Bu teorik açıklama biçimi benzer şekilde, altyapı-üstyapı meselesinde de görülür.ספק של מקלדות כאלה צריך ידע באופטומטריה.
1967 yılından 1975 yılına kadar Anderson, Cambridge Üniversitesi'nde teorik fizik profesörlüğü yaptı.בשנים 1967–1975 שימש אנדרסון כפרופסור לפיזיקה תאורטית באוניברסיטת קיימברידג'.
Alanları teorik ve pratik disiplinlere ayrılabilir.Компютърните науки могат да бъдат разделени на теоретични и практически дисциплини.
Bir dizi hiperseksüaliteyi açıklamak veya tedavi etmek amacıyla bazı teorik modeller kullanılmıştır.Голям брой теоретични модели са били използвани за обяснение дори лечение на хиперсексуалност.
Bu tür teorik uygarlıklar, insanların iletişme geçemeyeceği derece değişmiş bireylerden oluşur.Теоретично такива цивилизации може да са се променили толкова много, че комуникацията да се окаже невъзможна.
Alan Turing teorik bilgisayar bilimi ve yapay zekanın kurucusu olarak kabul edilmektedir.Алън Тюринг се смята за баща на теоретичната информатика и теорията на изкуствения интелект.
Sikke teorik bir değerle 1/72 Roman pound'u (yaklaşık 4.5 gram) ölçü alınarak basıldı.Теглото ѝ било 1/72 от римския фунт (4,55 г).
1907'de Der Kampf adlı teorik bir dergi yayınlanmaya başladı.През 1907 г. започва издаването на списание, което продължава.
1964 senesinde Yale Üniversitesi'nde teorik kimya bölümünü kurdu.През 1964 г. той основава отдела по теоретична химия в Йейл.
Teorik olarak, gıda zehirlenmeleri %100 oranında önlenebilir.Тоест можем да се определи в коя половина е отровата.
Merkez Komitesinin teorik olarak en az altı ayda bir toplanması gerekmektedir.Проверката на прибора трябва да се прави поне веднъж на 6 месеца.
Teorik olarak, gıda zehirlenmeleri %100 oranında önlenebilir.U teoriji je trovanje hranom 100% moguće prevenirati.
B sınıfı amplifikatörlerin ölçülmüş en büyük teorik değeri %78.5 tir.U idealnim uvjetima faktor iskorištenja pojačala snage u B klasi je oko 78,5%.
Bu noktaya kadar sadece teorik sonuçlar elde edildi.Do te godine imali su samo teoretski značaj.
Burada teorik fizikçi Ludwig Boltzmann ile çalıştı.Tu ju je podučavao istaknuti fizičar Ludwig Boltzmann.
Bu yüzden Planck uzunluğu araştırmaları çok teoriktir.Zbog toga je Planckova duljina uglavnom teoretska vrijednost.
Roma kralı seçilen kişin teorik olarak Papa tarafından taç giydirilmesini talep edebilirdi.Nakon izbora kralj rimljana je teoretski mogao da nosi titulu car tek nakon što bi bio okrunjen od pape.
Roma'dayken Fermi ve grubu fiziğin teorik ve pratik alanlarına birçok önemli katkıda bulundu.Počas ich práce v Ríme Fermi a jeho skupina významne prispeli mnohým praktickým a teoretickým aspektom fyziky.
Aynı zamanda kimyasal reaksiyonların teorik çalışmaları üzerine Roald Hoffmann ile yakın çalışmıştır.Vedľa toho spolu s Roaldom Hoffmannom pracoval na teórii chemickej reakcie.
Martinus Justinus Godefriedus Veltman (Waalwijk 27 Haziran 1931 doğumlu), Hollandalı bir teorik fizikçi.Martinus Justinus Godefriedus Veltman (* 27. jún 1931, Waalwijk, Holandsko) je holandský teoretický fyzik.
Bu farka "fizik tarihindeki en kötü teorik tahmin" denmiştir!Táto udalosť je preto známa ako „najhoršia predpoveď vo fyzike”.
Teorik olarak, bir kişi aynı anda en fazla on adet pasaport tutabilir.Jedna karta môže naraz uchovávať až tri časové cestovné lístky.
Oyunun anakarakteri M.İ.T.'den Doktorası olan Teorik Fizikçi Gordon Freeman.Na stanicu prichádza Gordon Freeman, doktor v oblasti teoretickej fyziky.
Sheldon, Caltech'de teorik fizikçi olarak çalışmaktadır.Pracuje ako astrofyzik vo Fyzikálnom ústave v Caltech.
Genel denge teorisi teorik ekonominin bir dalı.Normatívna ekonómia je smer ekonomickej teórie.
Teorik bilgisinin büyük bir kısmını kendi başına çalışarak kazandı.Väčšinu matematických poznatkov sa naučil sám.
Teorik Buhar sıkıştırmalı çevrim gerçek anlamda sistemlere tam olarak uygulanamamaktadır.Magnetron sa priamo nedá regulovať v tom pravom slova zmysle.
Başka bir deyişle zamansal nedensellik döngüsü, neden-sonuç zincirinin dairesel olduğu teorik bir olgudur.To znamená, že existuje nový sektor teórie, ktorý je zodpovedný pre prerušenie.
Ancak tüm bu çalışmalar teorik düzeyde kalmış, uygulamaya geçirilmemiştir.Vse to pa je bila le teorija in je praktično niso preskusili.
Roma'dayken Fermi ve grubu fiziğin teorik ve pratik alanlarına birçok önemli katkıda bulundu.V tem času je Fermijeva skupina dala pomemben prispevek k mnogim praktičnim in teoretičnim vidikom fizike.
