Siz çocuklar masayı temizlememe yardım eder misiniz?Could you kids help me clear the table?
Tom'un odasını temizlemek için ona yardım etmeliyim.I have to help Tom clean his room.
Lütfen yemeğinden sonra masayı temizle.Kindly clear the table after your meal.
Yemeğini bitirdikten sonra lütfen masayı temizle.Kindly clear the table after you finish your meal.
Tuvaleti temizlemeyi unutma.Remember to flush the toilet.
Bu odayı temizlemeye ihtiyacımız olacak.We're going to need to clean out this room.
Tom öğleden sonrayı odasını temizleyerek geçirdi.Tom spent the afternoon cleaning his room.
Tom odasını temizledi.Tom cleaned his room.
Sanırım odanı temizlemelisin.I think you should clean your room.
Odayı temizlemeyi bitirdim.I've finished cleaning the room.
Tom evi temizlemesine yardım etmemiz gerektiğini açıkladı.Tom made it very clear that we were supposed to help him clean the house.
Onlar evi temizledi.They cleaned the house.
Tom sana onun garajı temizlemesine nasıl yardım ettirdi.How did Tom get you to help him clean the garage?
Bütün şu pisliği temizlemek için birlikte çalışacağız.We will work together to clean all that mess.
Onun evi haftada bir kez tamamen temizlenir.His house is cleaned thoroughly once a week.
Odanı temizlemeni söylemedim mi?Didn't I tell you to clean your room?
Ben senin tablolarını temizlemem.I don't clear off your tables.
Yarın odamı temizleyeceğim.Tomorrow I'll clean my room.
Sana odanı temizlemeni söyledim.I told you to clean your room.
Onlara odalarını temizlemelerini söyledim.I told them to clean their rooms.
Ona odasını temizlemesini söyledim.I told him to clean his room.
Onlara otları temizlemelerine yardım ettik.We helped them weed the garden.
Onlara otları temizlemelerinde yardımcı oldum.I helped them weed the garden.
Bahçedeki otları temizlemesine yardımcı oldum.I helped him weed the garden.
Ben onun bahçenin otlarını temizlemesine yardım ettim.I helped her weed the garden.
Onun masayı temizlemesine yardım ettim.I helped him clear the table.
Onun küveti temizlemesine yardım ettim.I helped him clean the bathtub.
Onun küveti temizlemesine yardımcı oldum.I helped her clean the bathtub.
Tom Mary'nin küveti temizlemesine yardım etti.Tom helped Mary clean the bathtub.
Tom'un bahçeyi yabani otlardan temizlemesine yardım ettik.We helped Tom weed the garden.
Tom evi tek başına temizledi.Tom cleaned the house by himself.
Tom garajı tamamen tek başına temizledi.Tom cleaned the garage all by himself.
Tom, Mary'nin ofisini temizlemesini söyledi.Tom asked Mary to clean his office.
Dişlerini temizledin mi?Have you cleaned your teeth?
Evi temizlerken harcamam gerekenden daha fazla zaman harcamak istemiyorum.I don't want to spend more time cleaning the house than I need to.
Tom, odanı temizlemeni istiyorum ve onu şimdi yapmanı istiyorum.Tom, I want you to clean your room and I want you to do it now.
Odanı temizledin mi temizlemedin mi?Have you cleaned your room or not?
Dan bile mutfağı temizlemedi.Dan didn't even clean the kitchen.
Dan dişlerini diş ipiyle temizledi.Dan flossed his teeth.
Dan odasının çöpünü temizledi.Dan trashed his room.
Dan arabasını elektrik süpürgesiyle temizledi.Dan vacuumed his car.
Neden kimse bunu temizlemedi?Why hasn't anybody cleaned this up?
Onu temizlediğin için teşekkürler.Thanks for clearing that up.
Masayı temizleyebilir misiniz?Could you clear off the table?
Tom boğazını temizledi ve konuşmaya başladı.Tom cleared his throat and began to speak.
Tom evini temizlemesi için Mary'yi işe aldı.Tom hired Mary to clean his house.
Tom Mary eve gelmeden önce evi temizlemeyi bitirmek istiyordu.Tom wanted to finish cleaning the house before Mary got home.
Tom günde en az bir kez dişlerini diş ipiyle temizler.Tom flosses his teeth at least once a day.
Tom, Mary'nin banyoyu temizlemesini istedi.Tom asked Mary to clean the bathroom.
Avrupalılar iblislerin kıtasını temizlemek için bir cinci hoca tuttu.The Europeans hired an exorcist to cleanse their continent of demons.
O, evi temizledi.She cleaned the house.
Bir bardak kırdım - onları temizlemeden önce kırıkların üzerine basmamaya çalış.I broke a glass - try not to step on the shards before I clean them up.
Sabun kiri temizleyebilir.Soap can clean grime.
Odayı temizlemek zorunda mıyım?Must I clean the room?
Pamuklu çubuklar kullanarak kulaklarımı temizlerim.I clean my ears using cotton swabs.
Ceketimi kuru temizleyiciye götürür müsün?Would you take my jacket to the cleaners?
Tom çocuklara odalarını temizletti.Tom made the children clean their rooms.
Gözlüğünü temizlemelisin.You should clean your glasses.
Tom mutfağı temizlemedi.Tom didn't clean the kitchen.
Hâlâ mutfağı temizlemem gerekiyor.I still need to clean the kitchen.