Cumartesi sabahı her zaman tenis oynarız.We always play tennis on Saturday morning.
Biz okuldan sonra tenis oynarız.We play tennis after school.
Biz her gün tenis oynarız.We play tennis every day.
Benimle tenis oynamaya ne dersin?What do you say to playing tennis with me?
Çok iyi olmasam bile tenis oynamaktan hoşlanırım.I like playing tennis, though I'm not very good at it.
Bazı sınıf arkadaşlarım voleyboldan hoşlanır ve diğerleri tenisten hoşlanır.Some of my classmates like volleyball and the others enjoy tennis.
Erkek kardeşim teniste iyidir.My brother is good at playing tennis.
Tenis, benim en sevdiğim spor, bana bir sürü arkadaş getirdi.Tennis, my favorite sport, has brought me a lot of friends.
Babam tenisi sever.My father likes tennis.
Arkadaşlarım tenis oynamazlar.My friends don't play tennis.
Az önce tenis oynamaya başladım.I've just started playing tennis.
Bütün gün tenis oynuyordum.I was playing tennis all day.
Bütün yıl boyunca tenis oynarım.I play tennis all the year around.
Ben tenisten hoşlanmıyorum.I don't enjoy tennis.
Bir gün seninle tenis oynamak istiyorum.I'd like to play tennis with you some day.
Onunla sık sık tenis oynadım.I often played tennis with her.
Judy ile tenis oynamak istiyorum.I want to play tennis with Judy.
Ben tenis kulübündeyim.I'm in the tennis club.
Ben tenis oynayabilirim.I can play tennis.
Ben teniste kötüyüm.I am poor at tennis.
Tenisi severim.I like tennis.
Ben tenisinde iyiyim.I'm good at tennis.
Tenis çalışmam var.I have tennis practice.
Ben bir tenisçiyim.I am a tennis player.
Tenis oynamaktan daha iyi yemek pişirebilirim.I can cook better than I can play tennis.
Tenis oynayan kızı tanıyorum.I know the girl playing tennis.
Tenis oynamak için parka gittim.I went to the park to play tennis.
Tenis oynadım.I played tennis.
Tenis oynarım.I play tennis.
Kız kardeşim yüzme için içeriye girerken ben tenis için içeriye girerim.I go in for tennis while my sister goes in for swimming.
Tenis oynayacağım.I am going to play tennis.
Tenis oynamayı göze alamam.I can't afford to play tennis.
Tenis kulübünün bir üyesiyim.I am a member of the tennis club.
Bir tenis kulübüne katılmaya karar verdim.I made up my mind to join a tennis club.
Televizyonda bir tenis maçı izledim.I watched a tennis match on TV.
Tom'un tenis oynadığını gördüm.I saw Tom play tennis.
Tom kadar iyi tenis oynayamam.I can't play tennis as well as Tom.
Okuldan sonra sıklıkla tenis oynarım.I often play tennis after school.
Okuldan sonra sık sık tenis oynarım.I often play tennis after school.
Pazar günü onunla tenis oynardım.I would play tennis with him on Sunday.
Yüzmektense tenis oynamayı tercih ederim.I would rather play tennis than swim.
Okul bittikten sonra tenis oynadım.I played tennis after school was over.
Erkek kardeşimle tenis oynadım.I played tennis with my brother.
Keiko'nun okuldan sonra tenis oynadığını gördüm.I saw Keiko playing tennis after school.
Eskisi kadar çok tenis oynamam.I do not play tennis as much as I used to.
Önümüzdeki Pazar tenis oynayacağım.I am going to play tennis next Sunday.
Bu öğleden sonra tenis oynayacağım.I will play tennis this afternoon.
Dün tenis oynamadım.I did not play tennis yesterday.
Ben dün ilk defa tenis oynadım.I played tennis yesterday for the first time.
Ara sıra tenis oynarım.I play tennis once in a while.
Bazen onunla tenis oynarım.I sometimes play tennis with her.
Gençken sık sık tenis oynardım.I often played tennis when I was young.
Hafta sonunda tenis oynamayı sevdim.I enjoyed playing tennis over the weekend.
Yeni bir tenis raketi istiyorum.I want a new tennis racket.
Bütün sporların içinde en çok tenisi severim.I like tennis the best of all sports.
Cumartesi günü Cyril adlı oğlan arkadaşımla bir tenis maçı oynuyor olacağım.I will be playing a tennis match on Saturday with my boyfriend Cyril.
Pazar günü parkta tenis oynarım.I play tennis in the park on Sunday.
Onun tenis maçını kazandığına eminim.I am sure of his winning the tennis match.
Onunla bir tenis maçım vardı.I had a tennis match with him.
Onunla sık sık tenis oynardım.I would often play tennis with him.