1908: René Lorin ilk tepkili jet motorunun patentini aldı.1908: René Lorin patents a design for the ramjet engine.
Ve bazıları orada olmamıza gerçekten çok tepkiliydi.And some of them were very resistant, actually, to being there.
Konu hakkında etkili olmanın yerine tepkiliydik.We were very reactive, as opposed to being proactive about what happened.
Hayatını kurulmasına adadığı kurumların çökertilmesine karşı tepkilidir.Desean que desaparezca la discapacidad con la que viven.
1908: René Lorin ilk tepkili jet motorunun patentini aldı.عام 1908، رينيه لورين أول من اقترح تصميم محرك نفاث.
Amerika ve İsrail'in küresel çıkarlarına karşı tepkili görüşleri ile tanınır.Znany z poglądów krytycznych wobec polityki zagranicznej USA i Izraela.
1908: René Lorin ilk tepkili jet motorunun patentini aldı.1908年: René Lorin がラムジェットエンジンの特許を取得。
Mısır'da bazı çevreler, yabancı müdahalesine karşı oldukça tepkiliydi.이집트에서는 몇 건의 군중 성폭력이 국제적인 폭넓은 관심을 받았다.
Konu hakkında etkili olmanın yerine tepkiliydik.Ale tylko reagowaliśmy, a nie zapobiegaliśmy skutkom wycieku.
Konu hakkında etkili olmanın yerine tepkiliydik.Am fost foarte reactivi, şi nu proactivi în privinţa celor întâmplate.
Konu hakkında etkili olmanın yerine tepkiliydik.Chúng ta đã cố giải quyết vấn đề chứ không phải tìm cách làm cho vấn đề không xảy ra.
Konu hakkında etkili olmanın yerine tepkiliydik.우리는 정말 활동적이었고, 무슨 일이 일어났는지 파악하기 위해 최선을 다했죠.
Konu hakkında etkili olmanın yerine tepkiliydik.Nous avons été très réactifs, aux antipodes d'être proactifs par rapport à ce qui s'était passé.
Konu hakkında etkili olmanın yerine tepkiliydik.Reaccionamos, en lugar de ser más proactivos con lo que sucedió.
Konu hakkında etkili olmanın yerine tepkiliydik.Rendkívül reaktívan viselkedtünk ahelyett, hogy proaktívak lettünk volna.
Konu hakkında etkili olmanın yerine tepkiliydik.Siamo stati molto reattivi, invece di essere proattivi su quello che è successo.
Konu hakkında etkili olmanın yerine tepkiliydik.Vi var meget reaktive, i modsætning til proaktive, omkring det, der skete.
Konu hakkında etkili olmanın yerine tepkiliydik.We waren erg reactief in plaats van pro-actief over wat er gebeurde.
Konu hakkında etkili olmanın yerine tepkiliydik.Wir waren sehr reaktiv, als Gegensatz zum proaktiv Sein aufgrund der Geschehnisse.
Konu hakkında etkili olmanın yerine tepkiliydik.Αντιδράσαμε, αντί να δραστηριοποιηθούμε σε σχέση με όσα συνέβησαν.
Konu hakkında etkili olmanın yerine tepkiliydik.Мы быстро реагировали, но не были проактивными в отношении того, что случилось.
Konu hakkında etkili olmanın yerine tepkiliydik.Реагирахме инстинктивно вместо да потърсим проактивно решение на проблема.
Konu hakkında etkili olmanın yerine tepkiliydik.הגבנו לתקלות, במקום לפעול כדי שהן לא יקרו מלכתחילה.
Konu hakkında etkili olmanın yerine tepkiliydik.كنا متفاعلين للغاية، على العكس من استباقها بخصوص ما حدث
Konu hakkında etkili olmanın yerine tepkiliydik.起こったことに対して反応的に行動しました 実際に我々が行ったことは
Ve bazıları orada olmamıza gerçekten çok tepkiliydi.Alcuni di loro hanno resistito davvero bene, in effetti, allo stare lì.
Ve bazıları orada olmamıza gerçekten çok tepkiliydi.A niektorí z nich vlastne zaujali odmietavý postoj k tomu stretnutiu.
Ve bazıları orada olmamıza gerçekten çok tepkiliydi. Bize ilk söyledikleri şuydu:Na realidade, alguns estavam muito resistentes a lá irem.
Ve bazıları orada olmamıza gerçekten çok tepkiliydi.Egyesek közülük eléggé elutasítóan álltak hozzá.
Ve bazıları orada olmamıza gerçekten çok tepkiliydi.Einige von ihnen waren ziemlich abgeneigt, dort zu sein.
Ve bazıları orada olmamıza gerçekten çok tepkiliydi.Et certains d'entre eux étaient très réticents, en fait, à être là.
Ve bazıları orada olmamıza gerçekten çok tepkiliydi.그들 중 일부는 그 여행에 아주 잘 적응했어요.
Ve bazıları orada olmamıza gerçekten çok tepkiliydi.Niektórzy z nich byli bardzo niechętni tej wyprawie.
Ve bazıları orada olmamıza gerçekten çok tepkiliydi.Sebagian dari mereka sebenarnya sangat enggan berada di sana.
Ve bazıları orada olmamıza gerçekten çok tepkiliydi.Şi câţiva dintre ei erau foarte insistenţi, de fapt, să fie acolo.
Ve bazıları orada olmamıza gerçekten çok tepkiliydi.Sommigen waren er met flinke tegenzin.
Ve bazıları orada olmamıza gerçekten çok tepkiliydi.Y algunos de ellos se resistían, realmente, a estar allí.
Ve bazıları orada olmamıza gerçekten çok tepkiliydi.Και κάποιοι από αυτούς ήταν πολύ επιφυλακτικοί και μόνο που βρίσκονταν εκεί.
Ve bazıları orada olmamıza gerçekten çok tepkiliydi.И многие из них были против этой поездки.
Ve bazıları orada olmamıza gerçekten çok tepkiliydi.Някои от тях наистина се съпротивляват да бъдат там.
Ve bazıları orada olmamıza gerçekten çok tepkiliydi.וכמה מהם מאוד התנגדו, למען האמת, להיות שם.
Ve bazıları orada olmamıza gerçekten çok tepkiliydi.وبعضهم كان في الحقيقة شديد المعارضة لأن يكون هناك.
Ve bazıları orada olmamıza gerçekten çok tepkiliydi.初めは "我々はもう既にバイオミミクリーを駆使して 細菌を使った水の浄化をしています" と言いました
Ve ben günden güne daha tepkili oluyordum.저는 점점 큰 관심을 가지게 되었습니다.
Ve ben günden güne daha tepkili oluyordum.ואני גם נהייתי יותר ויותר מתוסכל,
Ve ben günden güne daha tepkili oluyordum.وقد كان قلقي يزداد بصورة دائمة ..
Ve ben günden güne daha tepkili oluyordum.というのは 私がそこにいたのは