Kitapta, teorik önsözden sonraki 4 bölümde sifon çeşitleri anlatılır.Nekaj teorij je opisanih v naslednjih odstavkih.
Michigan Üniversitesi teorik fizik konusunda artık geri planda değildi.Vendar seveda nisem hotel vedeti ničesar več o reviji Acta Mathematica.
Gaz fazında, Bose–Einstein yoğuşması onaylanmamış teorik tahmin olarak kalmıştı.V statistični fiziki je bilo njegovo raziskovanje Bose-Einsteinove kondenzacije neidealnega plina zelo plodno.
Kara deliğin olay ufkunda teorik olarak zaman tümüyle durmaktadır.Črvina teoretično dopušča časovno potovanje.
Bir süre sonra şiiri bıraksa da teorik yazılarını ömrünün sonuna kadar sürdürdü.S pisanjem poezije in dramatike se je ukvarjal do konca svojega življenja.
Bu konu büyük bir teorik ve pratik araştırma alanı açmıştır.Temu je sledil izreden teoretični in eksperimentalni razmah področja.
Hidrokarbonlar teorik bakımdan da önemlidir.Anglies planetos Taip pat teorinis tipas.
Tabi bu teoriktir.Meno teoretikas.
Witten teorik fiziğe geniş katkılar yapmıştır.Edvardas Vitenas daug prisidėjo prie teorinės fizikos.
Sestertius'un ağırlığı teorik olarak 1 scripulum'dur (yaklaşık 1.125 gram).Teoriškai ji svėrė vieną skrupulą (scrupulum, apie 1,125 gramo).
Şansölyenin atanması teorik olarak tümüyle devlet başkanının özgür tercihine bağlıdır.Šie saugikliai teoriškai turėtų padėti prezidentui būti nepriklausomam.
1928'de Zürih Federal Politeknik okulunda teorik fizik profesörlüğüne tayin edildi.1928 m. buvo paskirtas Ciuricho Federalinio technologijų instituto teorinės fizikos profesoriumi.
1885 yılında Planch, Kiel Üniversitesi’nde teorik fizik alanına doçent olarak atandı.1885 m. Plankas buvo paskirtas teoretinės fizikos docentu Kylio universitete.
Bu okulda teorik bilgiler, tecrübe ile elde edilenlerle beraber verilmiştir.Mokykla kompiuterizuota, aprūpinta naujausiomis priemonėmis.
Kütleli nötrinoların fiziği halen aktif bir teorik ve deneysel araştırma konusu.Sunkių neutrinų fizika yra aktyviai tyrinėjama tiek teoriškai, tiek ir eksperimentiškai.
Teoriksel bakış açısından, katılımcının Heinz'ın ne yapması gerektiği hakkında ne düşündüğü önemli değildir.Teoreetilisest vaatekohast lähtuvalt, ei ole tähtis mida arvavad osalejad selle kohta mida Heinz peaks tegema.
Ancak kozmolojik sabit, teorik ve ampirik bir ilgi konusu olarak kaldı.Sellegipoolest jäi kosmoloogiline konstant püsima teoreetilisse ning empiirilisse huviorbiiti.
Martinus Justinus Godefriedus Veltman (Waalwijk 27 Haziran 1931 doğumlu), Hollandalı bir teorik fizikçi.Martinus Justinus Godefriedus Veltman (sündinud 27. juunil 1931 Waalwijkis) on hollandi füüsik.
Bu yüzden bu alt alanlar bütünüyle teorik linguistik olarak adlandırılır.Tundub, et selleks on tarvis vähemalt keele kui terviku üldist teooriat.
Bu uyuşmazlığa "fizik tarihinin en kötü teorik tahmini" denmiştir!.Seda ebakõla on kutsutud kui "füüsika ajaloo halvimaks teoreetiliseks ennustuseks".
Elektromanyetik radyasyonun teorik temelleri 1860 ve 1870'lerde James Clerk Maxwell tarafından atılmıştı.Elektromagnetkiirguse teoreetilise baasi täiendas James Clerk Maxwell 1860.–1870. aastatel.
1963'te teorik fizik alanında doktorasını aldı ve 1966 yılında Utrecht Üniversitesi'nde profesör oldu.Ta kaitses 1963 doktorikraadi teoreetilises füüsikas ja sai 1966 Utrechti Ülikooli professoriks.
Bu alandaki araştırmalar sadece teorik sorular hakkında bilgi sunmaz.Praegu otsivad reaalsuse tundmatuid omadusi ainult teooriad.
Tabi bu teoriktir.Teoreem Ü.
Oyunun anakarakteri M.İ.T.'den Doktorası olan Teorik Fizikçi Gordon Freeman.Mängu peaosaliseks on füüsikateoreetik Gordon Freeman.
Bunlara ek olarak, teorik bilgisayar bilimiyle ilgili birkaç alt dalda daha katkıda bulunmuştur.Lisaks on ta andnud olulise panuse mitmes erinevas teoreetilise arvutiteaduse valdkonnas.
Bunların bir kısmı teorik çalışmalar, bir kısmı ise bilim kurgu denemeleriydi.Mõned on nii fundamentaalsed, et need peaaegu määratlevad teadust.
Bu tüm pozlar birer teorik problemlerdir.Samalaadsed kitsendused on teoreetiliste probleemide lahendustel.
Makroskopik bir nesnenin optik kaldırma da teorik olarak mümkündür.Negatiivne utilitarism on tõesti teoreetiliselt võimalik.
Teorik olarak DNA'da iki çeşit palindromik dizi olabilir.DNA-l on kaks palindroomse järjestuse võimalust.