"karbüratörü temizlememiz gerektiğini düşünüyorum." "Ben zaten denedim.""I think we should clean the carburetor." "I already tried that."
Partiden sonra sana temizleme konusunda yardım etmem gerekmiyor.I don't mind helping you clean up after the party.
Ben sadece tembelim.I'm just lazy.
Artık Tom'la temas etmek için çok geç.It's too late to contact Tom now.
Daha temiz dişlere sahip olmak istiyorum.I'd like to have my teeth cleaner.
Garajını temizlemene yardım etmemi ister misin?Do you want me to help you clean your garage?
Şimdi yapmak istediğim son şey banyoyu temizlemek.The last thing I want to do now is clean the bathroom.
Senin varsayımlarının temeli nedir?What is the basis of your assumptions?
Hiçbir şey korku temelli saygıdan daha aşağılık değil.Nothing is more contemptible than respect based on fear.
Bu adam çok tembel!This guy is so lazy!
Teması kaybettik.We've lost contact.
Onu temizle.Clean it up.
Lütfen bizimle temas kur.Please contact us.
Bu konuda temkinli hareket etmek zorundayız.You have to move cautiously in this matter.
Ahırları temizlediler.They cleaned the stables.
Göz teması kurma.Don't make eye contact.
Sen uçabildiğini temenni etmez misin?Don't you wish you could fly?
Sizi temin ederim ki sizi aldatmak niyetinde değildim.I assure you I didn't intend to deceive you.
Seni temin ederim sağlığım mükemmel.I assure you I'm in perfect health.
Seni temin ederim ki o olasılığı göz önünde bulundurdum.I assure you I've considered that possibility.
Seni temin ederim ki bu oldukça gereksiz.I assure you it's quite unnecessary.
Seni temin ederim ki bu gerekli değil.I assure you that isn't necessary.
Seni temin ederim ki onlar tam olarak aynı.I assure you they're exactly the same.
Sizi temin ederim ki bu bir şaka değil.I assure you this isn't a joke.
Tom'un oldukça iyi olduğuna sizi temin ederim.I assure you Tom is quite well.
Tom'un tamamen güvenli olacağına sizi temin ederim.I assure you Tom will be perfectly safe.
Kirayı zamanında ödeyebileceğimize sizi temin ederim.I assure you we'll be able to pay the rent on time.
Tom'u bulmak için yapabileceğimiz her şeyi yaptığımıza seni temin ederim.I assure you we're doing everything we can to find Tom.
Sonunda Tom'u odasını temizlemeye ikna etmek için uğraşmaktan vazgeçtim.I finally stopped trying to persuade Tom to clean his room.
Sonunda Tom'la temas kurabildim.I finally was able to contact Tom.
Yarım saat önce odamı temizlemeyi bitirdim.I finished cleaning my room a half hour ago.
Temmuzdan beri Tom'dan haber almadım.I haven't heard from Tom since July.
Sanırım biraz temiz havaya ihtiyacım var.I think I need some fresh air.
Sanırım odamı temizlemeliyim.I think I should clean my room.
Sanırım kalmalıyım ve temizlik yapmana yardım etmeliyim.I think I should stay and help you clean up.
Ben daha temiz dişlere sahip olmak istiyorum!I would like to have cleaner teeth!
İnsanlar tembel.Humans are lazy.
İnsanlar doğal olarak tembeldirler.Humans are naturally lazy.
Tabağını temizle!Clean your plate!
Ben arkada kalmak ve Tom'un temizlik yapmasına yardımcı olmak zorunda kalacağım.I'll have to stay behind and help Tom clean up.
Ofisi temizlemen güzeldi.It was nice of you to clean the office.
Odanı temizlemeye yardım edeceğim.I'll help you clean your room.
Onu ben temizleyeceğim.I'll clean it up.
Çoktan odamı temizledim.I have already cleaned my room.
Odanı temizlemeyi unutma.Don't forget to clean your room.
Oda çok temiz.The room is very clean.
O temiz ama kokmuş.It's kosher but it's smelly.
Ben senin evini temizlemekle meşgul olacağını düşündüm.I thought you'd be busy cleaning your house.
Hadi, tempoyu artırın.Come on, pick up the pace.
Biz hâlâ temel sorunu çözmek zorundayız.We still have to solve the underlying problem.
Tom'la temas kuramıyorum.I can't get in touch with Tom.
Bu kadının temel karakter özellikleri gurur, kararlılık ve cesaretti.The fundamental character traits of this woman were pride, decisiveness, and courage.
Bu her gün gördüğümüz ama temizlemediğimiz bir şey.It's something we see but don't clean every day.
Onun tembelliği gelecek için kötü bir alâmetti.His laziness was a bad omen for the future.
Temiz havaya ihtiyacım var.I need fresh air.
Hırsızlık yapma, yalan söyleme, tembel olma.Do not steal, do not lie, do not be lazy.
Annemiz gelinceye kadar biz odamızı temizlemiştik.By the time our mother came, we had cleaned our room.
Tüm plajı temizlemek zorundayız.We have to clean the whole beach.
Gelecek yıl bütün plajı temizlemek zorundayız.Next year we have to clean the whole beach.
Tom'un bahçeyi otlardan temizlemesine yardım ettim.I helped Tom weed the garden.