telaşlı ile cümle

telaşlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
John o kadar telaşlıydı ki konuşmaya vakti yoktu.John was in such a hurry that he had no time for talking.
O telaşlı bir hayat sürüyor.He leads a hectic life.
Tom telaşlı bir bebekti.Tom was a fussy baby.
O telaşlı.It's disconcerting.
Tom telaşlı görünüyor.Tom seems flustered.
Biz telaşlı değiliz.We're not fussy.
Tom biraz telaşlı görünüyordu.Tom looked somewhat disconcerted.
Tom Mary'nin biraz telaşlı göründüğünü fark etti.Tom noticed that Mary seemed a little distracted.
Tom oldukça telaşlı.Tom is quite fussy.
Bugün telaşlı.Today is hectic.
Tom çok telaşlı.Tom's very fussy.
Tom telaşlı, değil mi?Tom's fussy, isn't he?
Tom telaşlı gibi görünüyor.Tom seems fussy.
Tom hiç telaşlı değildi.Tom never was fussy.
Tom çok telaşlı değildir.Tom isn't very fussy.
Tom son derece telaşlıdır.Tom is extremely fussy.
Oldukça telaşlısın, değil mi?You're quite fussy, aren't you?
İşler biraz telaşlı.Things got a bit hectic.
O telaşlıydı.That was disconcerting.
Günlük yaşam, yoğun, telaşlı ve bazen ezici olabilir.The daily life can be busy, hectic and sometimes overwhelming.
Tom telaşlı bir hayat sürüyor.Tom leads a hectic life.
Telaşlı bir hafta geçirdim.I had a hectic week.
Sami hala telaşlı görünüyordu.Sami appeared agitated.
Tom bana telaşlı göründüğümü söyledi.Tom told me that I looked distracted.
Tom telaşlı bir kişidir.Tom is a fussy person.
Tom telaşlı görünüyordu.Tom seemed flustered.
Tom eskisi kadar telaşlı değil.Tom isn't as fussy as he used to be.
Tom'un telaşlı olduğunu biliyorum.I know Tom is fussy.
Telaşlısın, değil mi?You're fussy, aren't you?
Çok telaşlı bir yiyicisin, değil mi?You're a very fussy eater, aren't you?
Tom oldukça telaşlı, değil mi?Tom is quite fussy, isn't he?
Tom ve Mary telaşlı değil.Tom and Mary aren't fussy.
Tom telaşlı bir insan, değil mi?Tom is a fussy person, isn't he?
Tom telaşlı bir sabah geçirdi.Tom had a hectic morning.
Ayrıca B. atrox'tan daha telaşlı ve öngürülemezdir ve saldırganlığı ile ilgili bir şöhreti vardır.It is also regarded as being more excitable and unpredictable than B. atrox.
Gaius'un MS 4 yılındaki ölümüyle Augustus'un sarayında telaşlı bir hareketlilik başladı.The death of Gaius in AD 4 initiated a flurry of activity in the household of Augustus.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.Presently he emerged, looking even more flurried than before.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.The woman on the other end of the line, we'll call her Carol, was panicked.
İnanın telaşlıydım çünkü kuralları çiğniyordum.Believe me, I was worried because I was breaking the rules.
Hush! 'Tavşan düşük, telaşlı bir ses tonuyla söyledi.Hush!' said the Rabbit in a low, hurried tone.
Derdiniz nedir ? öleceksin ! Sen misin ? Neden bu kadar telaşlısın ?What's your problem ? you'll die ! you ? why are you so hurry ?
Tetovo Üniversitesi'nin sınıf ve koridorlarında telaşlı bir çalışma sürüyor.The corridors and classrooms of Tetovo University are bustling.
Cengiz telaşlıdır çünkü, iki karısı daha vardır.Флокс има три жени, като всяка от тях има по още двама съпрузи.
John o kadar telaşlıydı ki konuşmaya vakti yoktu.Джон беше толкова забързан, че нямаше време за разговори.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.Actuellement, il est sorti, l'air encore plus agitée qu'auparavant.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.Attualmente è uscito, guardando ancora più agitata di prima.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.För närvarande han fram och tittade ännu mer ALTERERAD än tidigare.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.Hiện nay ông xuất hiện, tìm kiếm nhiều hơn flurried hơn trước.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.In prezent el a apărut, în căutarea chiar mai mult năuc decât înainte.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.I øjeblikket han dukket op, ser endnu mere altereret end før.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.Jelenleg kilépett, akik még izgatott, mint korábban.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.현재 그는 더 찾고, 등장 이전보다 혼란한.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.Momenteel is hij gekomen, op zoek naar nog meer gejaagd dan voorheen.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.Obecnie wyszedł, patrząc nawet więcej zdenerwowany niż wcześniej.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.Saat ia muncul, mencari bahkan lebih bingung dari sebelumnya.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.Sedaj se je izkazalo, je videti še bolj flurried kot prej.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.Tällä hetkellä hän tuli, etsii vieläkin hätäinen kuin ennen.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.V současné době se vynořil a díval se ještě více znervóznělý než dříve.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.V súčasnej dobe sa vynoril a díval sa ešte viac znervózneli ako predtým.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.Zur Zeit ist er aufgetaucht, auf der Suche noch flurried als zuvor.

İlgili Sayfalar