Ana içeriğe geç
Sözlük

temizlen ile cümle

temizlen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Fotoğraf temizlenmeden, kurumadan ve iyileştirilmeden rötuş yapamıyorduk.Δεν μπορούσαμε να επιμεληθούμε τις φωτογραφίες αν δεν ήταν καθαρές, στεγνές και έτοιμες για διόρθωση.
Fotoğraf temizlenmeden, kurumadan ve iyileştirilmeden rötuş yapamıyorduk.Ми не можемо ретушувати брудні фотокартки, спершу їх слід очистити і висушити.
Fotoğraf temizlenmeden, kurumadan ve iyileştirilmeden rötuş yapamıyorduk.Мы не могли ретушировать фото, пока оно не было очищено, высушено и хоть как-то улучшено.
Fotoğraf temizlenmeden, kurumadan ve iyileştirilmeden rötuş yapamıyorduk.Не можем да ретушираме снимката, ако не е почистена, суха, и потърсена от притежателите ѝ.
Fotoğraf temizlenmeden, kurumadan ve iyileştirilmeden rötuş yapamıyorduk.לא יכולנו לתקן את התמונות אם לא עברו ניקוי וייבוש, ואם איש לא חיפש אותן.
Fotoğraf temizlenmeden, kurumadan ve iyileştirilmeden rötuş yapamıyorduk.لن نستطيع تنقيحها إلا إن تم تنظيفها، جافة ومطالب بها.
Fotoğraf temizlenmeden, kurumadan ve iyileştirilmeden rötuş yapamıyorduk.乾燥 再生が完了してからです 幸いにもクリーニングには
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Cậu ấy không được lên xe búyt, phải về nhà chỉnh trang lại rồi đến sân bay sau.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Dia harus pulang ke rumah dan membersihkan diri sebelum pergi ke bandara.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Ele não pôde entrar no autocarro. Teve que ir a casa e limpar-se para ir ter ao aeroporto.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Er musste wieder nach Hause und sich zurechtmachen und dann direkt zum Flughafen kommen.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Han måtte ikke komme ombord. Han skulle hjem og blive rengjort for at komme til lufthavnen.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Il n'a pas pu monter dans le bus. Je l'ai renvoyé chez lui se changer pour aller à l'aéroport.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.그는 버스에 탈수가 없었어요. 그는 집으로 가서 깨끗히 한다음 공항에 가도록 했습니다.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Musiał wrócić do domu, doprowadzić się do porządku i samodzielnie dotrzeć na lotnisko.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Nedovolil som mu to. Musel ísť domov a umyť sa a prísť na letisko za nami.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Nem szállhatott fel a buszra. Haza kellett mennie átöltözni, mielőtt a reptérre ment volna.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Non potè salire sul bus. Dovette tornare a casa e lavarsi per raggiungere l'aeroporto.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.No pudo subirse al autobús. Tuvo que ir a casa y arreglarse para ir al aeropuerto.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Nu l-am lăsat să se urce în autobuz. A trebuit să se ducă acasă să se spele înainte să ajungă la aeroport.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Δεν μπορούσε να επιβιβαστεί στο λεωφορείο. Έπρεπε να πάει σπίτι και να φτιαχτεί για να έρθει στο αεροδρόμιο.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Він повинен був поїхати додому і переодягтися, щоб поїхати в аеропорт.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Он не попал в автобус, ему пришлось ехать домой, чтобы привести себя в порядок и ехать в аэропорт.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Трябваше да се прибере и да се изкъпе, за да дойде на летището.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.הוא לא יכול היה לעלות לאוטובוס. הוא היה צריך ללכת הביתה להתקלח כדי להצטרף לנסיעה לשדה התעופה.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.لم يستطع ركوب الحافلة, فكان عليه الذهاب إلى المنزل ليتنظف ليلتحق بالمطار.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.空港に向かった 自分の信念には頑固なんだ
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Apoi apă mai sigură, au eradicat malaria.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Dan mereka mendapatkan air bersih, mereka memberantas malaria.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Dom fick säkrare vatten, dom utrotade malaria.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.És lett biztonságos ivóvíz, a maláriát kiirtották.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.E vieram por aí abaixo, vêem? E obtiveram água mais saudável, erradicaram a malária.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Ils ont eu de l'eau potable, ont éradiqué la malaria.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.In dobili so varnejšo vodo in izbrisali malarijo.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.그들은 안전한 물을 마시게 되고, 말라리아를 근절했습니다.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Luego llegó el agua potable y la erradicación de la malaria.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Otrzymali bezpieczną wodę, wyeliminowali malarię.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Poi arrivò acqua più pulita, e la malaria venne debellata.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Saatiin turvallisempaa vettä, malaria hävitettiin.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Und durch das saubere Waser rotteten Sie Malaria aus.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Và rồi họ có nước sạch hơn, họ chữa trị tận gốc sốt rét.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Voda už nebyla tak nebezpečná, malárie byla vyhlazena.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Zabezpečili čistú vodu a vyhubili maláriu.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Ze kregen veiliger water. Ze roeiden malaria uit.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Και είχαν ασφαλέστερο νερό, εξάλειψαν την ελονοσία.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Вода стала чистіша, було подолано малярію.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.И те получили по-чиста вода, изкоренили маларията.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.Появилась более чистая вода, была побеждена малярия.
