Tenise ilgi duymaya başladım.I got interested in tennis.
Bir genç kız olarak, Mary profesyonel bir tenis oyuncusu olmak istiyordu.As a young girl, Mary wanted to become a professional tennis player.
Sen tenis oynayabilir misin?Can you play tennis?
Dan, beyaz tenis ayakkabılarını giydi.Dan wore white tennis shoes.
Tom dün bizimle tenis oynamak istemedi.Tom didn't want to play tennis with us yesterday.
Dün Tom'la tenis oynadım.I played tennis with Tom yesterday.
Tom dün tenis oynadı mı?Did Tom play tennis yesterday?
Tom istediği kadar sık tenis oynamaz.Tom doesn't play tennis as often as he'd like to.
Tom tenis oynarken sırtını incitti.Tom injured his back playing tennis.
Ne kadar iyi tenis oynayabilirsin?How well can you play tennis?
Tom tenis oynamıyor.Tom doesn't play tennis.
Tom beni bir tenis maçına davet etti.Tom challenged me to a game of tennis.
Tom okuldan sonra genellikle tenis oynar.Tom often plays tennis after school.
Tom çok sık tenis oynamaz.Tom doesn't play tennis very often.
Boston'da iken Tom'la oldukça sık tenis oynardım.When I was in Boston, I'd play tennis with Tom quite often.
Tom tenis oynamadı, değil mi?Tom didn't play tennis, did he?
Tom ve Mary bu öğleden sonra tenis oynayacaklar.Tom and Mary are going to play tennis this afternoon.
Tom ve Mary her öğleden sonra birlikte tenis oynar.Tom and Mary play tennis together every afternoon.
Tom genellikle beyaz tenis ayakkabısı giyer.Tom usually wears white tennis shoes.
Tom yarın öğleden sonra Mary ile tenis oynamayı planlıyor.Tom intends to play tennis tomorrow afternoon with Mary.
Tom tenis oynamayı bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know how to play tennis.
Tom tenis oynamayı bildiğini söyledi fakat oynamayı sevmiyor.Tom said he knows how to play tennis, but he doesn't like to.
Bazı önde gelen tenis oyuncuları şımarık çocuklar gibi davranırlar.Some prominent tennis players behave like spoiled brats.
Ben futbolu sevdiğim kadar çok, tenisi tercih ederim.As much as I like football, I prefer tennis.
Tom ve Meryem tenis oynuyorlar.Tom and Mary are playing tennis.
Bu öğleden sonra gerçekten tenis oynamak istemiyorum.I don't really want to play tennis this afternoon.
Tom çok sık tenis oynar mı?Does Tom play tennis very often?
Tom iyi tenis oynar mı?Does Tom play tennis well?
Tom tenis oynar mı?Does Tom play tennis?
Zaman zaman tenis oynamaktan hala zevk alıyorum.I still enjoy playing tennis from time to time.
Tom'la tenis oynadım.I played tennis with Tom.
Tom hemen hemen her gün masa tenisi oynar.Tom plays table tennis just about every day.
Tom yüzmeyi, tenis oynamaya tercih eder.Tom would rather swim than play tennis.
Sen hala tenis oynayabilir misin?Can you still play tennis?
Tom ve Mary teniste yenilemez.Tom and Mary are unbeatable at tennis.
Tom, teniste gerçekten iyidir.Tom is really good at tennis.
Bu akşam tenis oynayacağım.I'm going to play tennis this evening.
Bu akşamüstü tenis oynayacağım.I'll play tennis this evening.
Teniste doksanlı nesil şimdiye kadar son derece başarısız oldu, kızgın hayranlar söylüyor.The nineties generation in tennis has been utterly useless so far, exasperated fans say.
Ben o tenis maçını kazanacağıma eminim.I'm sure that I'll win that tennis match.
Sence teniste kim daha iyidir, Tom mu yoksa Mary mi?Who do you think is better at tennis, Tom or Mary?
Dün ilk kez tenis oynadım.Yesterday I played tennis for the first time.
Tom buradaki herkesten daha iyi tenis oynayabilir.Tom can play tennis better than anyone else here.
Tenis oynamayı tercih ederdim.I would've rather played tennis.
Sen hala tenis oynar mısın?Do you still play tennis?
Sen hala tenis oynuyor musun?Are you still playing tennis?
Tom'la birkaç kez tenis oynadım.I've played tennis with Tom several times.
Babam tenis sever.My dad likes tennis.
Tom senin teniste iyi olduğunu söylüyor.Tom says you're good at tennis.
Keşke Tom'un oynadığı kadar iyi tenis oynayabilsem.I wish I could play tennis as well as Tom does.
Keşke nasıl tenis oynayacağımı bilsem.I wish I knew how to play tennis.
Tom tenis oynardı ama artık oynamıyor.Tom used to play tennis, but he doesn't anymore.
Tom her pazartesi öğleden sonra tenis oynardı.Tom used to play tennis every Monday afternoon.
Tom her pazartesi tenis oynardı.Tom used to play tennis every Monday.
Teniste iyileşmek istiyorum.I want to get better at tennis.
Ben her zaman Tom ile tenis oynamaktan hoşlandım.I've always enjoyed playing tennis with Tom.
Tom'a onunla tenis oynayamayacağımı söyledim.I told Tom I couldn't play tennis with him.
Ben her zaman Tom'la tenis oynamaktan hoşlanırım.I always enjoy playing tennis with Tom.
Tom hırslı bir tenis oyuncusu.Tom is an avid tennis player.
Tom iyi tenis oynar.Tom plays tennis well.