Ana içeriğe geç
Sözlük

tenis ile cümle

tenis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tenis Kortu Andı'nı içtiler.그리고 그들은 테니스 코트의 서약 (The Tennis Court Oath) 을 선언했습니다.
Tenis Kortu Andı'nı içtiler.Und sie legten den Tennisplatz-Eid ab.
Tenis Kortu Andı'nı içtiler.Вони проголосили клятву в залі для гри у м'яч,
Tenis Kortu Andı'nı içtiler.Третото съсловие обявява, забележете, "Клетвата на тенис кортовете"
Tenis Kortu Andı'nı içtiler.והם הכריזו על "שבועת מגרש הטניס"
Tenis Kortu Andı'nı içtiler.وأعلنوا عن قسم ملعب التنس
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --Abbiamo un campo da tennis, una piscina, una sala di proiezione
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --Avem un teren de tenis, o piscină, o sală de cinema --
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --Chúng tôi có một sân quần vợt, một bể bơi, một phòng chiếu phim --
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --Kami memiliki lapangan tenis, kolam renang, ruang pemutaran film --
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --Máme tenisové hřiště, bazén, promítací místnost --
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --Máme tu tenisový kurt, bazén, premietaciu miestnosť...
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --Mamy kort tenisowy, basen, kino --
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --Nous avons tennis, piscine, cinéma...
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --"Tenemos cancha de tenis, piscina, sala de cine...
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --Van egy teniszpályánk, egy úszómedencénk, egy vetítőtermünk --
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --Wir haben einen Tennisplatz, eine Schwimmanlage, einen Raum für Filmvorführungen -
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --Έχουμε ένα γήπεδο αντισφαίρισης, μια πισίνα, ένα σινεμά --
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --Имаме тенис корт, плувен басейн, стая за скрийнинг...
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --У нас есть теннисный корт, бассейн, кинозал...
Tenis kulübünde, Baek seung Jo'yu takip eden kız..Au club de tennis, la fille qui suit Baek Seung Jo partout.
Tenis kulübünde, Baek seung Jo'yu takip eden kız..Di klub Tenis, gadis yang ikut disekitar Baek Seung Jo.
Tenis kulübünde, Baek seung Jo'yu takip eden kız..In clubul de tenis, fata care tot umbla dupa Baek Seung Jo.
Tenis kulübünde, Baek seung Jo'yu takip eden kız..In dem Tennis Club,das Mädchen,das Baek Seung jo immer hinter her geht.
Tenis kulübünde, Baek seung Jo'yu takip eden kız..In de tennisclub, het meisje die Baek Seung Jo achterna loopt.
Tenis kulübünde, Baek seung Jo'yu takip eden kız..I tennis kubben, tjejeb som följer efter Baek Seung Jo runt.
Tenis kulübünde, Baek seung Jo'yu takip eden kız..Nel club di tennis, la ragazza che va dietro a Baek Seung Jo.
Tenis kulübünde, Baek seung Jo'yu takip eden kız..To dievča v tenisovom klube, ktoré chodilo za Baek Seung Jo-om.
Tenis kulübünde, Baek seung Jo'yu takip eden kız..Trong câu lạc bộ tennis, cái đứa cứ bám theo Baek Seung Jo suốt đó.
Tenis kulübünde, Baek seung Jo'yu takip eden kız..W klubie tenisa, dziewczyna, która ugania się za Baek Seung Jo.
Tenis kulübünde, Baek seung Jo'yu takip eden kız..Στη λέσχη τέννις, το κορίτσι που ακολουθούσε παντού τον Μπεκ Σουνγκ Τζο.
Tenis kulübünde, Baek seung Jo'yu takip eden kız..В клубът по тенис, момичето, което пресладва Бек Сън Джо наляво-надясно.
Tenis kulübünde, Baek seung Jo'yu takip eden kız..Девушку из теннисного клуба, которая по пятам ходит за Бэк Сын Чжо.
Tenis kulübünde, Baek seung Jo'yu takip eden kız..في نادي التنس, الفتاة التي تلاحق بيك سيونغ جو
Tenis kulübünde, Baek seung Jo'yu takip eden kız..あんたも聞いたの?その噂ホント?
Tenis oynarken kendinizi çok fazla zorlarsanız, dizlerinizdeki kıkırdak hasar görür ve kendini yenilemez.Chơi tennis quá độ, trên đầu gối, hủy hoại sụn và sụn cũng hoàn toàn mất đi.
Tenis oynarken kendinizi çok fazla zorlarsanız, dizlerinizdeki kıkırdak hasar görür ve kendini yenilemez.Graj zbyt długo w tenisa, a chrząstki w twoich stawach zostaną bezpowrotnie uszkodzone.