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.והם קיבלו מים בטוחים יותר, הם חיסלו את המלריה
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.عندما حصلوا على الماء النقي .. وتم محاربة الملاريا
İçme suları temizlendi, sıtmanın kökü kurutuldu.まさしく成功そのものです
‹‹İnsanoğlu, ülkeye de ki, ‹Sen öfke günü temizlenmemiş, üzerine yağmur yağmamış bir ülkesin.›Du är ett land som icke bliver renat, icke varder sköljt av regn på vredens dag.
‹‹İnsanoğlu, ülkeye de ki, ‹Sen öfke günü temizlenmemiş, üzerine yağmur yağmamış bir ülkesin.›Embernek fia! mondjad néki: Te vagy a föld, mely meg nem tisztult; esõt nem kapott a haragnak napján.
‹‹İnsanoğlu, ülkeye de ki, ‹Sen öfke günü temizlenmemiş, üzerine yağmur yağmamış bir ülkesin.›,,Fiul omului, spune Ierusalimului: ,,Eşti o ţară necurăţită, şi neudată de ploaie în ziua mîniei.``
‹‹İnsanoğlu, ülkeye de ki, ‹Sen öfke günü temizlenmemiş, üzerine yağmur yağmamış bir ülkesin.›Hỡi con người, hãy nói cùng nó rằng: Mầy là đất chẳng được tẩy sạch, nơi ngày thạnh nộ chẳng được mưa dào.
‹‹İnsanoğlu, ülkeye de ki, ‹Sen öfke günü temizlenmemiş, üzerine yağmur yağmamış bir ülkesin.›Hỡi con_người , hãy nói cùng nó rằng : Mầy là đất chẳng được tẩy sạch , nơi ngày thạnh nộ chẳng được mưa dào .
‹‹İnsanoğlu, ülkeye de ki, ‹Sen öfke günü temizlenmemiş, üzerine yağmur yağmamış bir ülkesin.›"Ihmislapsi, sano sille: Sinä olet maa, jota ei ole puhdistettu, joka ei ole saanut sadetta vihan päivänä.
‹‹İnsanoğlu, ülkeye de ki, ‹Sen öfke günü temizlenmemiş, üzerine yağmur yağmamış bir ülkesin.›인자야 너는 그에게 이르기를 너는 정결함을 얻지 못한 땅이요 진노의 날에 비를 얻지 못한 땅이로다 하라
‹‹İnsanoğlu, ülkeye de ki, ‹Sen öfke günü temizlenmemiş, üzerine yağmur yağmamış bir ülkesin.›Menneskesøn, sig til Landet: Du er et Land, der ikke får Regn og Byger på Vredens Dag,
‹‹İnsanoğlu, ülkeye de ki, ‹Sen öfke günü temizlenmemiş, üzerine yağmur yağmamış bir ülkesin.›Sin človečji, reci ji: Ti si dežela, ki nisi oplaknjena, ki si ostala brez dežja v dan jeze.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
temizlen ile cümle - Sayfa 16 - temizlen kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App