Sami, Leyla telefonu açmadığında şaşırdı.Sami was puzzled when Layla didn't pick up the phone.
Sami hala telefondaydı.Sami was still on the phone.
Hâlâ bir akıllı telefonum yok.I still don't have a smartphone.
Tom, Mary'nin telefonda konuştuğunu duydu.Tom heard Mary talking on her phone.
Tom bütün akşam televizyon izliyor.Tom has been watching TV all evening.
Tom'un televizyonda beyzbol izlemeyi sevdiğini sanmıyorum.I don't think Tom likes watching baseball on TV.
Tom telefonla konuşuyordu.Tom was talking on the phone.
Tom'la telefondaydım.I've just been on the phone with the Tom.
Tom'un yaptığı tek şey televizyon seyretmekti.The only thing Tom ever did was watch TV.
Tom cep telefonunu arıyor.Tom is looking for his cellphone.
Tom Mary'nin telefonda konuştuğunu duyabiliyordu.Tom could hear Mary talking on her phone.
Az önce Tom'dan bir cep telefonu mesajı aldım.I just got a text message from Tom.
Ben yeni bir telefon satın aldım.I bought a new phone.
Televizyonumu tamir edebilir misin?Can you fix my TV?
Sami hala telaşlı görünüyordu.Sami appeared agitated.
Sami insanlara telefon ediyordu.Sami was calling people.
Renkli televizyonumuz bile var.We even have colour television.
Motosiklet, telgraf direğine çarptı.The motorcycle hit the telegraph pole.
Mary'nin telefonunda pil bitti.Mary's phone ran out of battery.
Telefonum çaldı.My phone rang.
Telefon şarj aletim bozuk.My phone charger is broken.
Dün sabah bana telefon ettin mi?Did you call me yesterday morning?
Zanlı, kapalı devre televizyon sistemine kaydedildikten sonra hızla tespit edildi.The suspect was identified quickly after being recorded on closed-circuit television.
Tom'un yanlış "r" telaffuzu var.Tom pronounces the letter "r" incorrectly.
Mary telefonunu sürekli kontrol ediyordu.Mary was constantly checking her phone.
Telefondaki senin eşin. Acil olduğunu söylüyor.It's your wife on the phone. She says it's urgent.
Tom güven telkin etmeyen olabilir.Tom might be undependable.
Tom akşam yemeğinden sonra televizyon izleyecek.Tom is going to watch TV after dinner.
Tom'un televizyonda spor izlemeyi sevmediğini bilmiyor muydun?Didn't you know Tom doesn't like watching sports on TV?
Görünüşe göre Tom geçen gece televizyondaydı.Apparently, Tom was on television last night.
Çocuklarım onlara bir teleskop almamı istedi.My children asked me to buy them a telescope.
Keşke Tom'un telefon numarasını bilsem.I wish I knew Tom's telephone number.
Fransızca telaffuzun berbat.Your French pronunciation is terrible.
Tom dün gece televizyonda çıktı.Tom appeared on television last night.
Tom bana telaşlı göründüğümü söyledi.Tom told me that I looked distracted.
Tom bütün gününü televizyon izleyerek geçirdi.Tom spent the whole day watching TV.
Tom televizyon izleyerek çok zaman harcadı.Tom spent a lot of time watching TV.
Telefonuna neden cevap vermedin?Why didn't you answer your phone?
Tom hep telefonuyla oynuyor.Tom is always using his smartphone.
Tom'un elinden telefonu düşmüyor hiç.Tom is always using his smartphone.
Tom'un yanında telefonu yok.Tom doesn't have his phone on him.
Tom ve ben telefon numaralarını değiştirdik.Tom and I exchanged phone numbers.
Tom dün gece televizyona çıktı.Tom was on television last night.
Tom telefon görüşmelerime cevap vermedi.Tom didn't return my phone calls.
Tom annesine haftada bir kez telefon ediyor.Tom calls his mother once a week.
Benim bir akıllı telefonum yok.I don't have a smartphone.
Artık televizyon izlemiyorum.I don't watch TV anymore.
Telefonuma cevap vermedim.I didn't answer my phone.
Ben hiç televizyon seyretmiyorum.I don't watch TV at all.
Telefon ahizelerini uzun zaman zarflarında şarj dışında bırakmak tavsiye edilmez.It is not recommended to leave phone handsets out of the charger for long periods of time.
Tom şu anda telefonda konuşmuyor.Tom isn't talking on the telephone now.
Tom'a telefon etmiş olsaydın beklerdi.Tom would've waited if you'd called him.
Tom televizyonda beyzbol izlemeyi seviyor.Tom enjoys watching baseball on TV.
Tom dün gece televizyon izlemiyordu.Tom wasn't watching TV last night.
Tom'un telefonu yanında değildi.Tom didn't have his phone on him.
Tom'un telefonu üstünde değilmiş.Tom didn't have his phone on him.
Tom'a Boston'dan telefon ettim.I called Tom up from Boston.
Telefonunuzu kullanabilir miyim lütfen?May I use your phone, please?
Bana Mary'nin telefon numarasını veren kişi Tom değildi.Tom wasn't the one who gave me Mary's phone number.
Bana Mary'nin telefon numarasını veren kişi Tom değil.Tom isn't the one who gave me Mary's phone number.