Tenis oynarken kendinizi çok fazla zorlarsanız, dizlerinizdeki kıkırdak hasar görür ve kendini yenilemez.Ha az ember túlságosan megerőlteti a térdét, és tönkreteszi a porcot, a porc nem nő vissza.
Tenis oynarken kendinizi çok fazla zorlarsanız, dizlerinizdeki kıkırdak hasar görür ve kendini yenilemez.Hraní tenisu je náročné na kolena, zničí vám chrupavky, chrupavky se neobnoví.
Tenis oynarken kendinizi çok fazla zorlarsanız, dizlerinizdeki kıkırdak hasar görür ve kendini yenilemez.Jouez au tennis trop intensément détruit le cartilage de vos genoux, le cartilage ne revient jamais.
Tenis oynarken kendinizi çok fazla zorlarsanız, dizlerinizdeki kıkırdak hasar görür ve kendini yenilemez.테니스를 너무 열심히 하면 무릎 연골이 손상됩니다. 이때 손상된 연골 역시 살아나지 않습니다.
Tenis oynarken kendinizi çok fazla zorlarsanız, dizlerinizdeki kıkırdak hasar görür ve kendini yenilemez.Spela tennis för hårt för dina knän, förstör dina menisker, brosket kommer aldrig tillbaka.
Tenis oynarken kendinizi çok fazla zorlarsanız, dizlerinizdeki kıkırdak hasar görür ve kendini yenilemez.Spil tennis for voldsomt, ødelæg brusken i dine knæ, den brusk får du aldrig igen.
Tenis oynarken kendinizi çok fazla zorlarsanız, dizlerinizdeki kıkırdak hasar görür ve kendini yenilemez.Übertreiben Sie es beim Tennis, ruinieren Sie sich die Knie, Ihren Knorpel, der Knorpel kommt nie zurück.
Tenis oynarken kendinizi çok fazla zorlarsanız, dizlerinizdeki kıkırdak hasar görür ve kendini yenilemez.Занадто завзято зіграйте у тенніс, і ви пошкодите хрящ в коліні, який ніколи не відновиться.
Tenis oynarken kendinizi çok fazla zorlarsanız, dizlerinizdeki kıkırdak hasar görür ve kendini yenilemez.Играйте тенис твърде усилено, с коленете, съсипете хрущялите си, хрущялът никога няма да се възстанови.
Tenis oynarken kendinizi çok fazla zorlarsanız, dizlerinizdeki kıkırdak hasar görür ve kendini yenilemez.Поиграв чересчур усердно в теннис, порвёте хрящ на колене - он никогда не восстановится.
Tenis oynarken kendinizi çok fazla zorlarsanız, dizlerinizdeki kıkırdak hasar görür ve kendini yenilemez.משחק טניס חזק מדי הורס את הסחוס בברכיים, הסחוס לעולם לא יחזור.
Tenis oynarken kendinizi çok fazla zorlarsanız, dizlerinizdeki kıkırdak hasar görür ve kendini yenilemez.إلعب التنس بقسوة، و بشدة على ركبتيك، و ستتلف الغضاريف الخاصة بها، هذه الغضاريف لن تعود مرة أخرى.
Tenis oynarken kendinizi çok fazla zorlarsanız, dizlerinizdeki kıkırdak hasar görür ve kendini yenilemez.元には戻りません 動脈は詰まる 脳にはモノが溜まる
Üzerimde hastane önlüğü vardı. Ve ayaklarımda da birisinin verdiği tenis ayakkabıları vardı.Miałam na sobie szpitalny fartuch i tenisówki, które ktoś mi oddał.
Uzun süre tenis sahasında çalıştınDolgo časa si igrala tenis, res si se naprezala.
Uzun süre tenis sahasında çalıştınDu hast Tennis sehr hart für eine lange Zeit geübt.
Uzun süre tenis sahasında çalıştınDu tränade tennis ganska så hårt för en lång tid.
Uzun süre tenis sahasında çalıştınEm đã chơi tennis rất lâu.
Uzun süre tenis sahasında çalıştınJe trainde heel hard met tennissen voor een lange tijd.
Uzun süre tenis sahasında çalıştınKau berlatih tenis sangat keras dalam waktu yang lama.
Uzun süre tenis sahasında çalıştınTe-ai antrenat puternic la tenis pentru mult timp.
Uzun süre tenis sahasında çalıştınTi sei allenata così tanto a tennis e per tanto tempo.
Uzun süre tenis sahasında çalıştınTrenowałaś tenisa bardzo ciężko przez długi czas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod