Ana içeriğe geç
Sözlük

telin ile cümle

telin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Manyetik alanın yönünü bulmanın diğer bir yolu daha var Telin sol tarafını ele alalım.Можете да мислите за полето и по друг начин - все едно това е лявата страна на проводника.
Manyetik alanın yönü telin sol tarafında ekrandan dışarıyı sağ tarafında ise ekranın içini işaret eder.Tady to z obrazovky vylézá a tady to do obrazovky vstupuje.
Manyetik alanın yönü telin sol tarafında ekrandan dışarıyı sağ tarafında ise ekranın içini işaret eder.Y esto es donde está saltando. Y esto es donde está apareciendo en la pantalla.
Manyetik alanın yönü telin sol tarafında ekrandan dışarıyı sağ tarafında ise ekranın içini işaret eder.И ето къде излиза навън. А пък тук влиза навътре в екрана.
Manyetik alanın yönü telin sol tarafında ekrandan dışarıyı sağ tarafında ise ekranın içini işaret eder.זה המקום שבו זה יוצא החוצה, וזה המקום שבו זה נכנס פנימה.
Mu, telin bulunduğu ortamın manyetik alan geçirgenliğidir. -Bueno, eso es la permeabilidad del material que el cable de.
Mu, telin bulunduğu ortamın manyetik alan geçirgenliğidir. -To je permeabilita prostředí kolem vodiče.
Mu, telin bulunduğu ortamın manyetik alan geçirgenliğidir. -Това е пропускливостта на веществото, в което се намира проводника.
Mu, telin bulunduğu ortamın manyetik alan geçirgenliğidir. -זאת החדירות של החומר שבתוכו נמצא התייל.
Omuzlarınızı birbirine yaklaştırdığınızda bir bisiklet telini çekiyorlar.Al encoger la espalda se tira de un cable de bicicleta.
Omuzlarınızı birbirine yaklaştırdığınızda bir bisiklet telini çekiyorlar.Als je je schouders naar voren trekt, trekken ze aan een fietskabel.
Omuzlarınızı birbirine yaklaştırdığınızda bir bisiklet telini çekiyorlar.Când strângi umerii, ei trag de un cablu de bicicletă.
Omuzlarınızı birbirine yaklaştırdığınızda bir bisiklet telini çekiyorlar.Così quando si contraggono le spalle, queste azionano un cavo di bicicletta.
Omuzlarınızı birbirine yaklaştırdığınızda bir bisiklet telini çekiyorlar.Donc quand vous bougez un peu vos épaules, elle tirent sur un câble de vélo.
Omuzlarınızı birbirine yaklaştırdığınızda bir bisiklet telini çekiyorlar.어깨 근육에 힘을 주면 케이블을 잡아 당기지요.
Omuzlarınızı birbirine yaklaştırdığınızda bir bisiklet telini çekiyorlar.Napięcie ramion powoduje pociągnięcie za linkę rowerową.
Omuzlarınızı birbirine yaklaştırdığınızda bir bisiklet telini çekiyorlar.Wenn Sie ihre Schulter bewegen, zieht es an einem Bowdenzug.
Omuzlarınızı birbirine yaklaştırdığınızda bir bisiklet telini çekiyorlar.Επομένως όταν πιέζετε τους ώμους σας, τραβούν μια αλυσίδα ποδηλάτου.
Omuzlarınızı birbirine yaklaştırdığınızda bir bisiklet telini çekiyorlar.Когато си свиете рамената, те опъват жило от колело.
Omuzlarınızı birbirine yaklaştırdığınızda bir bisiklet telini çekiyorlar.Когда вы напрягаете плечи, натягивается велосипедный кабель.
Omuzlarınızı birbirine yaklaştırdığınızda bir bisiklet telini çekiyorlar.כך כשמושכים בכתפיים, הן מושכות כבל הילוכים.
Omuzlarınızı birbirine yaklaştırdığınızda bir bisiklet telini çekiyorlar.فعندما تضغط على كتفيك ، فأنت تسحب وتراً سلكياً.
Omuzlarınızı birbirine yaklaştırdığınızda bir bisiklet telini çekiyorlar.手やフックを開いたり閉じたり
Oynadığımız gibi oynatılıyoruz da. tam bu telin içindeyiz, hayat kumaşında yani.Jesteśmy przedmiotem, w tym samym stopniu, co podmiotem. Jesteśmy materią życia.
Oynadığımız gibi oynatılıyoruz da. tam bu telin içindeyiz, hayat kumaşında yani.우리는 역할을 하는 동시에 역할 수행의 대상이기도 합니다. 우리는 정말로 생명의 그물 안에 있습니다.
Oynadığımız gibi oynatılıyoruz da. tam bu telin içindeyiz, hayat kumaşında yani.Oltre ad agire, siamo l'oggetto dell'azione. Siamo davvero parte del tessuto della vita.
Oynadığımız gibi oynatılıyoruz da. tam bu telin içindeyiz, hayat kumaşında yani.On agit sur nous ainsi bien que nous agissons. Nous sommes réellement dans la fibre, dans le tissu de la vie.
Oynadığımız gibi oynatılıyoruz da. tam bu telin içindeyiz, hayat kumaşında yani.Selain bertindak kita juga dikenai tindakan. Kita benar-benar adalah benang di dalam tenunan kehidupan ini.
Oynadığımız gibi oynatılıyoruz da. tam bu telin içindeyiz, hayat kumaşında yani.Somos influenciados, y también influenciamos. Realmente formamos parte de las fibras del tejido de la vida.
Oynadığımız gibi oynatılıyoruz da. tam bu telin içindeyiz, hayat kumaşında yani.We ondergaan ze, en we bewerkstelligen ze. We zitten in de vezels, de stof van het leven.
