televizyon yayını ile cümle

televizyon yayını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
46
BU SAYFADA CÜMLE
17
HARF
7
HECE
9
ORT. KELİME
İsrail'de ilk siyah-beyaz televizyon yayını başladı.Fjernsynsprogrammer i sort-hvid begyndte.
2006 - TRT Ankara ve İstanbul'da karasal sayısal televizyon yayınına başladı.I 1993 startede TV3 jordbaserede tv-kanaler i Estland og Litauen.
İnternet Televizyonu, İnternet üzerinden televizyon yayını.Satellit-tv er tv-modtagelse via satellit.
KCTV, 1 Eylül 1953 yılında kurulmuş olup televizyon yayınına 3 Mart 1963 tarihinde başlamıştır.KCTV ble etablert 3. mars 1963 som Central TV Broadcasting System.
İsrail'de ilk siyah-beyaz televizyon yayını başladı.TV-sendinger i svart-hvitt begynte.
1926 - John Logie Baird ilk televizyon yayınını gerçekleştirdi.1926 - John Logie Baird mendemonstrasikan siaran televisi pertama.
Televizyon yayını olarak ise film arada bir TNT gibi Amerikan kanallarında yayınlanmaktadır.Bộ phim thỉnh thoảng cũng được phát sóng trên truyền hình trên khắp nước Mỹ, ví dụ như kênh TNT.
Bir performans kaydedildikten sonra, radyo veya televizyon yayını gibi herhangi bir amaç için kullanılabilir.当演奏的国歌被录制后,它可以使用于任何用途:例如在无线电或电视广播中播放。
1966 - Kanada ilk renkli televizyon yayınını gerekleştirdi.1978年,西班牙開始播出彩色電視廣告。
Televizyon yayını yapılıyor.TV》 방송.
Ay'dan gerçekleştirilen naklen televizyon yayınını dünyada 500 milyon insan izledi.האירוע שודר בטלוויזיה ונצפה על ידי יותר מ־500 מיליון בני אדם ברחבי העולם.
İsrail'de ilk siyah-beyaz televizyon yayını başladı.מראשוני הטלוויזיה הישראלית ומנהלהּ.
İnternet Televizyonu, İnternet üzerinden televizyon yayını.Интернет телевизия – съвременна телевизионна услуга, разпространявана по Интернет.
8. Doktor'un Doctor Who televizyon yayınında son kez görünüşüdür.Деветият Доктор е деветото въплъщение на протагониста от телевизионния сериал на BBC Доктор Кой.
1928 - Londra'da ilk renkli televizyon yayını gerçekleşti.1928 г. – В САЩ е издаден първият лиценз за телевизионно излъчване.
Rusya radyo ve televizyon yayınını başlatan ilk ülkeler arasında yer almıştır.Već se u Rusiji bavio radijem i početcima televizije.
İnternet Televizyonu, İnternet üzerinden televizyon yayını.Televizijski prijenos bio je i preko Interneta.
Latin Grammy Ödülleri ilk kez 2000 yılında televizyon yayını yapan CBS tarafından düzenlendi.Ceny Latin Grammy sa začali udeľovať od roku 2000 a vysielali sa na telivízii CBS.
1928 - Londra'da ilk renkli televizyon yayını gerçekleşti.V roku 1928 uskutočnil prvý transatlantický televízny prenos Londýn – New York.
Japonya Grand Prix (Televizyon yayını).Grand Prix: Japan (Televizija) (angleščina).
Ay'dan gerçekleştirilen naklen televizyon yayınını dünyada 500 milyon insan izledi.Televizijski prenos prvih korakov na Luni spremlja po oceni 500 milijonov gledalcev po vsem svetu.
26 Şubat 1975 yılında Litvanya için ilk renkli televizyon yayını yapıldı.1975 m. vasario 26 d. transliuota pirmoji spalvota Lietuvos televizijos laida.
Japonya Grand Prix (Televizyon yayını).NHK (Japonijos televizijos) galerija.
1926 - John Logie Baird ilk televizyon yayınını gerçekleştirdi.John Logie Baird sukūrė pirmąją televizijos sistemą, kuri panaudota reguliariai laidai.
1926 - John Logie Baird ilk televizyon yayınını gerçekleştirdi.27. jaanuar – John Logie Baird demonstreeris Londonis esmakordselt televisiooni.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Ale nie było sposobu, by przygotować się do występu na żywo, u Oprah.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Ale niet spôsobu, ako sa pripraviť na aspekt živého prenosu u Oprah.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Aber es gab keinen Weg um mich auf den Aspekt der live Fernsehübertragung bei Oprah vorzubereiten.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Ale na to živé vystoupení na Oprah se připravit prostě nedalo.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Dar nu a fost posibil sa ma pregatesc si pentru aspectul legat de transmisia TV, pentru emisiunea lui Oprah.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.De arra semmiképp nem lehetett felkészülni, hogy élő adásban leszek Oprah-nál.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Maar voorbereiding op het live-televisieaspect ervan bij Oprah, was onmogelijk.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Mais il n'y avait pas moyen de se préparer pour le coté "télévision en direct", qui dépendait d'Oprah.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Ma non c'era modo di essere pronti per la diretta tv, dato che sarei stato da Oprah.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Mas não havia maneira de preparar o espetáculo da televisão ao vivo, quando estivesse na Oprah.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Men der var ingen måde at forberede mig på live fjernsynsdelen af det, det at være på Oprah.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Men det fanns inget sätt att förbereda mig för att vara med på live tv, vara med på Oprah.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Mutta en mitenkään voinut valmistautua suoraan televisiolähetykseen, Oprah-showssa.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Nhưng không còn cách nào để chuẩn bị truyền hình trực tiếp việc đó, trên chương trình của Oprah.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Pero no tenía forma de prepararme para el aspecto televisivo de la hazaña, al salir en "Oprah".
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.하지만, 오프라윈프리의 TV 생방송을 위해서 준비할 방법이 없었습니다.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Но не было никакой возможности подготовиться к условиям прямого эфира — ведь это шоу Опры.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Нямаше начин обаче как да се подготвя за телевизионния аспект, т.е. за шоуто на Опра.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.אבל לא היתה דרך להתכונן להבט של השידור החי בטלוויזיה ולהיות בתוכנית של אופרה
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.ولكن لم يكن التدريب كافٍ للظهور على العلن على التلفاز وخاصة في برنامج أوبرا
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.不可能なものでした 練習では顔を下に向けてプールに浮いていればよかったのですが

İlgili Sayfalar