Ana içeriğe geç
Sözlük

tenis ile cümle

tenis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Sahip olduğum diğer bacak, tenis için, softbol için.Đó là một chân khác tôi dùng cho, quần vợt và bóng mềm.
Sahip olduğum diğer bacak, tenis için, softbol için.Esta são outras pernas que eu tenho para ténis e softball.
Sahip olduğum diğer bacak, tenis için, softbol için.Estas son otras piernas que yo tengo para practicar tenis y softball.
Sahip olduğum diğer bacak, tenis için, softbol için.Ezt a lábat olyasmikhez használom, mint a tenisz vagy a softball.
Sahip olduğum diğer bacak, tenis için, softbol için.다른쪽 다리에요. 마치 테니스와 소프트볼용 같죠
Sahip olduğum diğer bacak, tenis için, softbol için.Queste sono altre gambe che uso per il tennis, il softball, eccetera.
Sahip olduğum diğer bacak, tenis için, softbol için.Te nogi są do tenisa i softballu.
Sahip olduğum diğer bacak, tenis için, softbol için.To je další noha, kterou mám na tenis a softbal.
Sahip olduğum diğer bacak, tenis için, softbol için.Toto je protéza, ktorú mám na tenis, softbal a tak.
Sahip olduğum diğer bacak, tenis için, softbol için.Αυτό είναι ένα άλλο πόδι που έχω για, τένις και μπέιζμπολ.
Sahip olduğum diğer bacak, tenis için, softbol için.Това е един друг крак, който имам за тенис и софтбол.
Sahip olduğum diğer bacak, tenis için, softbol için.Это еще одна нога у меня для тенниса и софтболла.
Sahip olduğum diğer bacak, tenis için, softbol için.זאת עוד רגל שיש לי בשביל טניס וסופטבול.
Sahip olduğum diğer bacak, tenis için, softbol için.هذه هي الرجل الأُخرى .. وهي للعب التنس .. والبيسبول
Sahip olduğum diğer bacak, tenis için, softbol için.緩衝装置が入っていて、飛び回ると
Seung Jo'nun evinden ayrıldığından beri, Tenis klübüne de sadece Seung Jo'yu görmek için gelmemiş miydin?Ända sen Seung Jo lämnade sitt hus, den enda platsen du kan träffa Seung Jo är tennis klubben, visst?
Seung Jo'nun evinden ayrıldığından beri, Tenis klübüne de sadece Seung Jo'yu görmek için gelmemiş miydin?Da quando Seung Jo se ne è andato di casa, l'unico posto dove lo puoi incontrare è al club di tennis, vero?
Seung Jo'nun evinden ayrıldığından beri, Tenis klübüne de sadece Seung Jo'yu görmek için gelmemiş miydin?Depuis que Seung Jo a quitté sa maison, la seule place où tu peux le rencontrer est au tennis.
Seung Jo'nun evinden ayrıldığından beri, Tenis klübüne de sadece Seung Jo'yu görmek için gelmemiş miydin?Od kiedy Seung Jo się wyprowadził, jedynym miejscem, gdzie możesz go spotkać jest klub tenisa, prawda?
Seung Jo'nun evinden ayrıldığından beri, Tenis klübüne de sadece Seung Jo'yu görmek için gelmemiş miydin?Seit dem Seung Jo das Haus verlassen hat, kannst du ihn nur im Tennis Club sehen,richtig?
Seung Jo'nun evinden ayrıldığından beri, Tenis klübüne de sadece Seung Jo'yu görmek için gelmemiş miydin?Từ khi Seung Jo dọn ra ngoài, nơi duy nhất cậu có thể gặp cậu ấy là ở sân tennis.
Seung Jo'nun evinden ayrıldığından beri, Tenis klübüne de sadece Seung Jo'yu görmek için gelmemiş miydin?С тех пор, как Сын Чжо покинул дом, единственное место, где ты можешь его увидеть - это теннисный клуб, верно?
Seung Jo'nun evinden ayrıldığından beri, Tenis klübüne de sadece Seung Jo'yu görmek için gelmemiş miydin?..منذ أن ترك سيونغ جو المنزل المكان الوحيد الذي تستطيعين رؤيته فيه هو نادي التنس
Seung Jo'nun evinden ayrıldığından beri, Tenis klübüne de sadece Seung Jo'yu görmek için gelmemiş miydin?実際ここに来るほど行かないけどね
Sharapova beyaz bir tenis kıyafeti giyer. ve böyle sesler çıkarır.Sharapova hat diese weiße Tennis Uniformen an. Und macht das Sausen!
Sharapova beyaz bir tenis kıyafeti giyer. ve böyle sesler çıkarır.Sharapova indossa queste uniformi bianche. E fa lo swishing!
Sharapova beyaz bir tenis kıyafeti giyer. ve böyle sesler çıkarır.Sharapova klär sig i vita tennis uniformer. Och hon gör sådana ljud!
Sharapova beyaz bir tenis kıyafeti giyer. ve böyle sesler çıkarır.Sharapova mặc bộ đồ tennis trắng. Phát bóng như thế này!
Sharapova beyaz bir tenis kıyafeti giyer. ve böyle sesler çıkarır.Sharapova má také pekné tenisové oblečenie. A ako podáva!
Sharapova beyaz bir tenis kıyafeti giyer. ve böyle sesler çıkarır.Sharapova memakai seragam tenis berwana putih. Dan dia mulai bersorak!
Sharapova beyaz bir tenis kıyafeti giyer. ve böyle sesler çıkarır.Sharapova poarta acele uniforme albe de tenis. Si ea face suieratura!
Sharapova beyaz bir tenis kıyafeti giyer. ve böyle sesler çıkarır.Sharapove nosi taki biały kostium tenisistki. I tak szeleści.
Sharapova beyaz bir tenis kıyafeti giyer. ve böyle sesler çıkarır.Шарапова бывает в такой белой форме. И она так машет!
Sharapova beyaz bir tenis kıyafeti giyer. ve böyle sesler çıkarır..שארפבה לובשת את המדים הלבנים האלה !וגם הקולות
Sharapova beyaz bir tenis kıyafeti giyer. ve böyle sesler çıkarır.تلبس شارابوفا ازياء التنس الرسميه البيضاء وهي تعمل الحف!ـ
Sharapova beyaz bir tenis kıyafeti giyer. ve böyle sesler çıkarır.やってるでしょ! それなハニを想像してみたら 私が家に座ってられないでしょ?
Siz Wimbledon maçını izlerken, Sharapova beyaz bir tenis kıyafeti giyer. ve böyle sesler çıkarır.Wanneer je naar Wimbledon wedstrijden kijkt, draagt Sharapova van die witte tennisuniformen.
Siz Wimbledon maçını izlerken, Sharapova beyaz bir tenis kıyafeti giyer. ve böyle sesler çıkarır.Όταν παρακολουθείς αγώνες Wimbledon, η Σαράποβα φοράει αυτές τις άσπρες στολές για τέννις.
Siz Wimbledon maçını izlerken, Sharapova beyaz bir tenis kıyafeti giyer. ve böyle sesler çıkarır.Ако сте гледали мачовете на Уимбълдън, там Шарапова носеше такива бели костюмчета.
Şu an Madrid'deyiz ve Dünya Masa Tenisi Şampiyonası başlamak üzere. ... Yani bu otomobilin içinde.Jsme právě v Madridu a chystáme se uspořádat mistrovství světa v ping-pongu ..v tomhle autě.
Şu an Madrid'deyiz ve Dünya Masa Tenisi Şampiyonası başlamak üzere. ... Yani bu otomobilin içinde.Ne aflăm la Madrid și dăm startul campionatului mondial de ping-pong ...în această mașină.