Oynadığımız gibi oynatılıyoruz da. tam bu telin içindeyiz, hayat kumaşında yani.Δρούμε και δεχόμαστε επιδράσεις. Είμαστε μέρος της ίδιας της ζωής.
Oynadığımız gibi oynatılıyoruz da. tam bu telin içindeyiz, hayat kumaşında yani.Ние въздействаме и на нас ни въздействат. Ние сме просто нишка в тъканта на живота.
Oynadığımız gibi oynatılıyoruz da. tam bu telin içindeyiz, hayat kumaşında yani.אנחנו ממש חלק מרקמת החיים.
Oynadığımız gibi oynatılıyoruz da. tam bu telin içindeyiz, hayat kumaşında yani.يفعل بنا كما نفعل نحن حقيقة في النسيج في نسيج الحياة
Oynadığımız gibi oynatılıyoruz da. tam bu telin içindeyiz, hayat kumaşında yani.私達は実に生命というものの生地に存在しています しかし 奇妙なことに 150年経っても この教訓は浸透していません
Pekala. Bu senin enerji yayındaki ilk telin idi.Dit was maar één pijl op je 'energieboog'.
Pekala. Bu senin enerji yayındaki ilk telin idi.To tylko jedna z gałęzi twojego drzewa energii.
Pekala. Bu senin enerji yayındaki ilk telin idi.Электромобиль Tesla — лишь одноиз твоих начинаний в области энергетики.
Planck'ın ilk işi sıcak ampul telinin ne kadar ışık vereceği tahmin etmek oldu.Công việc đầu tiên của Planck là dự đoán lượng nhiệt một sợi dây được nung nóng sẽ phát ra
Planck'ın ilk işi sıcak ampul telinin ne kadar ışık vereceği tahmin etmek oldu.Die allererste Aufgabe für Planck war, vorherzusagen, wieviel Licht ein heißer Glühdraht abgibt.
Planck'ın ilk işi sıcak ampul telinin ne kadar ışık vereceği tahmin etmek oldu.Het eerste probleem voor Planck was te voorspellen hoeveel licht een hete gloeidraad afgeeft.
Planck'ın ilk işi sıcak ampul telinin ne kadar ışık vereceği tahmin etmek oldu.Il primo obiettivo che Planck si pose era di prevedere quanta luce esce da un filamento caldo.
Planck'ın ilk işi sıcak ampul telinin ne kadar ışık vereceği tahmin etmek oldu.La primera tarea a la que Planck se enfrentó fue predecir cuánta luz emite un filamento.
Planck'ın ilk işi sıcak ampul telinin ne kadar ışık vereceği tahmin etmek oldu.Pierwszym zadaniem, z którym zmierzył się Planck było przewidzieć ile światła wyemituje gorący żarnik.
Planck'ın ilk işi sıcak ampul telinin ne kadar ışık vereceği tahmin etmek oldu.Prima sarcină a lui Planck a fost să determine câtă lumină radiază de la un filament încins.
Planck'ın ilk işi sıcak ampul telinin ne kadar ışık vereceği tahmin etmek oldu.Tugas pertama yang dihadapi Planck adalah menduga berapa banyak cahaya yang dihasilkan suatu filamen panas.
Planck'ın ilk işi sıcak ampul telinin ne kadar ışık vereceği tahmin etmek oldu.Η πρώτη δουλειά που έπρεπε να κάνει ο Πλανκ ήταν να προβλέψει πόσο πολύ φως δίνει το ζεστό σύρμα της λάμπας.
Planck'ın ilk işi sıcak ampul telinin ne kadar ışık vereceği tahmin etmek oldu.Първата задача на Планк била да определи, колко светлина излъчва нажежена жичка.
Planck'ın ilk işi sıcak ampul telinin ne kadar ışık vereceği tahmin etmek oldu.Спершу Планку потрібно було з'ясувати скільки світла випромінює нитка розжарювання.
Planck'ın ilk işi sıcak ampul telinin ne kadar ışık vereceği tahmin etmek oldu.كانت أول مهمة تواجه بلانك، أن يخمن كم من الضوء يمكن يعطينا فتيل المصباح.
Şaç telin şuan sana göre kocaman bir ağaçtır.Jouw haartje is een enorme boom vergeleken met jou.
Şaç telin şuan sana göre kocaman bir ağaçtır.השערה שלכם היא עץ ענקי בהשוואה אליכם
Şaç telin şuan sana göre kocaman bir ağaçtır.でもこのサイズでは「ナノ」よりは1000倍大きい
- Saçýnýn telini de koparýp yolluyor musun? - Üff....Wait, you do not bother ,I'll take out of here
Şimdi bu saç teline yakından iyice bir bak.Neem nu een kijkje naar dit haartje.
Şimdi bu saç teline yakından iyice bir bak.עכשיו תסתכלו על זה מקרוב קרוב
Şimdi bu saç teline yakından iyice bir bak.よくわからないね
Şimdi herzamanki düzen bozan üçüncü parmak biraz fazla dayanmış ve o telin üzerinde dinleniyor.Nou, de dader is meestal de ringvinger die te ver erover leunt en komt te rusten tegen die derde snaar.
Şimdi herzamanki düzen bozan üçüncü parmak biraz fazla dayanmış ve o telin üzerinde dinleniyor.Обычно, он как раз и виноват, заглушая собой третью струну.
Telimiz bu. Telin üzerinden belli bir akım geçiyor ve bu akım bir manyetik alan meydana getirir.To je můj vodič kterým teče nějaký proud "I", tak tento vodič bude vytvářet magnetické pole.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod