Yağmur yağdıktan sonra havanın çok taze ve temiz olması durumunu seviyorum.I love the way the air is so fresh and clean after it rains.
Tom havuzu temizliyor.Tom is cleaning the pool.
Bazen annemin vazolarını temizlerim.Sometimes I clean my mother's vase collection.
Tom kalktı ve masayı temizlemeye başladı.Tom got up and began clearing the table.
Tom kalmakta ve partiden sonra temizlik yapmamıza yardım etmekte ısrar etti.Tom insisted on staying and helping us clean up after the party.
Tom partiden sonra temizlik yapmamıza yardımcı olmak için kalmayı ısrar etti.Tom insisted on staying to help us clean up after the party.
Tom bunu sabun kullanmadan temizlemeye çalışmış olmalı.Tom must've tried cleaning this without using soap.
Ben yatmadan önce dişlerimi temizlerim.I clean my teeth before I go to sleep.
Bu, diş macunu değil, yüz temizleme köpüğü!It's not a toothpaste, it's a face-cleansing foam!
Mary'nin yatak odası benimkinden daha temiz.Mary's bedroom is cleaner than mine.
Tom ofisimi temizlemem gerektiğini önerdi.Tom suggested that I should clean my office.
Temiz yastık kılıfları nerede?Where are the clean pillowcases?
Tom temiz bir gömlek giydi.Tom put on a clean shirt.
Tom temiz çarşafları yatağına koydu.Tom put clean sheets on his bed.
Tom'u garajı temizlememize yardım etmesi için ikna etmek zor olacak.It'll be difficult to convince Tom to help us clean the garage.
Tom Mary'nin temizlik yapmasına yardım etti.Tom helped Mary clean up.
Tom Mary'nin John'un garajı temizlemesine yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help John clean the garage.
Tom Mary'nin garajı temizlemesine yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help him clean the garage.
Garajı temizlememe yardım ettiğin için teşekkür ederim.Thank you for helping me clean out the garage.
Bu kirliliği temizlememe yardımcı ol.Help me clean up this mess.
Bir bez al ve bu karışıklığı temizlememe yardım et.Grab a rag and help me clean up this mess.
Bir bez al ve bu pisliği temizlememe yardım et.Grab a rag and help me clean up this mess.
Tom araba parçalarını temizliyor.Tom is cleaning car parts.
Burada dağ yürüyüşleri ve temiz havanın tadını çıkarıyoruz.Here we enjoy mountain walks and fresh air.
Tom temizlik yapmak için kaldı.Tom stayed to clean up.
Kalmanı ve temizlik yapmama yardım etmeni istiyorum.I'd like you to stay and help me clean up.
Tom'a garajı temizlemesini söyledin mi?Did you tell Tom to clean out the garage?
Tom odasının temizlenmesinin söylenmesinden hoşlanmaz.Tom doesn't like being told to clean his room.
Tom ona odasını temizlemesini söylemedikçe asla odasını temizlemez.Tom never cleans his room unless I tell him to.
Onlar temizliğe büyük önem verdi.They attached great importance to cleanliness.
Bu çeşmenin suyu temizdir.The water from this fountain is clear.
Dolabın içinde ve masanın üzerinde temiz tabaklar var.There are clean plates inside the closet and on the table.
Az önce tuvaleti temizledik.We just cleaned the toilet.
Biz temiz kağıtlar istemeliyiz.We must ask for clean sheets.
Odayı temizlemek zorundalar.They have to clean the room.
Odaları her zaman temizdir.Their rooms are always clean.
Bazı tuvaletler her zaman temizlendiği için çok su israf ediyorlar.Some toilets waste a lot of water every time they are flushed.
Tom'a çatındaki karı temizletmek için ne kadar ödemek zorunda kaldın?How much did you have to pay Tom to get him to shovel the snow off your roof?
"Tom, odanı temizle." "Ben onu daha sonra yapacağım.""Tom, clean your room." "I'll do it later."
Neden şimdi odanı temizlemiyorsun?Why don't you clean your room now?
"Tom, odanı temizlemeye git." "Arkadaşlarım beni bekliyor. Onu daha sonra yapamaz mıyım?""Tom, go clean your room." "My friends are waiting for me. Can't I do it later?"
Tom, sana odanı temizlemeni söylediğimi sanıyordum.Tom, I thought I told you to clean your room!
Odanızı temizleyene kadar arkadaşlarınızla dışarı çıkamazsınız.You can't go out with your friends until you clean your room.
"Odanı temizledin mi?" "Ben onu daha sonra yapacağım.""Did you clean your room?" "I'll do it later."
Dişlerimi temizlemek zorundayım.I have to clean my teeth.
Bunu temizlemek zorundayız.We have to clean this up.
Ayı sansarı zayıf ve hasta hayvanları öldürerek doğanın temizlik ekibini oluşturuyor.Wolverines make up nature's clean-up crew, killing weak and sick animals.
Tom ofisini temizlemesi için Mary'nin kendisine yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help him clean his office.
Odası küçük ama temizdi ve yemek de iyiydi.His room was small but clean, and the food was good.
2.30'a kadar temizliği bitirmiş olacağım.I'll be finished cleaning by 2:30.
Bunu temizlememe yardım edebilir misin?Can you help me clean this up?
Daha sonra temizleyemez misin?Can't you vacuum later?
Yerinde olsam onu kuru temizleme yaptırırdım.I'd get it dry-cleaned if I were you.
Sanırım biraz temiz hava alacağım.I think I'll get a bit of fresh air.
Lütfen onu temizle.Please clean it up.
Tom yıllardır kötü bir şekilde darmadağın edilmiş garajını temizlemeye niyetleniyor.Tom's been meaning to clean out his badly cluttered garage for years.
Sadece biraz temiz havaya ihtiyacın var.You just need some fresh air.
Burnunu temizle.Blow your nose.
O pisliği temizleyin.Clean up that mess.
Evi temizleyelim.Let's clean the house.