Ana içeriğe geç
Sözlük

tenis ile cümle

tenis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom genellikle pazartesi günleri tenis oynar.Tom usually plays tennis on Mondays.
Tom tenis oynamayı bilmiyor.Tom doesn't know how to play tennis.
Tom tenis hakkında fazla şey bilmiyor.Tom doesn't know much about tennis.
Tom tenis hakkında çok şey biliyor.Tom knows a lot about tennis.
Yarın tenis oynayabilirim.I might play tennis tomorrow.
Tom hâlâ tenis oynuyor mu?Does Tom still play tennis?
Hiç tenis oynamadım.I've never played tennis.
Her pazartesi tenis oynarım.I play tennis every Monday.
Tenis oynamayı nerede öğrendin?Where did you learn to play tennis?
Tom pazartesi günü tenis oynamak istemiyor.Tom doesn't want to play tennis on Monday.
Tenisten pek fazla hoşlanmam.I don't like tennis very much.
Tom tenis için deli oluyor.Tom is crazy about tennis.
Tenisten pek hoşlanmam.I don't like tennis much.
Tom bugün canı tenis oynamak istemediğini söylüyor.Tom says he doesn't feel like playing tennis today.
Sami yükselen bir tenis yıldızıydı.Sami was a rising tennis star.
Tom masa tenisini oldukça iyi oynuyor.Tom plays table tennis fairly well.
Bu hafta tenis oynayacak mısın?Are you going to play tennis this week?
Tom'a ne kadar sıklıkla tenis oynadığını sordum.I asked Tom how often he played tennis.
Tom'a onun ve Mary'nin birlikte ne sıklıkla tenis oynadığını sordum.I asked Tom how often he and Mary played tennis together.
Tom sabah erkenden tenis oynamaktan hoşlanır.Tom likes to play tennis early in the morning.
Tom'la tenis oynamaktan hoşlanmam.I don't enjoy playing tennis with Tom.
O iyi bir yüzücüdür ve o ayrıca iyi tenis oynar.He is a good swimmer and he also plays tennis well.
Bugün tenis oynadın, değil mi?You played tennis today, didn't you?
Ne sıklıkla Tenis oynuyorsun?How often do you play tennis?
Pazartesi günü tenis oynayalım.Let's play tennis on Monday.
Sen ve ben bir ara birlikte tenis oynamalıyız.You and I should play tennis together sometime.
Yağmur yağdığı için tenis oynayamadık.We couldn't play tennis because it was raining.
Tom'un tenis oynarken gördüm.I saw Tom playing tennis.
Çok sık tenis oynar mısın?Do you play tennis very often?
Bir gün Tom ile tenis oynamak istiyorum.I'd like to play tennis with Tom someday.
Tom'un bizimle tenis oynamayı seveceğini düşünüyor musun?Do you think Tom would enjoy playing tennis with us?
Bugün canım tenis oynamak istemiyor.I don't feel like playing tennis today.
Tom gerçekten iyi tenis oynar.Tom plays tennis really well.
Tom seninle tenis oynamak istiyor.Tom wants to play tennis with you.
Tom'un tenis maçını kazanacağından eminim.I'm sure that Tom will win the tennis match.
Gelecek pazartesi tenis oynayacağım.I'm going to play tennis next Monday.
Tom bana tenis oynamayı öğretti.Tom taught me how to play tennis.
Tom tenis oynamakta çok iyidir.Tom is very good at playing tennis.
Tom tenis oynamada mı yoksa golf oynamada mı daha iyi?Is Tom better at playing tennis or playing golf?
Tom bana tenis oynamayı öğreten kişiydi.Tom was the one who taught me how to play tennis.
Tom tenisde oldukça iyi, değil mi?Tom is pretty good at tennis, isn't he?
Teniste iyisin, değil mi?You're good at tennis, aren't you?
Tom teniste oldukça kötü, değil mi?Tom is pretty bad at tennis, isn't he?
Tenis oynayabilirim ama çok iyi değil.I can play tennis, but not very well.
Hangisini daha iyi oynayabilirsin, tenis mi yoksa futbol mu?Which can you play better, tennis or soccer?
Hiç babanla tenis oynadın mı?Have you ever played tennis with your father?
Tenis oynamam ama masa tenisi oynuyorum.I don't play tennis , but I play table tennis.
Hangisini daha iyi yapabilirsin, tenis mi oynayabilirsin yoksa futbol mu oynayabilirsin?Which can you do better, play tennis or play soccer?
Masa Tenisini severim.I like ping pong.
"Tom tenis oynar mı?" "Evet, neredeyse her gün oynuyor.""Does Tom play tennis?" "Yes, he plays almost every day."
Tom ve Mary teniste oldukça iyiler.Tom and Mary are pretty good at tennis.
Tom ve Mary yarın tenis oynayacaklar.Tom and Mary are going to play tennis tomorrow.
Tom tenis oynamayı seviyor ama ben sevmiyorum.Tom likes playing tennis, but I don't.
Hiç Tom ile tenis oynadın mı?Have you ever played tennis with Tom?
Tom'la hiç tenis oynadın mı?Do you ever play tennis with Tom?
Neden bugün tenis oynayamıyoruz?Why can't we play tennis today?
Bu yılki tenis turnuvasından o sorumlu.He is in charge of this year's tennis tournament.
Tenis oynayamıyor.He can't play tennis.
Çok iyi bir tenisçi.He is a very good tennis player.
Tom tenis dersi aldı.Tom took tennis lessons.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod