Bir telesekreter almalısın.You should buy an answering machine.
Tom Mary'nin telesekreterine bir mesaj bıraktı.Tom left a message on Mary's answering machine.
Lütfen telesekreterime bir mesaj bırakın.Please leave a message on my answering machine.
Tom'u aradım ve telesekreterine bağlandım.I called Tom and got his answering machine.
Tom yeni bir telesekreter almayı düşünmek isteyebilir.Tom might want to consider purchasing a new answering machine.
Tom telesekreterime bir mesaj bıraktı.Tom left a message on my answering machine.
Tom telesekreteri mesajlar için kontrol etti.Tom checked the answering machine for messages.
Dedim ki, "Hani eski erkek arkadaşlarımızın telesekreterlerine çok kötü mesajlar bırakırdık?I said, "Remember when we'd leave a really bad message on our ex-boyfriend's answering machine?
Hantal bir telesekreter istemiyorum, sakladığı mesajı istiyorum.I don't want a clunky answering machine; I want the message it saves.
Her şey telesekretere o mesajı bırakmasıyla başladı.Everything started with that message left on the answering machine.
Bu adam telesekretere onlarca mesaj bıraktı.Because that man left a bunch of messages on the answering machine.
Hat sabah 9'dan akşam 10'a kadar açık, fakat geceleri telesekreter devreye giriyor.The line is open from 9am to 10pm. There is an answering machine for night calls.
Bu adam telesekretere onlarca mesaj bıraktı.Car cette Homme a laissé de nombreux messages sur le répondeur.
Bu adam telesekretere onlarca mesaj bıraktı.Karena pria itu meninggalkan banyak sekali pesan di mesin penjawab.
Dedim ki, "Hani eski erkek arkadaşlarımızın telesekreterlerine çok kötü mesajlar bırakırdık?A já:
Dedim ki, "Hani eski erkek arkadaşlarımızın telesekreterlerine çok kötü mesajlar bırakırdık?Am zis, "Ţii minte când lăsam câte un mesaj trăznit pe robotul fostului prieten?
Dedim ki, "Hani eski erkek arkadaşlarımızın telesekreterlerine çok kötü mesajlar bırakırdık?"Emlékszel, mikor egy tényleg nagyon gáz üzenetet hagytunk a volt fiúm üzenetrögzítőjén?
Dedim ki, "Hani eski erkek arkadaşlarımızın telesekreterlerine çok kötü mesajlar bırakırdık?Et j'ai dit, "Tu te rappelles avoir laissé des messages idiots sur le répondeur de nos petits amis ?
Dedim ki, "Hani eski erkek arkadaşlarımızın telesekreterlerine çok kötü mesajlar bırakırdık?Ja som povedala, "Pamätáš sa, keď sme nechali fakt zlú správu na záznamníku tvojho bývalého frajera?
Dedim ki, "Hani eski erkek arkadaşlarımızın telesekreterlerine çok kötü mesajlar bırakırdık?"Kan du huske, hvordan vi lagde virkelig dumme beskeder på vores eks-kærestes telefonsvarere?
Dedim ki, "Hani eski erkek arkadaşlarımızın telesekreterlerine çok kötü mesajlar bırakırdık?그래서 "왜 우리가 진짜 나쁜 메시지들을 남겼었잖아. 우리 전 남자 친구들의 자동 응답기에다가.
Dedim ki, "Hani eski erkek arkadaşlarımızın telesekreterlerine çok kötü mesajlar bırakırdık?"Kommer du ihåg våra fula meddelanden på våra ex-pojkvänners telefonsvarare?
Dedim ki, "Hani eski erkek arkadaşlarımızın telesekreterlerine çok kötü mesajlar bırakırdık?"Muistatko kun jätimme tosi ruman viestin ex-poikaystävämme puhelinvastaajaan?
Dedim ki, "Hani eski erkek arkadaşlarımızın telesekreterlerine çok kötü mesajlar bırakırdık?"Ti ricordi di quando abbiamo lasciato quei brutti messaggi sulla segreteria telefonica del nostro ex?
Dedim ki, "Hani eski erkek arkadaşlarımızın telesekreterlerine çok kötü mesajlar bırakırdık?"Veš, ko pustiš res grozno sporočilo na tajnici svojega bivšega?
Dedim ki, "Hani eski erkek arkadaşlarımızın telesekreterlerine çok kötü mesajlar bırakırdık?"Weet je nog dat we belabberde boodschappen inspraken op het antwoordapparaat van ons ex-vriendje?
Dedim ki, "Hani eski erkek arkadaşlarımızın telesekreterlerine çok kötü mesajlar bırakırdık?Y yo: "¿Recuerdas cuando dejamos un mensaje terrible en el contestador de nuestros exnovios?
