Bunların hiçbiri coğrafya, ten rengi ya da dinle sınırlı değildir.Эти проблемы не определяются местом, цветом кожи или религией.
Bunların hiçbiri coğrafya, ten rengi ya da dinle sınırlı değildir.כל אחד מאלה אינם מוגבלים לאזור גאוגרפי מסוים, מוגבל לצבע עור או דת. שום דבר מזה.
Bunların hiçbiri coğrafya, ten rengi ya da dinle sınırlı değildir.أو بلون بشرة أو بدين. و لا واحد منهم صلة الوصل المشتركة بين كل العمل الذي قمنا به
Bunların hiçbiri coğrafya, ten rengi ya da dinle sınırlı değildir.信仰によって限定されるものではありません どれ1つとして 我々が取り組むべき課題に共通するのは ただ1つ 貧困です
HSV renk uzayında ten rengini arıyor, tüm insan ten renklerini algılayabiliyor.Hij let op huidskleur in de HSV-kleurruimte, hij werkt met alle menselijke huidskleuren.
HSV renk uzayında ten rengini arıyor, tüm insan ten renklerini algılayabiliyor.HSV 컬러 모델에서 인체색에 해당하는 피부색을 찾아내고
HSV renk uzayında ten rengini arıyor, tüm insan ten renklerini algılayabiliyor.Он различает тона кожи с помощью цветовой модели HSV, поэтому он работает с любыми оттенками кожи человека.
HSV renk uzayında ten rengini arıyor, tüm insan ten renklerini algılayabiliyor.שהוא -- הוא מחפש צבעים של עור בטווח הHSV (תחום בחירה של צבעים) כך שהוא עובר על כל גווני העור האנושיים.
HSV renk uzayında ten rengini arıyor, tüm insan ten renklerini algılayabiliyor.الذي لديه -- إنه ينظر لطبقة جلدية في فضاء هامبورغ، إنها تعمل على مختلف ألوان البشر.
HSV renk uzayında ten rengini arıyor, tüm insan ten renklerini algılayabiliyor.全ての人種の色に対応していてます 玩具の鮮やかなを見つけ出したり
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Alcuni di noi con una pigmentazione scura vivono in aree a bassa concentrazione di UV.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Algunos con piel oscuramente pigmentada vivimos en zonas de baja radiación.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Beberapa dari kita dengan kulit berpigmen gelap tinggal di daerah dengan radiasi sinar UV rendah.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Certains d'entre nous à la peau foncée vivent dans des zones à faible rayonnement.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Manche von uns mit dunkel pigmentierter Haut leben in UV-schwachen Regionen.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Một vài người có sắc tố da tối thì lại sống ở nơi có UV thấp.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Néhányunk erősen pigmentált bőrrel alacsony UV-jú területeken él.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Někteří z nás s tmavým pigmentem žijí v oblastech s nízkým UV.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Niektórzy z nas o ciemno ubarwionej skórze żyją w regionach o niskim UV.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Outras, com peles mais escuras, vivem em áreas com pouca exposição aos UV.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Sommigen van ons met een donkere huid leven in gebieden met weinig UV.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Unii dintre noi cu piele închisă la culoare trăim în zone cu puține ultraviolete.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.피부 색이 짙은 어떤 사람들은 저 UV 지역에 삽니다.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Ορισμένοι από εμάς με δέρμα σκούρας χρώσης ζούμε σε περιοχές χαμηλής ακτινοβολίας.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Некоторые люди с темной кожей живут в зонах низкого УФ.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Някои от нас с тъмно пигментирана кожа живеят в райони с ниско ниво на ултравиолетови лъчи.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.ואחרים מאיתנו בעלי פיגמנט עור כהה חיים באזורים בעלי קרינה אולטרה סגולה נמוכה.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.بعضنا ممن لديهم بشرة داكنة اللون يعيشون في مناطق منخفضة الأشعة فوق البنفسجية.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.紫外線の少ない地域に住む人もいます これらは健康に重大な影響を及ぼすのです
Ten renginizi alın, ve kutlayın.Agarrem na vossa cor da pele, e celebrem-na.
Ten renginizi alın, ve kutlayın.Bawa warna kulit Anda dan syukurilah.
Ten renginizi alın, ve kutlayın.Celebrează culoarea pielii tale.
Ten renginizi alın, ve kutlayın.여러분의 피부색을 가져가서 세상에 알리세요.
Ten renginizi alın, ve kutlayın.Neem je huidskleur en vier het.
Ten renginizi alın, ve kutlayın.Nehmen Sie Ihre Hautfarbe und feiern Sie sie.
Ten renginizi alın, ve kutlayın.Prendete la vostra pelle ed il suo colore, e celebrateli.
Ten renginizi alın, ve kutlayın.Prenez votre couleur de peau, et célébrez-la.
Ten renginizi alın, ve kutlayın.Tomen su color de piel, y celébrenlo.
Ten renginizi alın, ve kutlayın.Tự hào màu da của mình và vui sướng vì nó.
Ten renginizi alın, ve kutlayın.Vegyék a bőrszínüket, és ünnepeljék meg.
Ten renginizi alın, ve kutlayın.Vemte si svou barvu kůže, a oslavujte.
Ten renginizi alın, ve kutlayın.Weżcie swój kolor skóry i świętujcie.
Ten renginizi alın, ve kutlayın.Πάρτε το χρώμα του δέρματός σας και γιορτάστε το.
Ten renginizi alın, ve kutlayın.Вземете цвета на кожата си и го чествайте.
Ten renginizi alın, ve kutlayın.Гордитесь цветом вашей кожи.
Ten renginizi alın, ve kutlayın.קחו את צבע העור שלכם, ותחגגו אותו.
Ten renginizi alın, ve kutlayın.خذوا لون بشرتكم، وأحتفوا به.
Ten renginizi alın, ve kutlayın.讃えましょう 知識を広めましょう
Ten rengi yeşil.A bőrszíne környezetbarátan zöld.
Ten rengi yeşil. Çevre dostu bir renk iyidir.Sa peau verte, une couleur respectueuseNde l'environnement c'est important.
Ten rengi yeşil. Çevre dostu bir renk iyidir.Το πράσινο δέρμα της φαίνεται περιβαλλοντικά φιλικό.
Ten rengi yeşil. Çevre dostu bir renk iyidir.بشرتها الخضراء تجعلها ودية مع البيئة, كم جميل هذا؟
Ve bir şekilde ten rengi paterni ile ilgileniyordu.A zajímal se o to, čím je to způsobeno.
Ve bir şekilde ten rengi paterni ile ilgileniyordu.Był dość zainteresowany rozkładem koloru skóry.
Ve bir şekilde ten rengi paterni ile ilgileniyordu.Dan dia cukup tertarik pada pola dari warna kulit.
Ve bir şekilde ten rengi paterni ile ilgileniyordu.Ed era anche interessato alla variazione del colore della pelle.
Ve bir şekilde ten rengi paterni ile ilgileniyordu.En hij had wel enige belangstelling voor het patroon daarachter.
Ve bir şekilde ten rengi paterni ile ilgileniyordu.És valamilyen szinten érdekelte a bőrszín mintája.
Ve bir şekilde ten rengi paterni ile ilgileniyordu.Il était quelque peu intéressé par la répartition de la couleur de la peau.
Ve bir şekilde ten rengi paterni ile ilgileniyordu.그리고 피부색 분포에 다소 관심을 가지고 있었죠.