Şu an Madrid'deyiz ve Dünya Masa Tenisi Şampiyonası başlamak üzere. ... Yani bu otomobilin içinde.Nous sommes à Madrid, prêts à commencer le championnat du monde de ping-pong ... dans cette voiture.
Şu an Madrid'deyiz ve Dünya Masa Tenisi Şampiyonası başlamak üzere. ... Yani bu otomobilin içinde.Olemme Madridissa ja valmiina aloittamaan pingiksen MM-kisat... tässä autossa.
Şu an Madrid'deyiz ve Dünya Masa Tenisi Şampiyonası başlamak üzere. ... Yani bu otomobilin içinde.Siamo a Madrid, e stiamo per cominciare il campionato mondiale di ping-pong ...in quest'auto.
Şu an Madrid'deyiz ve Dünya Masa Tenisi Şampiyonası başlamak üzere. ... Yani bu otomobilin içinde.Sme v Madride a majstrovstvá sveta v ping-pongu sa začnú každú chvíľu... ... v tomto aute.
Şu an Madrid'deyiz ve Dünya Masa Tenisi Şampiyonası başlamak üzere. ... Yani bu otomobilin içinde.Smo v Madridu in ravnokar bomo začeli svetovno prvenstvo v namiznem tenisu ... v tem avtu.
Şu an Madrid'deyiz ve Dünya Masa Tenisi Şampiyonası başlamak üzere. ... Yani bu otomobilin içinde.Vi är i Madrid, Spanien och ska snart dra igång pingis-VM ... i den här bilen.
Şu an Madrid'deyiz ve Dünya Masa Tenisi Şampiyonası başlamak üzere. ... Yani bu otomobilin içinde.We zijn in Madrid en we gaan zo beginnen met het wereldkampioenschap pingpong ... in deze auto.
Şu an Madrid'deyiz ve Dünya Masa Tenisi Şampiyonası başlamak üzere. ... Yani bu otomobilin içinde.Wir sind in Madrid und geben gerade den Startschuss für die Tischtennis-Weltmeisterschaft ... in diesem Auto.
Şu an Madrid'deyiz ve Dünya Masa Tenisi Şampiyonası başlamak üzere. ... Yani bu otomobilin içinde.Мы находимся в Мадриде, и мы готовы начать чемпионат мира по пинг-понгу... ... в этой машине.
Şu an Madrid'deyiz ve Dünya Masa Tenisi Şampiyonası başlamak üzere. ... Yani bu otomobilin içinde.Намираме се в Мадрид и всеки момент ще открием световното първенство по пинг-понг ...в тази кола.
Tenis de de çok iyi ve bir sürü maç kazandı.Anh ấy cũng chơi tennis cừ đến nỗi thi đấu toàn thắng thôi ạ.
Tenis de de çok iyi ve bir sürü maç kazandı.Dia juga hebat dalam bermain tenis, dia selalu memenangkan pertandingan.
Tenis de de çok iyi ve bir sürü maç kazandı.E' così bravo in tennis che ha vinto molti concorsi.
Tenis de de çok iyi ve bir sürü maç kazandı.Er spielt auch sehr gut Tennis udn hat sogar viele Spiele gewonnen.
Tenis de de çok iyi ve bir sürü maç kazandı.Han är även bra på tennis, vilket han har vunnit många matcher.
Tenis de de çok iyi ve bir sürü maç kazandı.Hij is ook erg goed in tennis en hij heeft ook veel wedstrijden gewonnen.
Tenis de de çok iyi ve bir sürü maç kazandı.Il est aussi très bon au tennis et a déjà remporté un certain nombre de parties.
Tenis de de çok iyi ve bir sürü maç kazandı. IQ'su da 200!Как беше?
Tenis de de çok iyi ve bir sürü maç kazandı.IQが200もあるんです! 料理だってシェフ並みだし
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod