tel ile cümle
tel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Televizyon izliyorum.I watch television.
Bazı insanlar televizyon izlerken gazete okurlar.Some people read the newspaper while watching television.
Televizyon izleyerek çok fazla zaman harcama.Don't spend so much time watching TV.
Telefon çaldığında, ben televizyon izliyordum.I was watching TV when the telephone rang.
Televizyon izlerken, ben kolayca uykuya dalarım.I fall asleep easily while watching television.
Televizyon seyrettikten sonra, ev ödevimi yapacağım.I'll do my homework after I watch television.
Televizyonu açar mısın?Will you turn on the television?
Televizyonu açmamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I turned the TV on?
Televizyon için yer açmalısın.You must make room for the television.
Öğrenciler televizyon ve çizgi roman yüzünden, çok kitap okumazlar.Students don't read many books because of TV and comics.
Televizyon şiddet gösteriyor, her şeyden önce daha genç insanları etkiler.Television shows violence, which influences, above all, younger people.
Televizyonun onun için büyük bir cazibesi vardır.Television has a great appeal for him.
Televizyon yaratıcı gücümüzü köreltebilir.Television can dull our creative power.
Televizyon bilgi sağlamak için çok önemli bir araçtır.Television is a very important medium through which to provide information.
Televizyon bilgi vermek için çok önemli bir araçtır.Television is a very important medium for giving information.
Televizyonu uzaktan izlemelisiniz.You should watch television at a distance.
Televizyon izleyicileri eğlendirmesinin yanı sıra onları aydınlatır.Television enlightens the viewers as well as entertains them.
Televizyonun çocuklara zarar verdiğini düşünüyor musunuz?Do you think television does children harm?
Televizyon aile hayatını mahvediyor.Television is ruining family life.
Televizyonda iyi bir şey yok.There's nothing good on television.
Lütfen televizyon görüntüsünü ayarla.Please adjust the television picture.
Televizyonu kapatabilir miyim?Do you mind if I turn down the TV?
Televizyonun senini kıs.Turn down the TV.
Televizyonu biraz kısın. Ben uyumaya çalışıyorum.Turn down the TV a little. I'm trying to go to sleep.
Televizyonu kısın.Turn down the television.
Televizyonun sesini kıs.Turn down the television.
Televizyonun sesini kısın.Turn down the television.
Lütfen televizyonunun sesini kısar mısın?Could you please turn your television down?
Televizyon haberine göre, Hindistan'da bir uçak kazası olmuş.According to TV news, there was a plane crash in India.
Kimileri televizyonun faydadan çok zarar getirdiğini iddia ediyor.Some people insist that television does more harm than good.
Televizyon bilgimizi genişletmemize yardımcı olur.Television helps us widen our knowledge.
Televizyon sayesinde kendi odamızda beyzbol maçlarını seyretmenin keyfine varabiliyoruz.Thanks to television, we can enjoy watching baseball games in our rooms.
Televizyonda gösterilen şey, sanki, toplumun neye benzediğinin bir yansımasıdır.What is shown on television is, as it were, a reflection of what society is like.
Televizyonun da bazı dezavantajları olduğu doğrudur.It is true that television also has some disadvantages.
Televizyondan söz etmişken, bugünlerdeki favori gösteriniz hangisidir?Speaking of television, what is your favorite show nowadays?
Şirket televizyonda yeni bir araba tanıtımı yapıyor.The company is promoting a new car on TV.
Televizyonda eski bir film izledim.I watched an old movie on TV.
Futbol maçını televizyondan izlemek eğlenceliydi.Watching the football game on television was fun.
Ben televizyonda futbol izlemekten hoşlanırım.I enjoy watching soccer on TV.
Bir televizyon seti istiyorum, ama bir tane satın almaya param yetmez.I want a television set, but I can't afford to buy one.
Televizyonun kitapların yerini alacağını sanmıyorum.I don't think TV will ever take the place of books.
Televizyon çalışmıyor.The television doesn't work.
Televizyonum bozuldu.My TV has broken down.
Televizyondan gelen en küçük bir ses bile konsantrasyonumu bozuyor.Even a small sound from the TV interferes with my concentration.
Televizyonsuz hayatın nasıl olabileceğini hayal edebiliyor musunuz?Can you imagine what life would be like without television?
Televizyon açıktı.The TV was turned on.
Televizyon her zaman açıktı.The TV was on all the time.
Televizyon hep açıktı.The TV was on all the time.
Elimden geldiğince çok çalışarak kaybolan zamanı telafi edeceğim.I will make up for the lost time by working as hard as I can.
Sonunda telefonla onunla temasa geçtim.I finally contacted him by phone.
Paul az önce telefon etti.Paul telephoned just now.
Telefonu bir süre kullanabilir miyim?May I use the telephone for a while?
Telefonunu kullanabilir miyim?Can I use your telephone?
Bir telefon görüşmesi yapmak istiyorum.I would like to make a phone call.
Biraz bekle, hemen döneceğim. Telefonu kapatma!Hold on a second, I'll be right back. Don't hang up!
O telefon ettiğinde biz tam ayrılmak üzereydik.We were just about to leave when she telephoned.
Tam o anda, telefonun çaldığını duydum.Just then, I heard the telephone ring.
Tam o sırada, telefon çaldı.Just then, the telephone rang.
Telefonu kim icat etti?Who invented the telephone?
Kaybı kim telafi edecek?Who will compensate for the loss?