On bin (0,010 ", 0.254 mm) ana geçişli yanı sıra bu yüz temizlemek için derin,Десятитысячных (0,010 ", 0,254 мм) глубоко, чтобы очистить это лицо, а также основные скважины
On bin (0,010 ", 0.254 mm) ana geçişli yanı sıra bu yüz temizlemek için derin,عشرات الآلاف جزء (0.010 "، مم 0.254) العميقة، لتنظيف هذا الوجه، فضلا عن تحمل الرئيسي
On bin (0,010 ", 0.254 mm) ana geçişli yanı sıra bu yüz temizlemek için derin,常に脱脂の顎をカットをクリーンアップを完了します。
Ön Cam Temizleme Efekti& Efekt obrazka:
Ön Cam Temizleme Efekti& Efekt obrázka:
Ön Cam Temizleme Efekti& Efekt pro obrázek:
Ön Cam Temizleme EfektiEffet d'image & #160;:
Ön Cam Temizleme EfektiFără efect
Ön Cam Temizleme EfektiHiệu ứng Quét Trang trình diễn
Ön Cam Temizleme EfektiKépeffektus:
Ön Cam Temizleme EfektiParabrezza
Ön Cam Temizleme EfektiParabrisas
Ön Cam Temizleme EfektiPára- Brisas
Ön Cam Temizleme Efekti& Učinek slike:
Ön Cam Temizleme EfektiVindrutetorkare
Ön Cam Temizleme EfektiVinduesvisker
Ön Cam Temizleme EfektiWindscherm
Ön Cam Temizleme EfektiWindschutzscheibe
Ön Cam Temizleme EfektiΑνεμοφράκτης
Ön Cam Temizleme EfektiВитирання вітрового скла
Ön Cam Temizleme EfektiЕфект на изображение:
Ön Cam Temizleme Efekti& Эффект вывода изображения:
Ön Cam Temizleme Efektiאפקט & תמונה:
Ön Cam Temizleme Efektiتأثير المسح
Ön Cam Temizleme Efektiページ効果を削除
Oraya gitmeli ve bu şeyleri temizlemeliyiz." oldu.Chúng ta phải ra ngoài kia và làm sạch những thứ này."
Oraya gitmeli ve bu şeyleri temizlemeliyiz." oldu.Dobbiamo andare là fuori e ripulire questo macello."
Oraya gitmeli ve bu şeyleri temizlemeliyiz." oldu.Il faut qu'on aille là-bas et qu'on nettoie ce truc."
Oraya gitmeli ve bu şeyleri temizlemeliyiz." oldu.Kita harus ke sana dan membersihkannya."
Oraya gitmeli ve bu şeyleri temizlemeliyiz." oldu.어서 바다에 나가 쓰레기를 치워야겠구나"입니다
Oraya gitmeli ve bu şeyleri temizlemeliyiz." oldu.Musíme tam ísť a vyčistiť to!"
Oraya gitmeli ve bu şeyleri temizlemeliyiz." oldu.Musimy tam jechać i to posprzątać."
Oraya gitmeli ve bu şeyleri temizlemeliyiz." oldu.Oda kell mennünk és eltakarítanunk.
Oraya gitmeli ve bu şeyleri temizlemeliyiz." oldu."Oh, meu Deus! Temos de ir lá e limpar aquilo."
Oraya gitmeli ve bu şeyleri temizlemeliyiz." oldu.Tenemos que ir ahí y limpiar esa cosa".
Oraya gitmeli ve bu şeyleri temizlemeliyiz." oldu.Trebuie să mergem acolo şi s-o curăţăm."
Oraya gitmeli ve bu şeyleri temizlemeliyiz." oldu.We moeten erheen en gelijk opruimen."
Oraya gitmeli ve bu şeyleri temizlemeliyiz." oldu.Wir müssen dort hinaus und das Ding säubern."
Oraya gitmeli ve bu şeyleri temizlemeliyiz." oldu.Πρέπει να βγούμε εκεί έξω και να καθαρίσουμε τη θάλασσα από αυτό το πράγμα".
Oraya gitmeli ve bu şeyleri temizlemeliyiz." oldu.Ми мусимо відправитись туди і почистити там все."
Oraya gitmeli ve bu şeyleri temizlemeliyiz." oldu.Нам надо выехать туда и все очистить".
Oraya gitmeli ve bu şeyleri temizlemeliyiz." oldu.Трябва да отидем там и да почистим това нещо."
Oraya gitmeli ve bu şeyleri temizlemeliyiz." oldu.אנחנו חייבים לצאת לשם ולנקות את הדבר הזה."
Oraya gitmeli ve bu şeyleri temizlemeliyiz." oldu.علينا ان نخرج كل تلك النفايات من هنا "
Oraya gitmeli ve bu şeyleri temizlemeliyiz." oldu.そこで実際に私は貨物船1隻と
O temizlemek için hiçbir umut vaad etmiyor.Anchor: Он не дает надежды, что это можно почистить.
O temizlemek için hiçbir umut vaad etmiyor.Apresentador: Para ele não há esperança de podermos limpar tudo.
O temizlemek için hiçbir umut vaad etmiyor.Conductor: El no ofrece ninguna esperanza de limpiarlo.
O temizlemek için hiçbir umut vaad etmiyor.Han erbjuder inget hopp att få det rent.
O temizlemek için hiçbir umut vaad etmiyor.앵커: 그는 깨끗이 치울 수 있을 꺼라고 생각하지 않습니다.
O temizlemek için hiçbir umut vaad etmiyor.Komentátor: on nenabízí žádnou naději na vyčištění.
O temizlemek için hiçbir umut vaad etmiyor.Nieuwslezer: Hij heeft geen hoop op een schoonmaak.
O temizlemek için hiçbir umut vaad etmiyor."Ông ấy chẳng có chút hi vọng nào là ta có thể dọn sạch cả.
O temizlemek için hiçbir umut vaad etmiyor.[Prezentatorul:] El (Moore) ne lasă fără speranţa că oceanul poate fi curăţat.
O temizlemek için hiçbir umut vaad etmiyor.Prowadzący: I ponoć nie ma nadziei na poprawę sytuacji.
O temizlemek için hiçbir umut vaad etmiyor.Remény sincs rá, hogy eltakarítsuk.
O temizlemek için hiçbir umut vaad etmiyor.(Speaker): (Moore) Non ha speranze di ripulire l'oceano.
O temizlemek için hiçbir umut vaad etmiyor.Spravodajca: Moore nedáva žiadnu nádej, že by sme to niekedy mohli vyčistiť.
O temizlemek için hiçbir umut vaad etmiyor.Sprecher: Er bietet keine Hoffnung an, den Ozean wieder sauber zu bekommen.
O temizlemek için hiçbir umut vaad etmiyor.Uutisankkuri: Hän ei tarjoa toivoa sotkun siivoamisesta.