Ve ilk tepkim -- sanırım bunu öğrenen birçok kişinin ilk tepkisi budur --Mijn eerste reactie -- en ik denk dat dit de eerste reactie van veel mensen zal zijn die hiervan horen -- is:
Ve ilk tepkim -- sanırım bunu öğrenen birçok kişinin ilk tepkisi budur --Moją pierwszą reakcją - i sądzę, że nie tylko moją - na wieść o tym było:
Ve ilk tepkim -- sanırım bunu öğrenen birçok kişinin ilk tepkisi budur --Και η αρχική μου αντίδραση, -και νομίζω αυτή θα ήταν και η αντίδραση όσων μάθαιναν γι" αυτό- ήταν "Ω Θεέ μου!
Ve ilk tepkim -- sanırım bunu öğrenen birçok kişinin ilk tepkisi budur --И моя первая реакция - а я думаю, что это реакция многих людей при узнавании этого - была:
Ve ilk tepkim -- sanırım bunu öğrenen birçok kişinin ilk tepkisi budur --והתגובה הראשונית שלי- ואני חושבת שרבים מגיבים כמוני בהתחלה כשהם לומדים על זה-
Ve ilk tepkim -- sanırım bunu öğrenen birçok kişinin ilk tepkisi budur --وكان ردة فعلي المباشرة هي .. واعتقد انها مشابهة للعديد منا والتي رأيتها عادة ..
Ve ilk tepkim -- sanırım bunu öğrenen birçok kişinin ilk tepkisi budur --同じような反応をすると思いますが 最初のリアクションは 「信じられない! 現場に行って
Ve kızın tepkisi bir sonraki sene de그녀의 반응 덕분에
Ve kızın tepkisi bir sonraki sene de Pantolonsuz Metro Yolculuğunu yapmak için ilham verdi.A její reakce mě inspirovala k tomu, abych uspořádal druhý ročník 'Metrem bez kalhot'.
Ve kızın tepkisi bir sonraki sene de Pantolonsuz Metro Yolculuğunu yapmak için ilham verdi.A jej reakcia ma inšpirovala k tomu urobiť druhú Jazdu metrom bez nohavíc.
Ve kızın tepkisi bir sonraki sene de Pantolonsuz Metro Yolculuğunu yapmak için ilham verdi.A reação dela inspirou-me a fazer a segunda Viagem Sem Calças de Metro anual.
Ve kızın tepkisi bir sonraki sene de Pantolonsuz Metro Yolculuğunu yapmak için ilham verdi.Dan reaksinya mengilhami saya untuk melakukan "Naik Kereta Tanpa Celana" tahunan yang kedua.
Ve kızın tepkisi bir sonraki sene de Pantolonsuz Metro Yolculuğunu yapmak için ilham verdi.E la sua reazione mi ha ispirato a fare un secondo Viaggio in Metro Senza Pantaloni.
Ve kızın tepkisi bir sonraki sene de Pantolonsuz Metro Yolculuğunu yapmak için ilham verdi.És a lány reakciója megihletett, hogy csináljunk egy második éves Gatyátlan Metró Utazást.
Ve kızın tepkisi bir sonraki sene de Pantolonsuz Metro Yolculuğunu yapmak için ilham verdi.Et sa réaction m'a inspiré à faire un deuxième " Voyage en métro sans pantalons " annuel.
Ve kızın tepkisi bir sonraki sene de Pantolonsuz Metro Yolculuğunu yapmak için ilham verdi.Haar reactie inspireerde me om een tweede jaarlijkse No Pants Subway Ride te doen.
Ve kızın tepkisi bir sonraki sene de Pantolonsuz Metro Yolculuğunu yapmak için ilham verdi.Jej reakcja zmotywowała mnie do zrobienia drugiej Przejażdżki Metrem Bez Spodni.
Ve kızın tepkisi bir sonraki sene de Pantolonsuz Metro Yolculuğunu yapmak için ilham verdi.Och hennes reaktion fick mig att göra en andra årlig byxlös tunnelbanefärd.
Ve kızın tepkisi bir sonraki sene de Pantolonsuz Metro Yolculuğunu yapmak için ilham verdi.Og hendes reaktion gav mig inspiration for at lave en anden årlig No Pants Subway Ride.
Ve kızın tepkisi bir sonraki sene de Pantolonsuz Metro Yolculuğunu yapmak için ilham verdi.Reacţia ei m-a inspirat să fac a 2-a ediţie a Călătoriei-fără-pantaloni.
Ve kızın tepkisi bir sonraki sene de Pantolonsuz Metro Yolculuğunu yapmak için ilham verdi.Und ihre Reaktion hat mich inspiriert, eine zweite jährliche U-Bahn-Fahrt ohne Hosen zu veranstalten.
Ve kızın tepkisi bir sonraki sene de Pantolonsuz Metro Yolculuğunu yapmak için ilham verdi.Và phản ứng của cô ta truyền cảm hứng cho tôi để làm chuyền đi tàu điện không quần hàng năm lần thứ hai.