Dedim ki, "Hani eski erkek arkadaşlarımızın telesekreterlerine çok kötü mesajlar bırakırdık?Θυμάσαι όταν αφήναμε ένα πολύ κακό μήνυμα στον τηλεφωνητή κάποιου πρώην μας;
Dedim ki, "Hani eski erkek arkadaşlarımızın telesekreterlerine çok kötü mesajlar bırakırdık?А я у відповідь:
Dedim ki, "Hani eski erkek arkadaşlarımızın telesekreterlerine çok kötü mesajlar bırakırdık?"Помниш ли, когато оставихме онова гадно съобщение на телефонния секретар на бившото ни гадже?
Dedim ki, "Hani eski erkek arkadaşlarımızın telesekreterlerine çok kötü mesajlar bırakırdık?"Помнишь, мы оставляли ужасные сообщения на автоответчике бывшего парня?
Dedim ki, "Hani eski erkek arkadaşlarımızın telesekreterlerine çok kötü mesajlar bırakırdık?ואני אמרתי, "זוכרת שהיינו משאירות הודעה ממש נבזית במשיבון של האקס שלנו?
Dedim ki, "Hani eski erkek arkadaşlarımızın telesekreterlerine çok kötü mesajlar bırakırdık?وقلت، "هل تتذكري عندما كنا نترك رسالة سيئة جدا على جهاز الرد الآلي لصديقنا السابق؟
Dedim ki, "Hani eski erkek arkadaşlarımızın telesekreterlerine çok kötü mesajlar bırakırdık?留守電に残したの覚えてる? その後 寮の部屋に忍び込んで
Hantal bir telesekreter istemiyorum, sakladığı mesajı istiyorum.Eu não quero o desajeitado atendedor de chamadas, eu quero a mensagem que ele grava.
Hantal bir telesekreter istemiyorum, sakladığı mesajı istiyorum.Eu nu vreau un robot telefonic demodat, vreau mesajul pe care-l salvează.
Hantal bir telesekreter istemiyorum, sakladığı mesajı istiyorum.Ich will keinen klobigen Anrufbeantworter, ich will die Nachricht, die darauf gespeichert ist.
Hantal bir telesekreter istemiyorum, sakladığı mesajı istiyorum.Ik wil niet het onhandige antwoordapparaat, Ik wil de berichten die het bewaart.
Hantal bir telesekreter istemiyorum, sakladığı mesajı istiyorum.Io non voglio una segreteria telefonica goffa voglio il messaggio che registra.
Hantal bir telesekreter istemiyorum, sakladığı mesajı istiyorum.Jag vill inte ha en telefonsvarare Jag vill ha meddelandena som den sparar.
Hantal bir telesekreter istemiyorum, sakladığı mesajı istiyorum.Je ne veux pas d'un répondeur bringuebalant, je veux le message qu'il sauvegarde.
Hantal bir telesekreter istemiyorum, sakladığı mesajı istiyorum.저는 거추장스러운 자동 응답기를 원하지 않고, 저장 가능한 메시지를 원합니다.
Hantal bir telesekreter istemiyorum, sakladığı mesajı istiyorum.Nechcem čudný odkazovač, chcem správu, ktorú ukladá.
Hantal bir telesekreter istemiyorum, sakladığı mesajı istiyorum.Nechci neohrabaný telefonní záznamník, ale tu zprávu, která je na něm nahraná.
Hantal bir telesekreter istemiyorum, sakladığı mesajı istiyorum.Nem kell egy esetlen üzenetrögzítő gép, csak az üzenet, amit megment.
Hantal bir telesekreter istemiyorum, sakladığı mesajı istiyorum.Nie chcę automatycznej sekretarki, tylko zapisu wiadomości.
Hantal bir telesekreter istemiyorum, sakladığı mesajı istiyorum.No quiero un torpe contestador automático, quiero el mensaje que graba.
Hantal bir telesekreter istemiyorum, sakladığı mesajı istiyorum.Tôi không muốn cái máy trả lời phiền phức, Tôi muốn tin nhắn được lưu
Hantal bir telesekreter istemiyorum, sakladığı mesajı istiyorum.Δεν θέλω ένα μεγάλο αυτόματο τηλεφωνητή, θέλω το μήνυμα που σώζει.
Hantal bir telesekreter istemiyorum, sakladığı mesajı istiyorum.Мне не нужен неуклюжий автоответчик, мне нужно сообщение которое он сохраняет.
Hantal bir telesekreter istemiyorum, sakladığı mesajı istiyorum.Не искам неудобен телефонен секретар, искам съобщенията, които съхранява.
Hantal bir telesekreter istemiyorum, sakladığı mesajı istiyorum.אני גם מאמינה שדורנו --
Hantal bir telesekreter istemiyorum, sakladığı mesajı istiyorum.انا لا اريد ماكينة الرد الالي، انا اريد منها الرسالة التي تحفظها.
Hantal bir telesekreter istemiyorum, sakladığı mesajı istiyorum.保存されているメッセージを聞きたいのです CDが欲しいのではなく、中に入っている音楽が聴きたいのです
Her şey telesekretere o mesajı bırakmasıyla başladı.Semuanya dimulai dari pesan yang ditinggalkan di mesin penjawab telepon itu.
Her şey telesekretere o mesajı bırakmasıyla başladı.Tout a commence avec ce message laissé sur une messagerie vocale.