Güneşin sıcaklığını teninde hissetti.She felt the warmth of the sun on her skin.
O gece yavaşça onun tenini okşadım.That night, I gently stroked her skin.
Daha sonra "Her yaşta en güzel teniniz için" ile değiştirildi.It was later replaced with "For your most beautiful complexion at every age."
Teninizi hissediyor; teninize dayanıyor, ve ne zaman konuştuğunuzu biliyor.It feels your skin. It rests on your skin, and it knows when it is you're talking.
Merhumun teninin yakınları tarafından görülmemesi için... ...azami özen gösteririz.Making sure the deceased's skin cannot be seen by the relatives... we perform it with utmost care.
O tenin altındaki yarı saydam katmana ulaşmaz ve netlik azalmaz.It doesn't get underneath the translucent layers of the skin and blur out.
Bedeniniz ve teninizin ipekliğidir asıl olan. Siz gerçekten olağanüstüsünüz.It's your body and the silkiness of your skin. you really are exceptional.
Kadın tenini hissetmek istedim.I wanted to feel the women's skin.
Teninizle hissedeceksiniz.Well, it will be harder, but eventually you'll feel the plastic taste, because you have a tongue.
Tenin çok beyaz.You look like a bean curd.
Jen California bronz tenine sahip, karışımı tüm cilde uyguluyorum ve sonra bunu inceltiyorum.Jen, California güneşinde bronzlaşmış yanık bir tene sahip. Her yeri bu fondötenle kapatıyorum.
Teninizin rengine bakmaz.He doesn't see skin color.
Senin tenin Ah, tenin ve kemiklerinYour skin, oh yeah, your skin and bones
Senin tenin Ah tenin ve kemiklerinYour skin, oh yeah, your skin and bones
Kendi teninize bakmanız yeter.You just have to look at your skin.
TeninoCity in Washington USATenino
Tenin Gizemi eleştirmenlerden iyi eleştiriler aldı ancak konusu nedeniyle bazı tartışmalara neden oldu.حصل على مراجعة طيبة كما نالَ إشادة من النقاد، لكنّه أثار الكثير من الجدل منذ صدوره.
Michael Jackson'ın teninin açılması vitiligo hastalığından ötürüdür.Michael Jackson deklarował, iż kolor jego skóry zmienił się z powodu choroby vitiligo.
Tenin Gizemi eleştirmenlerden iyi eleştiriler aldı ancak konusu nedeniyle bazı tartışmalara neden oldu.Έλαβε γενικά θετικές κριτικές από τους κριτικούς, αλλά δημιούργησε κάποια διαμάχη για το περιεχόμενό του.
Michael Jackson'ın teninin açılması vitiligo hastalığından ötürüdür.Den nu afdøde poplegende Michael Jackson led af Vitiligo.
Daha sonra "Her yaşta en güzel teniniz için" ile değiştirildi.Seinere har uttrykket blitt brukt om «det mest fullkomne i sitt slag«.
Buna rağmen çoğunun dişi insan tenine girebilecek yeterliliktedir.例外はタンクの中に人間が入る場合である。
Buna rağmen çoğunun dişi insan tenine girebilecek yeterliliktedir.Samas on suurem osa tema kooriloomingust jõukohane vaid väga headele kooridele.
Ah tenin ve kemiklerinOh si... tu piel y huesos
Ah, tenin ve kemiklerinOh si...tu piel y huesos
Ah tenin ve kemiklerinTa peau et tes os
Ah, tenin ve kemiklerinTa peau et tes os
Bedeniniz ve teninizin ipekliğidir asıl olan.Es tu cuerpo y la suavidad de tu piel.
Bedeniniz ve teninizin ipekliğidir asıl olan.Il suo corpo... la sua pelle vellutata.
Bedeniniz ve teninizin ipekliğidir asıl olan.Nous nous intéressons aux formes et au grain de la peau.
Bedeniniz ve teninizin ipekliğidir asıl olan.Σημασία έχει το σώμα κι η απαλότητα τηs επιδερμίδαs σαs.
Bedeniniz ve teninizin ipekliğidir asıl olan.Вот ваше тело и шелк вашей кожи...
Bencil değildir. Teninizin rengine bakmaz. Dini farklarınız umrunda değildir ve aklınızda bulunsun:Nie jest chciwy, nie zważa na kolor skóry, ani na poglądy religijne, co więcej nigdy nie skłamał.
Bencil değildir. Teninizin rengine bakmaz. Dini farklarınız umrunda değildir ve aklınızda bulunsun:Той не е лаком, не вижда цвета на кожата не го интересуват религиозните различия и чуйте това:
Bencil değildir. Teninizin rengine bakmaz.그는 욕심이 없습니다. 그는 피부색을 보지 않아요.
Bencil değildir. Teninizin rengine bakmaz.Nie je chamtivý a nezaujíma ho farba pleti.
Bencil değildir. Teninizin rengine bakmaz.הוא אינו חמדן. הוא לא רואה את צבע העור.
Bencil değildir. Teninizin rengine bakmaz.هو ليس جشعاً.هو لا يعتبر للأختلافات في لون البشرة.
Bencil değildir. Teninizin rengine bakmaz.宗教的な違いも受け入れます 何より彼は・・
Bu yakalanması için önemli bir ışık, çünkü bu tenin ilk yüzeyinden yansıyan ışıktır.En dit is heel belangrijk licht om te vangen, omdat dit licht reflecteert op de bovenste huidlaag.
Bu yakalanması için önemli bir ışık, çünkü bu tenin ilk yüzeyinden yansıyan ışıktır.Es ist sehr wichtig, dieses Licht zu erfassen, denn es reflektiert die erste Oberfläche der Haut.
Bu yakalanması için önemli bir ışık, çünkü bu tenin ilk yüzeyinden yansıyan ışıktır.이 빛을 잡아내는 일은 아주 중요합니다. 피부의 표층에서 반사되는 빛이기 때문입니다.
Bu yakalanması için önemli bir ışık, çünkü bu tenin ilk yüzeyinden yansıyan ışıktır.To bardzo ważne światło do uchwycenia, gdyż odbija się od naskórka.
Bu yakalanması için önemli bir ışık, çünkü bu tenin ilk yüzeyinden yansıyan ışıktır.Và đây là ánh sáng rất quan trọng cần phải lấy vì nó phản chiếu bề mặt đầu tiên của làn da.
Bu yakalanması için önemli bir ışık, çünkü bu tenin ilk yüzeyinden yansıyan ışıktır.Y ésta es una luz muy importante de captar, porque es la luz que se refleja en el primer estrato de la piel.
Bu yakalanması için önemli bir ışık, çünkü bu tenin ilk yüzeyinden yansıyan ışıktır.И очень важно поймать этот свет, потому что это свет, отражаемый с самой верхней поверхности кожи.
Bu yakalanması için önemli bir ışık, çünkü bu tenin ilk yüzeyinden yansıyan ışıktır.І дуже важливо зловити це світло, бо воно відбите від верхнього шару шкіри.
Bu yakalanması için önemli bir ışık, çünkü bu tenin ilk yüzeyinden yansıyan ışıktır.Много е важно да се улови тази светлина, защото това е светлината, отразявана от първата кожна повърхност.
Bu yakalanması için önemli bir ışık, çünkü bu tenin ilk yüzeyinden yansıyan ışıktır.וזה אור מאוד חשוב לתפוס, מפני שזה האור המוחזר מהשכבה הראשונה של העור.
Bu yakalanması için önemli bir ışık, çünkü bu tenin ilk yüzeyinden yansıyan ışıktır.وهي إضاءة مهمة للغاية لإلتقاطها، لأن هذه هي الإضاءة التي تعكس أو سطح للبشرة.
Bu yakalanması için önemli bir ışık, çünkü bu tenin ilk yüzeyinden yansıyan ışıktır.顔の一番表面で反射された光で 肌の透明な層を通った
Çocuğun üzerine mavi ışık tutmalısınız- tenin mümkün olduğu kadarını kaplayarak parlak mavi ışık tutulmalıdır.Bạn phải chiếu tia sáng xanh lên đứa trẻ-- khắp các vùng da của bé càng rộng càng tốt.
Çocuğun üzerine mavi ışık tutmalısınız- tenin mümkün olduğu kadarını kaplayarak parlak mavi ışık tutulmalıdır.Bisogna esporre il bambino ad una luce blu -- una luce blu luminosa che copra più pelle possibile.
Çocuğun üzerine mavi ışık tutmalısınız- tenin mümkün olduğu kadarını kaplayarak parlak mavi ışık tutulmalıdır.Je moet blauw licht op het kind schijnen, fel blauw licht op zoveel mogelijk huid.
Çocuğun üzerine mavi ışık tutmalısınız- tenin mümkün olduğu kadarını kaplayarak parlak mavi ışık tutulmalıdır.신생아에게 푸른 광선을 쪼여줘야 합니다. -- 가능한 한 넓은 범위의 피부에 푸른색 광선을 쪼여주는거죠.
Çocuğun üzerine mavi ışık tutmalısınız- tenin mümkün olduğu kadarını kaplayarak parlak mavi ışık tutulmalıdır.Man muss das Kind unter blaues Licht legen - helles, blaues Licht auf so viel Haut wie möglich.
Çocuğun üzerine mavi ışık tutmalısınız- tenin mümkün olduğu kadarını kaplayarak parlak mavi ışık tutulmalıdır.Man skal belyse barnet med blåt lys-- klart blåt lys på så meget af huden som muligt.
Çocuğun üzerine mavi ışık tutmalısınız- tenin mümkün olduğu kadarını kaplayarak parlak mavi ışık tutulmalıdır.Musíte dítě ozářit modrým světlem - ostrým modrým světlem na co největší plochu kůže.
Çocuğun üzerine mavi ışık tutmalısınız- tenin mümkün olduğu kadarını kaplayarak parlak mavi ışık tutulmalıdır.Têm que incidir uma luz azul na criança -- uma brilhante luz azul em toda a superfície de pele possível.
Çocuğun üzerine mavi ışık tutmalısınız- tenin mümkün olduğu kadarını kaplayarak parlak mavi ışık tutulmalıdır.Trebuie să expui copilul la lumină albastră -- lumină albastră puternică să acopere cât mai multă piele.