Ve kızın tepkisi bir sonraki sene de Pantolonsuz Metro Yolculuğunu yapmak için ilham verdi.Y su reacción me inspiró a hacer un segundo "Paseo en metro sin pantalones".
Ve kızın tepkisi bir sonraki sene de Pantolonsuz Metro Yolculuğunu yapmak için ilham verdi.Η αντίδραση της κοπέλας με ενέπνευσε να κάνω και δεύτερη χρονιά την Ημέρα Χωρίς Παντελόνι στο Μετρό.
Ve kızın tepkisi bir sonraki sene de Pantolonsuz Metro Yolculuğunu yapmak için ilham verdi.И ее реакция вдохновила меня на постановку второй ежегодной Поездки без штанов в метро.
Ve kızın tepkisi bir sonraki sene de Pantolonsuz Metro Yolculuğunu yapmak için ilham verdi.Нейната реакция ме вдъхнови да направя второто годишно "Пътуване в метро без панталони".
Ve kızın tepkisi bir sonraki sene de Pantolonsuz Metro Yolculuğunu yapmak için ilham verdi.Реакція дівчини надихнула мене влаштувати другий щорічний флешмоб "У метро без штанів".
Ve kızın tepkisi bir sonraki sene deוהתגובה שלה עוררה אצלי השראה
Ve kızın tepkisi bir sonraki sene deوألهمتني ردة فعلها
Ve kızın tepkisi bir sonraki sene de個女人唧反應啓發咗我
Ve kızın tepkisi bir sonraki sene de第2回ズボンなし地下鉄乗車を行い
Ve oksitosinin stres tepkisinde yayıldığını fark ettiğinizde, sizi yardım aramaya iter.A keď je oxytocín vylúčený ako odpoveď na stres, motivuje Vás to získavať podporu.
Ve oksitosinin stres tepkisinde yayıldığını fark ettiğinizde, sizi yardım aramaya iter.E quando a oxitocina é libertada, está a motivar-nos a procurar apoio.
Ve oksitosinin stres tepkisinde yayıldığını fark ettiğinizde, sizi yardım aramaya iter.I kiedy oksytocyna jest wydany w reakcji na stres, to jest motywowanie możesz szukać pomocy.
Ve oksitosinin stres tepkisinde yayıldığını fark ettiğinizde, sizi yardım aramaya iter.스트레스에 대한 반응으로 옥시토신이 나오게 되면, 도움이 필요한 것들을 찾아다니게 되는 원동력이 돼요.
Ve oksitosinin stres tepkisinde yayıldığını fark ettiğinizde, sizi yardım aramaya iter.Och när oxytocin utsöndras under stress, motiveras du att söka stöd.
Ve oksitosinin stres tepkisinde yayıldığını fark ettiğinizde, sizi yardım aramaya iter.Y cuando la oxitocina se libera en la respuesta al estrés, te está motivando a que busques apoyo.
Ve oksitosinin stres tepkisinde yayıldığını fark ettiğinizde, sizi yardım aramaya iter.А когда окситоцин высвобождается в ответ на стресс, он мотивирует вас к поиску поддержки.
Ve oksitosinin stres tepkisinde yayıldığını fark ettiğinizde, sizi yardım aramaya iter.І коли окситоцин виділяється в реакції на стрес, це мотивує вас шукати підтримки.
Ve oksitosinin stres tepkisinde yayıldığını fark ettiğinizde, sizi yardım aramaya iter.サポートを求める<br/>動機となるのです 生理的ストレス反応は<br/>感じている事を
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.Así que esa es otra forma en la que algo muy positivo puede tener un efecto desagradable.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.A to je další příklad toho, jak se něco, co je docela pozitivní, může ošklivě zvrtnout.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.Dat is een andere manier waarop iets positiefs een lelijk bijeffect kan hebben.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.-det som kallas "låg självkänsla"- -att man tycker att man är dålig. Det finns ett samband-
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.Donc, c'est un autre moyen avec lequel quelque chose qui est plutôt positif, peut avoir un mauvais rebond.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.Este é outro exemplo de como uma coisa positiva pode ter um efeito pernicioso.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.Iată altă modalitate în care ceva pozitiv poate avea consecinţe mai puţin plăcute.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.Ily módon megint csak egy meglehetősen pozitív dolognak lehet csúnya hátulütője.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.Inilah satu bukti lagi bahwa sesuatu yang positif bisa berakibat negatif.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.I to jest kolejny sposób w jaki coś całkiem pozytywnego może się odbić w przykry sposób.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.이처럼 상당히 긍정적인 것이 고약한 부작용을 낳을 수 있는 겁니다.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.Questo è un altro esempio in cui qualcosa che è abbastanza positivo può avere delle implicazioni spiacevoli.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.Så det er endnu en måde hvorpå noget, der er ret positivt, samtidig kan være ret modbydeligt.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.Takže niečo veľmi pozitívne, sa môže obrátiť proti nám.