Ana içeriğe geç
Sözlük

tepeyi ile cümle

tepeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tepeyi düşman güçlerine terk ettiler.They abandoned the hill to enemy forces.
Tepeyi gördüm.I saw the hill.
Ve bu tepeyi çözdüğümüz diğer problemlerdeki kama gibi düşünebiliriz.And we can kind of just view it like a wedge, like we've done in other problems.
Ben de Greenwich köyüne gidip resimdeki tepeyi aradım. Fakat tepeyi bulamadım.And so I'd go down to Greenwich Village and I'd look for this hill, and I couldn't find it.
İki küçük bordürle en tepeyi de çizin.Lalenin başını belirlemek için iki küçük çizgi daha çizin.
İşte burası, matematiksel fikirlerin tepeyi aşmamızı saşladığı nokta.But that's the place where the mathematical ideas can get us over the hump.
Şu tepeyi tırmanıp daha iyi bir güzergah var mı bakayım.I climb the hill and look for a better way.
Ona iki tepeyi (anasının iki memesini emmenin veya hayır ve şerrin yolunu) gösterdik.And showed him two highways (of good and evil)?
Bir yerden başlamalıyız, başlamak için en tepeyi seçtik." dedi.We should start somewhere, and we're starting at the top."
Atinalı komutan Demosthenes, yüksek tepeyi işgal ederek stratejik bir avantaj elde etti.Demosthenes, the Athenian commander, occupied the higher hill, obtaining a strategic advantage.
Brennus tepeyi kuşatığında Romalılar ona kent için fidye ödemeyi teklif etti.Brennus besieged the hill, and finally the Romans asked to ransom their city.
Fakat Fin kuvvetleri, bu tepeyi ertesi sabah geri aldılar.Die Marines versuchten am nächsten Morgen den Hügel erneut zu erklimmen.
Muhaliflerin tepeyi geri alma girişimleri başarısız oldu.Les tentatives des cavaliers pour reprendre le village échouent.
Ordu, Kastillo yoluna bakan bir tepeyi alarak bölgeyi ateş kontrolü altına almayı sağladı.واستولوا على مجمع مسجد وعلى تلة تطل على طريق الكاستيلو، مما مكنهم من السيطرة على الطريق بنيران المدفعية.
Burada topu duvar veya yuvarlanılan tepeyi geçmek için ödünç alan olarak düşünebiliriz.Een steenmannetje wordt wel gebruikt om een pad of de top van een heuvel te markeren.
Moğollar tepeyi savunmak için büyük zayiat vermek zorunda kaldılar.Erau cruciale pentru apărarea acoperișului.
Fakat Fin kuvvetleri, bu tepeyi ertesi sabah geri aldılar.A hadsereg állítólag másnap visszafoglalta a hegyet.
Muhaliflerin tepeyi geri alma girişimleri başarısız oldu.Az egyik csoport sikertelenül tért vissza a hegyről.
Yerel gelenek, bu tepeyi Hindu destanlarından biri olan Ramayana'nın bazı olaylarıyla ilişkilendirir.Truyền thống địa phương liên kết đồi với một số sự kiện của Ramayana.
Krater, özellikleri ve hatta merkezî tepeyi gömen başka çarpmaların ejektalarıyla da örtülebilir.陨石坑也可能被其它撞击的溅射物覆盖,其形态特征甚至中央峰都会被掩埋掉。
Akış, yüksek kuvvet ve hareketlere karşı sanki katı bir tepeyi tırmanmaya çalışıyordu ve enerji kaybediyordu.俗好武習戰,高尚氣力,其升山赴險,抵突叢棘。
Yerel gelenek, bu tepeyi Hindu destanlarından biri olan Ramayana'nın bazı olaylarıyla ilişkilendirir.Lokalna legenda povezuje ta hrib z nekaterimi dogodki iz Ramajane, enega velikih hindujskih epov.
Askerler tepeyi tırmandıktan sonra yuvarlanıp, kayarak aşağıya indiler.Po vrvi sta splezali navzgor in se skrili.
Ben de Greenwich köyüne gidip resimdeki tepeyi aradım.Dus ging ik naar Greenwich Village en zocht naar deze heuvel.
Ben de Greenwich köyüne gidip resimdeki tepeyi aradım.E così sono andato a Greenwich Village e ho cercato questa collina.
Ben de Greenwich köyüne gidip resimdeki tepeyi aradım. Fakat tepeyi bulamadım.Je suis donc allé à Greenwich Village, j'ai cherché cette colline, sans jamais la trouver.
Ben de Greenwich köyüne gidip resimdeki tepeyi aradım. Fakat tepeyi bulamadım.Khi đến làng Greenwich và tìm ngọn đồi này, tôi không thể tìm thấy nó.
