Ana içeriğe geç
Sözlük

telefon numarası ile cümle

telefon numarası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
16
HARF
7
HECE
6
ORT. KELİME
Ambulansın telefon numarası nedir?What is the telephone number of the ambulance?
Onun adını ve telefon numarasını yazmak zorunda kaldım.I had to write his name and his phone number.
Mary'nin kaç tane telefon numarası var?How many phone numbers does Mary have?
Ondan telefon numarasını istedim.I asked him for his phone number.
Bana Tom'un telefon numarasını bildiğin söylendi.I was told that you know Tom's telephone number.
Tom, Mary'ye telefon numarasını verdi.Tom gave Mary his telephone number.
Onun telefon numarasını aldım.I got her phone number.
Tom'dan telefon numarasını istedim.I asked Tom for his phone number.
Bana kendi telefon numarasını verdi.She gave me her phone number.
Bana telefon numarasını verdi.He gave me his phone number.
O bana telefon numarasını verdi.He gave me his phone number.
Bahse girerim ki bu Mary'nin gerçek telefon numarası bile değil.I bet that's not even Mary's real phone number.
Tom'a Mary'nin telefon numarasını verdim.I gave Tom Mary's phone number.
Onun telefon numarası sende var mı?Do you have his phone number?
Tom'un telefon numarasına sahip misin?Do you have Tom's phone number?
Sende Tom'un telefon numarası var mı?Do you have Tom's phone number?
Tom'un telefon numarasına sahibim.I've got Tom's phone number.
Tom'un telefon numarasını bilmiyorum.I don't know Tom's phone number.
Onun telefon numarasını bloknota yazdım.I wrote the phone number on the writing pad.
Tom telefon numarasını bir parça kağıda yazdı ve onu Mary'ye uzattı.Tom wrote his phone number on a piece of paper and handed it to Mary.
Tom telefon numarasını bir peçeteye yazdı ve Mary'ye uzattı.Tom wrote his phone number on a napkin and handed it to Mary.
Tom, Mary'ye telefon numarasını vermek istemedi.Tom didn't want to give Mary his phone number.
Tom'un telefon numarasını bilebileceğini düşündüm.I thought you might know Tom's phone number.
Tom telefon numarasını benim için yazdı.Tom wrote down his phone number for me.
Tom Mary'ye telefon numarasını verdi.Tom gave Mary his phone number.
Tom Mary'nin telefon numarasını bilmediğini söyledi.Tom said he doesn't know Mary's phone number.
Tom'un Mary'nin telefon numarasını bilmesi muhtemeldir.It's likely Tom knows Mary's phone number.
Tom Mary'ye John'un telefon numarasını verdi.Tom gave Mary John's phone number.
Tom bana Mary'nin telefon numarasını verdi.Tom gave me Mary's phone number.
Onu aramak istiyorum. Sende onun telefon numarası var mı?I'd like to call him. Do you have his phone number?
Kaç tane telefon numarasına sahip?How many phone numbers has she got?
Onun kaç telefon numarası var?How many phone numbers has she got?
Tom telefon numarasını almış olsaydı Mary'yi arardı.Tom would've called Mary if he'd had her phone number.
Tom bana Mary'nin telefon numarasını bilip bilmediğimi sordu.Tom asked me if I knew Mary's telephone number.
Tom'un Mary'nin telefon numarasını bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom knows Mary's phone number.
Tom'un Mary'nin telefon numarasını bildiğinden kuşku duyuyorum.I doubt that Tom knows Mary's phone number.
Bardaki o kız sana sahte bir telefon numarası verdi, değil mi ?That girl at the bar gave you a fake phone number, didn't she?
Tom bana telefon numarasını verdi.Tom gave me his phone number.
Bana Tom'un telefon numarasını verirseniz, onu arayacağım.If you give me Tom's phone number, I'll call him.
Bana Tom'un telefon numarasını ver ve onu arayacağım.Give me Tom's phone number and I'll call him.
Tom bana telefon numarasını verdi ve onu aramamı söyledi.Tom gave me his phone number and told me to call him.
Tom'dan Mary'nin telefon numarasını istedim.I asked Tom for Mary's phone number.
Biri bana Tom'un telefon numarasını söyleyebilir mi?Can anybody tell me Tom's phone number?
Telefon numarasını Mary'ye söylemem için Tom bana söz verdirdi.Tom made me promise not to tell Mary his phone number.
Tom Mary'nin telefon numarasını biliyor.Tom knows Mary's phone number.
Tom bilgisayarına Mary'nin adını ve telefon numarasını yazdı.Tom wrote Mary's name and phone number in his notebook.
Tom kıza telefon numarasını verdi.Tom gave the girl his phone number.
Tom Mary'nin telefon numarasını bilebilir.Tom might know Mary's phone number.
Mary telefon numarasını Tom'a verdiğini itiraf etti.Mary confessed that she had given Tom her phone number.
Tom, Mary'nin telefon numarasını almaya çalıştı.Tom tried to get Mary's phone number.
Tom Mary'nin telefon numarasını bilen tek kişi.Tom is the only one who knows Mary's phone number.
Tom telefon numarasının ne olduğunu Mary'ye söylemedi.Tom wouldn't tell Mary what his telephone number was.
Tom Mary'nin telefon numarasının ne olduğunu bilebilir.Tom might know what Mary's phone number is.
Burada Tom'un telefon numarasını bilen biri var mı?Does anybody here know Tom's phone number?
Tom Mary'nin telefon numarasının ne olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know what Mary's phone number was.
Buradaki herhangi biri Tom'un telefon numarasını biliyor mu?Does anyone here know Tom's phone number?
Tom'un telefon numarası değişti.Tom's phone number has changed.
Tom Mary'nin telefon numarasını bilmek istiyordu.Tom wanted to know Mary's phone number.
Tom bir kağıt parçasına telefon numarasını yazdı ve onu Mary'ye verdi.Tom wrote his number on a piece of paper and handed it to Mary.
Tom'un telefon numarası Mary'nin sahip olduğu tek telefon numarasıydı.Tom's was the only phone number Mary had.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod