Mary'nin yatak odası benimkinden daha temiz.Mary's bedroom is cleaner than mine.
Tom ofisimi temizlemem gerektiğini önerdi.Tom suggested that I should clean my office.
Franklin'in fikirleri Pennsylvania Üniversitesinin temelini oluşturmuştur.Franklin's ideas formed the basis of the University of Pennsylvania.
Joey aileyi temsil ediyor.Joey represents the family.
Birçok Amerikalı 4 Temmuzda evlenmek istiyor.Many Americans want to get married on the fourth of July.
Amerika temel olarak bir tarım toplumuydu.America was a mainly agricultural society.
Temiz yastık kılıfları nerede?Where are the clean pillowcases?
Tom temiz bir gömlek giydi.Tom put on a clean shirt.
Tom temiz çarşafları yatağına koydu.Tom put clean sheets on his bed.
Tom'u garajı temizlememize yardım etmesi için ikna etmek zor olacak.It'll be difficult to convince Tom to help us clean the garage.
Tom Mary'nin temizlik yapmasına yardım etti.Tom helped Mary clean up.
Tom Mary'nin John'un garajı temizlemesine yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help John clean the garage.
Tom Mary'nin garajı temizlemesine yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help him clean the garage.
Garajı temizlememe yardım ettiğin için teşekkür ederim.Thank you for helping me clean out the garage.
Bu kirliliği temizlememe yardımcı ol.Help me clean up this mess.
Bir bez al ve bu karışıklığı temizlememe yardım et.Grab a rag and help me clean up this mess.
Bir bez al ve bu pisliği temizlememe yardım et.Grab a rag and help me clean up this mess.
Tom tembel değildir.Tom isn't lazy.
Tom araba parçalarını temizliyor.Tom is cleaning car parts.
Senin tembel olduğunu düşünüyorum.I think you're lazy.
Burada dağ yürüyüşleri ve temiz havanın tadını çıkarıyoruz.Here we enjoy mountain walks and fresh air.
Tom'un tembel olduğunu düşünüyorum.I think Tom is lazy.
Tom temizlik yapmak için kaldı.Tom stayed to clean up.
Kalmanı ve temizlik yapmama yardım etmeni istiyorum.I'd like you to stay and help me clean up.
Tembel olmayın!Don't be lazy!
Tom'a garajı temizlemesini söyledin mi?Did you tell Tom to clean out the garage?
Tom odasının temizlenmesinin söylenmesinden hoşlanmaz.Tom doesn't like being told to clean his room.
Tom ona odasını temizlemesini söylemedikçe asla odasını temizlemez.Tom never cleans his room unless I tell him to.
Onlar temizliğe büyük önem verdi.They attached great importance to cleanliness.
Bu çeşmenin suyu temizdir.The water from this fountain is clear.
Tom'un tamamen güvende olacağına sizi temin ederim.I assure you Tom will be completely safe.
Dolabın içinde ve masanın üzerinde temiz tabaklar var.There are clean plates inside the closet and on the table.
Az önce tuvaleti temizledik.We just cleaned the toilet.
Güneş batıdan battığında, tembel adam en iyisini çalışır.When the sun goes down in the west, the lazy man works the best.
Biz temiz kağıtlar istemeliyiz.We must ask for clean sheets.
Bana kalan parayı sadece temel şeyler için harcamalıyım.I must spend the money remaining to me only for essential things.
Odayı temizlemek zorundalar.They have to clean the room.
Odaları her zaman temizdir.Their rooms are always clean.
Temmuzda tatilde gitmemi istemeyeceğinden korkuyorum.I fear that she won't want me to go on holidays in July.
Bazı tuvaletler her zaman temizlendiği için çok su israf ediyorlar.Some toilets waste a lot of water every time they are flushed.
Tom inanılmaz derecede tembel.Tom is incredibly lazy.
Tom'a çatındaki karı temizletmek için ne kadar ödemek zorunda kaldın?How much did you have to pay Tom to get him to shovel the snow off your roof?
"Tom, odanı temizle." "Ben onu daha sonra yapacağım.""Tom, clean your room." "I'll do it later."
Neden şimdi odanı temizlemiyorsun?Why don't you clean your room now?
"Tom, odanı temizlemeye git." "Arkadaşlarım beni bekliyor. Onu daha sonra yapamaz mıyım?""Tom, go clean your room." "My friends are waiting for me. Can't I do it later?"
Tom, sana odanı temizlemeni söylediğimi sanıyordum.Tom, I thought I told you to clean your room!
Odanızı temizleyene kadar arkadaşlarınızla dışarı çıkamazsınız.You can't go out with your friends until you clean your room.
"Odanı temizledin mi?" "Ben onu daha sonra yapacağım.""Did you clean your room?" "I'll do it later."
Dişlerimi temizlemek zorundayım.I have to clean my teeth.
Tom'la temasımız yok.We're not in touch with Tom.
Tom ile temasa geçeceğiz.We'll get in touch with Tom.
Ailenle temasa geçeceğiz.We'll get in touch with your family.
Bunu temizlemek zorundayız.We have to clean this up.
Biz az çok teması kaybettik.We just kind of lost touch.
Ayı sansarı zayıf ve hasta hayvanları öldürerek doğanın temizlik ekibini oluşturuyor.Wolverines make up nature's clean-up crew, killing weak and sick animals.
Tom ofisini temizlemesi için Mary'nin kendisine yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help him clean his office.
Odası küçük ama temizdi ve yemek de iyiydi.His room was small but clean, and the food was good.
2.30'a kadar temizliği bitirmiş olacağım.I'll be finished cleaning by 2:30.
Bunu temizlememe yardım edebilir misin?Can you help me clean this up?
Tom'la temasa geçemez misin?Can't you get in touch with Tom?