Önemli bir ortalama alan teorisi örneğidir.Ein sehr durchschnittlicher Tatort.
Bloch teorisi, ilk defa Felix Bloch tarafından önerilmiştir.Magnonen wurden zuerst durch Felix Bloch als theoretisches Konzept eingeführt.
Sanat teorisi üzerine pek çok yazı yazmıştır.Er verfasste mehrere Schriften zur Kunstgeschichte.
Flogiston teorisi yıkılmıştı artık.Das Revolver-Patent von Colt war bereits ausgelaufen.
Bu fikirler Sürekli Devrim Teorisinin özünü oluşturur.Der Begriff ist Bestandteil der Revolutionstheorie.
Arşiv teorisi ilk defa onun tarafından dile getirildi.La théorie archivistique a été formulée pour la première fois par lui.
En çok bilinen çalışmaları Brill–Noether teorisi ve AF+BG teoremidir.Ses résultats les plus connus sont le théorème de Brill-Noether et le théorème AF+BG.
Sadece Einstein'ın teorisi deney ve gözlemlerle tutarlı olduğunu kanıtladı.Seule la théorie d'Einstein se montra compatible avec les expériences et les observations.
Yerçekimi dalgaları, Einstein'ın teorisinin doğrudan bir sonucudur.Les ondes gravitationnelles sont une conséquence directe de la théorie d'Einstein.
Big Bang teorisi kozmolojiye yeni meseleler getirmişti.Le Big Bang amène de nouvelles questions en cosmologie.
Dalton, maddenin atom teorisinin bu düzeni mükemmel bir şekilde açıklayabileceğini fark etti.Dalton trouvait qu'une théorie atomique de la nature expliquait bien ce phénomène.
Rudolf Clausius'un kinetik teorisi, Avogadro'nun yasasını destekleyen başka bir kanıt sundu.Avec sa théorie cinétique des gaz, Rudolf Clausius put fournir une nouvelle confirmation de la loi d'Avogadro.
Bu Newton'un renk teorisi olarak bilinir.C'est ce qu'on appelle la théorie de la couleur de Newton.
Sosyal sözleşme teorisindeki çalışmaları ile tanınmıştır.On entend nier la théorie du Contrat Social.
Emisyon teorisi ile en çok anılan isim Isaac Newton’dur.Le nom le plus souvent associé à la théorie de l'émission est Isaac Newton.
Şu halde muhtemelen evren GUT teorisinin uygulanma alanı bulduğu bir evre geçirmiş olmalıdır.Il est donc probable que l’Univers ait connu une phase où la théorie grand unifiée était de mise.
Bu hipotez akraba seçilimi teorisinin genişletilmiş halidir.Cette hypothèse est une extension de la théorie de la sélection de parentèle.
Böylece emitör teorisi elektrodinamik ve mekaniği basit bit Newton teorisi ile kombine eder.Donc, ces théories combinent l'électrodynamique et la mécanique à une théorie newtonienne.
1738 - Daniel Bernoulli,kinetik teorisini başlatan “ Hydrodynamica “ yayınlar.1738 – Daniel Bernoulli publie Hydrodynamique, introduisant la théorie cinétique des gaz.
Araştırması esas olarak analiz ve sayılar teorisi üzerineydi.Ils portent principalement sur l'analyse et sur la théorie des nombres.
Burada karar teorisi, maliyet yarar analizi ve ticaret hukuku üzerine öğrenim gördü.Il étudie la théorie du choix rationnel, l'analyse coût avantage et le droit commercial international.
Hepsi "eski kuantum teorisi" olarak anılıyordu.Elles sont connues sous la désignation d'ancienne théorie quantique.
Paul Dirac 1928 yılında elektromanyetizmanın relativistik kuantum teorisini üretti.En 1928, Paul Dirac a écrit une théorie quantique relativiste de l'électromagnétisme.
1925 yılında, Semyonov, arkadaşı Yakov Frenkel ile birlikte gazların kinetik teorisi üzerinde çalıştı.En 1925, Semionov, avec Yakov Frenkel, étudie la cinétique de la condensation et de l'absorption de vapeurs.
1935'te mezonlar teorisini ortaya atmıştır.En 1950, Lacan théorise le signifiant.
1939 yılında ilk kitabı olasılık teorisini ortaya çıkarmıştır.En 1913, il suggère l'hypothèse d'état d'équilibre.
Standart Model teorisi elektro-manyetiği ve zayıf etkileşimleri birleştirir.L'interaction électrofaible est l'interaction qui unifie l'électromagnétisme et l'interaction faible.
Fakat Toschi'yi bu teorisine inandıramadı.Himaruya n'a rien confirmé de cette théorie.
Kitapları zamanın müzik teorisiyle ilgilidir.Cet ouvrage marqua l'histoire de la théorie musicale.
1907 yılında, Einstein hala sekiz yıl uzakta olan genel görelilik teorisini tamamladı.En 1907, Einstein en a encore pour 8 ans avant de donner une forme finale à la relativité générale.
Dolayısıyla soğurucu teorisi bu noktayı düzeltmek için formüle edildi.Donc, la théorie de l'absorbeur fut formulée comme une tentative pour corriger ce point.
Hatta Türkçe ders kitaplarında bu buluşları Ginzburg-Landau teorisi olarak geçmektedir.L'équation de London peut se déduire de la théorie de Ginzburg-Landau.
Ayrıca çözülemeyen sonsuzluklar sorunu bu göreli kuantum teorisi ile geliştirdi.Cependant, le problème des infinis insolubles apparut dans sa théorie quantique relativiste.
Onlar çünkü onların genel görelilik teorisinin fiziksel uygulamaları önemlidir.Elles sont importantes à cause de leurs applications physiques à la théorie de la relativité générale.
Bu da yansıma teorisini desteklemektedir.Ceci appui la théorie proposée.
Onun teorisine göre, çok büyük bozonlar (mezonlar) iki nükleon arasındaki etkileşime aracılık eder.Selon sa théorie, des bosons massifs (mésons) servent de médiateurs à l'interaction entre deux nucléons.
Demokrasi Teorisine Geri Dönüş, 1987.Introduction aux théories politiques, 1987.
Kolejin en ünlü profesörü, modern atom teorisini geliştiren John Dalton'dur.John Dalton est le créateur incontesté de la théorie atomique.
1948 - Claude Elwood Shannon; bilgi teorisini kurar.1978: Claude E. Shannon, créateur de la théorie de l'information quantitative.
İşte Galois teorisinin basit bir özeti.C'est le théorème fondamental de la théorie de Galois.
Sanat teorisi üzerine pek çok yazı yazmıştır.Il fut l'auteur de nombreux textes sur la théorie musicale.
Jeffrey A. Harvey, Emil Martinec, ve Ryan Rohm ile Gross, heterotik sicim teorisini formüle etti.Gross, avec Jeff Harvey, Emil Martinec et Ryan Rohm, a aussi créé la théorie des cordes hétérotique.
Fermi'nin teorisi inanılmaz etkiler yaratmıştır.L'intuition de Fermat est exacte.
Ayrıca oyun teorisi üzerine araştırmalar yayımladı.Il a aussi travaillé sur la Théorie des jeux.
Ancak bu durum evrim teorisine terstir.Ce sont là des considérations importantes pour la théorie de l'évolution.
Walther Hermann Nernst 1888'de volta hücresinin elektromotor kuvvetinin teorisini geliştirdi.Hermann Nernst développa la théorie des forces électromotrices dans les piles voltaïques en 1888.
Hocalığında en yeni konulardan Lebesgue integrali teorisi üzerine bir ders verdi.Il y donne notamment un cours sur la théorie naissante de l'intégrale de Lebesgue.
Pascal, De l'Esprit géométrique eserini bir tanım teorisi geliştirmek için de kullanmıştır.Pascal développe enfin, dans De l’Esprit géométrique…, une théorie de la définition.
Mükemmel sayı, sayılar teorisinde, kendisi hariç pozitif tam bölenlerinin toplamı kendisine eşit olan sayı.Les nombres parfaits, qui sont égaux à la somme de leurs diviseurs entiers naturels sauf lui-même.
"Aktör Ağ Teorisi (Actor Network Theory)".Article détaillé : Théorie de l'acteur-réseau.
1827 - William Rowan Hamilton, Işık Sistemleri Teorisi'ni hazırladı.1827 : Le mathématicien et physicien irlandais Rowan Hamilton présente sa Théorie des systèmes de rayons.
Ay teorisi, Ay'ın hareketlerini hesaplamaya çalışır.On appelle équation lunaire la détermination des phases de la Lune.
Mimarlık teorisi antik çağlardan beri farklı biçimlerde varolmuştur.Le matérialisme s'est développé sous une forme mécaniste dès l'Antiquité.
Bayes olasılık teorisine Fransız matematikçi Pierre-Simon Laplace (1749-1827) öncülük etmiştir.Elle doit son nom au mathématicien et astronome Pierre-Simon de Laplace (1749-1827).
Antik zamanlardan bu yana birçok Yerçekimi teorisi ortaya atılmıştır.Plusieurs explications sont avancées dès l'Antiquité.
G=T teorisinin tersidir.G est alors un théorème.
Fiyat teorisiyle ilgilenir.La théorie de la valeur.
Ayna evresi, Jacques Lacan'ın psikanaliz teorisinde bir konsepttir.En psychanalyse, le signifiant est un concept clef de l'édifice théorique de Jacques Lacan.
Darwin, evrim teorisini geliştirdi.Darwin desarrolló la teoría de la evolución.
Gerçekten onun teorisinde hiçbir hata bulamam.Realmente no puedo encontrar ningún error en su teoría.