Ben de Greenwich köyüne gidip resimdeki tepeyi aradım. Fakat tepeyi bulamadım. Palmiye ağacını da bulamadım.Así que fui al Greenwich Village y busqué esa colina; pero no la encontré y tampoco encontré esa palmera.
Ben de Greenwich köyüne gidip resimdeki tepeyi aradım.저는 그리니치 빌리지로 내려가서 이 언덕을 찾아봤습니다.
Ben de Greenwich köyüne gidip resimdeki tepeyi aradım.Și așa coboram către Greenwich Village și căutam acest deal.
Ben de Greenwich köyüne gidip resimdeki tepeyi aradım.Und so bin ich runter ins Greenwich Village gegangen, um nach diesem Hügel zu schauen.
Ben de Greenwich köyüne gidip resimdeki tepeyi aradım.Więc poszedłem do Greenwich Village i szukałem tego wzgórza.
Ben de Greenwich köyüne gidip resimdeki tepeyi aradım.Οπότε και εγώ πήγαινα στο Γκρίνουιτς Βίλατζ και έψαχνα γι' αυτόν το λόφο.
Ben de Greenwich köyüne gidip resimdeki tepeyi aradım.И така, слизах до Грийнуич Вилидж и търсех този хълм.
Ben de Greenwich köyüne gidip resimdeki tepeyi aradım.Поэтому я иду по Гринвич-Виллидж и ищу этот холм.
Ben de Greenwich köyüne gidip resimdeki tepeyi aradım.וכך הלכתי לגריניץ' ויליג' וחיפשתי את הגבעה הזו.
Ben de Greenwich köyüne gidip resimdeki tepeyi aradım.و أذهب إلى قرنيش فيلج لأبحث عن هذه التلة.
Ben de Greenwich köyüne gidip resimdeki tepeyi aradım.ありませんでした あのヤシの木も
Birinci tepeyi gösteren bu çemberin yarıçapının (Vw x Ts) olduğunu bulmuştuk.이 반지름을 따른 거리는
Birinci tepeyi gösteren bu çemberin yarıçapının (Vw x Ts) olduğunu bulmuştuk.המרחק הרדיאלי הזה, כפי שכבר
Fakat tepeyi bulamadım.E non sono riuscito a trovarla.
Fakat tepeyi bulamadım.Ich konnte ihn nicht finden.
Fakat tepeyi bulamadım.Ik kon hem niet vinden.
Fakat tepeyi bulamadım.I nie mogłem go znaleźć.
Fakat tepeyi bulamadım. Palmiye ağacını da bulamadım.결국 찾지 못했죠. 저 야자수도 찾지 못했습니다.
Fakat tepeyi bulamadım. Palmiye ağacını da bulamadım.ולא הצלחתי למצוא אותה. ולא הצלחתי למצוא את עץ הדקל הזה.
Fakat tepeyi bulamadım. Palmiye ağacını da bulamadım.و لا أجدها. ولم أجد حتى هذه النخلة.
Fakat tepeyi bulamadım. Palmiye ağacını da bulamadım.ヤシの木はどうなったのでしょう?
Fakat tepeyi bulamadım.Și nu l-am putut găsi.
Fakat tepeyi bulamadım.Και δεν μπορούσα να τον βρω.
Fakat tepeyi bulamadım.И не могу найти его.
Fakat tepeyi bulamadım.Не можех да го намеря.
İşte burası, matematiksel fikirlerin tepeyi aşmamızı saşladığı nokta.Aber das ist die Stelle, wo uns die mathematischen Ideen über den Berg bringen können.
İşte burası, matematiksel fikirlerin tepeyi aşmamızı saşladığı nokta.Ale to je to miesto, kde nám matematické nápady pomôžu ocitnúť sa za vodou.
İşte burası, matematiksel fikirlerin tepeyi aşmamızı saşladığı nokta.A to je to místo, kde nám mohou pomoci matematické principy.
İşte burası, matematiksel fikirlerin tepeyi aşmamızı saşladığı nokta.A tukaj nam lahko matematične zamisli pomagajo premagati oviro.
İşte burası, matematiksel fikirlerin tepeyi aşmamızı saşladığı nokta.Dar acela este momentul în care ideile matematice ne pot trece peste obstacol.
İşte burası, matematiksel fikirlerin tepeyi aşmamızı saşladığı nokta.De pont itt tudjuk segítségül hívni a matematikát, hogy az akadályt legyőzzük.
İşte burası, matematiksel fikirlerin tepeyi aşmamızı saşladığı nokta.바로 그 난감한 과정에서 수학 이론이 빛을 발휘합니다.
İşte burası, matematiksel fikirlerin tepeyi aşmamızı saşladığı nokta.Maar dat is waar wiskundige ideeën ons over de horde heen kunnen helpen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod