temiz ile cümle

temiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu nehirdeki su çok temizdir.The water in this river is very clean.
Bu park gerçekten güzel ve temiz.This park is really beautiful and clean.
Lütfen bu paspasla zemini temizle.Please clean the floor with this mop.
Bu mendil temiz yıkanmadı.This handkerchief didn't wash clean.
Bu pantolonu temizletmek istiyorum.I'd like to have these pants cleaned.
Kelly boğazını temizledi ve konuşmaya başladı.Kelly cleared his throat and begin to speak.
Lütfen kuru temizlemeden elbiselerimi alıver.Please pick up my dry cleaning.
Yas elbiselerini temizlikçiye göndermek mümkün mü?Is it possible to send mourning clothes to the cleaner?
Temizlik, dindarlığın yanındadır.Cleanliness is next to godliness.
Bana temiz bir tabak getir ve bu kirli tabağı alıp götür.Bring me a clean plate and take the dirty one away.
Temiz havlular çekmecede.The clean towels are in the drawer.
Carol içeri yürüdüğünde hizmetçi zaten odayı temizlemişti.The maid had already cleaned the room when Carol walked in.
Hizmetçi bulaşıkları hemen masadan temizledi.The maid immediately cleaned the dishes from the table.
Manto temizleme ücreti nedir?What is the charge for cleaning overcoats?
Ellerini temiz tut.Keep your hands clean.
Ann odasını her zaman temiz tutar.Ann always keeps her room clean.
Onu temize çıkarmak için delil gösterebilir misin?Can you produce evidence to clear him?
Yapmanız gereken bütün şey odanızı temizlemektir.All you have to do is to clean your room.
Sen kompozisyonunun temiz bir kopyasını yazmak zorunda değilsin.You don't have to write out a clean copy of your composition.
Odanızı temizlemeyi henüz bitirdiniz mi?Have you finished cleaning your room yet?
Şimdi buradaysan, temizlemeye yardım edebilirsin.Now that you are here, you can help do the cleaning.
Odanızı temizlediniz mi?Did you clean your room?
Ben, sizin için alışveriş yapacağım, evi temizleyeceğim, ve akşam yemeği pişireceğim.I'll do your shopping, clean up the house, and cook your dinner for you.
Sabahleyin odayı temizle.Clean out the room in the morning.
Mutfağı daha sonra temizleyeceğim.I'll clean up the kitchen later.
Masayı temizlemene yardımcı olabilir miyim?May I help you clear the table?
Işık sağlık için temiz havanın gerekli olduğu kadar gereklidir.Light is as necessary as fresh air is for health.
Halka açık yerleri temiz tutalım.Let's keep public places clean.
Fabrikalar kömürden temiz bir yakıta geçmek için teşvik edilmiştir.Factories have been urged to switch from coal to a cleaner fuel.
Spiker boğazını temizledi.The speaker cleared his throat.
Bugün yatak odanı temizleyeceğim.I'm going to clean your bedroom today.
Bugün evi temizleme yerine, sanırım yürüyüşe çıkacağım.Instead of cleaning the house today, I think I'll take a walk.
Karım az önce tabloyu temizledi.My wife has just cleared the table.
Dün tüm öğleden sonrayı odamı temizleyerek geçirdim.I spent all yesterday afternoon cleaning my room.
Dün caddedeki karı temizledik.We cleared the street of snow yesterday.
Kız kardeşim odasını hep temiz tutar.My sister always keeps her room clean.
Kız kardeşim her zaman odasını temiz tutar.My sister always keeps her room clean.
Çocuklara odayı temizleme görevi verildi.The children were assigned to sweep the room.
Eğer çocuklara göz kulak olursan, temizlenecek takım elbiseni alacağım.If you'll keep an eye on the kids, I'll take your suit to be cleaned.
Torunlarımıza temiz ve yeşil bir dünya bırakmak istiyoruz.We want to leave our descendants a clean and green earth.
Yönetici en kısa sürede bütün odaların temiz süpürülmesini emretti.The manager ordered all the rooms to be swept clean as soon as possible.
Eve geldiğimde John evi temizlemişti.John had cleaned the house when I came home.
Lütfen evi temizlememe yardım et.Please help me clean the house.
Masamı temizlerken bu eski resme rastladım.While I was cleaning out my desk, I came across this old picture.
Odayı temizleme sırası benimdi.It was my turn to clean the room.
Odayı temizlemek için benim sıramdı.It was my turn to clean the room.
Bizim temiz havaya ihtiyacımız olduğu gibi, balıkların da temiz suya ihtiyacı var.As we need fresh air, so fish need clean water.
Odamızı temizleyelim.Let's clean our room.
Dün sınıfımızı temizledik.We cleaned our classroom yesterday.
Biz odayı dönüşümlü olarak temizledik.We alternated in cleaning the room.
Kendimizi orada temizliyoruz.We clean ourselves there.
Biraz temiz hava için dışarı çıktık.We went out for some fresh air.
Bizim temiz havaya ihtiyacımız var.We need fresh air.
Erken kalktık ve evimizi temizlemeye başladık.We got up early and set about cleaning our house.
Ailemde babam ve ben masayı temizleriz.My father and I clear the table in my family.
Annem odayı temizliyor.My mother cleans the room.
Benim vicdanım temiz.My conscience is clear.
Masamı temizledim.I cleared up my desk.
Havanın temiz olduğu sakin bir şehirde yaşamak istiyorum.I want to live in a quiet city where the air is clean.
Ben o zaman odamı temizliyordum.I was cleaning my room for that time.

İlgili Sayfalar