Tom'u tekrar öpmek istedim, ama öpmedim.I wanted to kiss Tom again, but I didn't.
Tom bunu tekrar yapacak, eminim.Tom is going to do that again, I'm sure.
Tom muhtemelen Mary'ye tekrar sarılmaya çalışmayacak.Tom won't likely try to hug Mary again.
Tom muhtemelen bunu tekrar yapacak.Tom is probably going to do that again.
Tom yarın bunu tekrar yapacak.Tom is going to do that again tomorrow.
Pazartesi sabahı Tom'la tekrar görüştüm.I met with Tom again on Monday morning.
Tom muhtemelen buraya tekrar gelmeyecek.Tom is unlikely to show up here again.
Tom'un bunu tekrar yapması gerekecek.Tom is going to need to do that again.
Tom bunu tekrar yapmak zorunda kalacak.Tom is going to have to do that again.
Tom'un arabamı tekrar sürmesine asla izin vermeyeceğim.I'll never let Tom drive my car again.
Seni tekrar öpersem, tamam mı?Is it all right if I kiss you again?
Tom muhtemelen bize tekrar yalan söylemeyecek.Tom is unlikely to lie to us again.
Tom'u tekrar kucaklamayı hiç denemeyeceğim.I won't ever try hugging Tom again.
Bunu tekrar yapmamayı önerirdim.I'd suggest not doing that again.
Tom bunu tekrar yapabileceğini düşünüyor.Tom thinks he can do that again.
Yarın tekrar gelmemin bir sakıncası var mı?Is it OK to come again tomorrow?
Tom buraya tekrar gelmeyecek.Tom won't show up here again.
Tom tekrar çıkmaya başladı.Tom has started dating again.
Seni tekrar öpmemin bir sakıncası var mı?Is it OK if I kiss you again?
Tom'u tekrar öpmeyeceğim.I won't ever kiss Tom again.
Tom bunu tekrar deneyecek.Tom will try it again.
Tom Mary'ye tekrar sarıldı.Tom hugged Mary again.
Seni tekrar öpebilir miyim?May I kiss you again?
Tom'u tekrar öptüm.I kissed Tom again.
Sami Leyla'yı tekrar İslam'a davet etti.Sami invited Layla again to convert to Islam.
Mitsuyuki Ikeda'nın evinde tekrar akşam yemeği yemiyorum.I'm not eating dinner at Mitsuyuki Ikeda's home ever again.
Neden bana tekrar telefon etmedin?Why haven't you called me back?
Tom'u tekrar denemeye ikna ettim.I persuaded Tom to try again.
Telefon numaranızı tekrar sormuyorum.I wasn't able to ask for your phone number again.
Tekrar çıktığınızı biliyorum.I know you're dating again.
Tom ve Mary ikisi de bunu tekrar yaptılar.Tom and Mary both did that again.
Tom Mary'nin gerçekten bunu tekrar yapmak istediğine inanmıyor.Tom doesn't believe Mary really wants to do that again.
Bu akşam akşam yemeği için tekrar püre patates yemeyelim .Let's not eat mashed potatoes for dinner again tonight.
Tom, Mary'nin bunu tekrar yapmak istediğini düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think Mary wanted to do that again.
Tom ve Mary birbirleriyle tekrar konuşmaya başladılar.Tom and Mary have started talking to each other again.
Tom, Mary'nin bunu tekrar yapmak istemediğini bildiğini söyledi.Tom said Mary knew he didn't want to do that again.
Tom, oraya tekrar gitmeyi planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan on going back there again.
Tom'la konuşurken sık sık şeyleri tekrar etmek zorundayım.I often have to repeat things when I talk to Tom.
Tom, bunu tekrar yapmak istemediğini söyledi.Tom said he didn't intend to ever do that again.
Tom Mary'ye neden bunu tekrar yapmak istediğini sordu.Tom asked Mary why she wanted to do that again.
Tom, Mary'nin bunu tekrar yapmak istediğini bildiğini söyledi.Tom said Mary knew he wanted to do that again.
Tom, bunu tekrar yapmayı planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan on doing that again.
Herkesi tekrar görmek çok hoş olacak.It's going to be nice to see everyone again.
Tom oraya tekrar gitmeyi düşünmüyor.Tom doesn't plan on going back there again.
Bu tekrar tekrar yapılmak zorunda kalacak.That's going to have to be done over again.
Tom ve Mary yarın tekrar dışarı çıkıyorlar.Tom and Mary are going out again tomorrow.
Tom benden tekrar ödünç para almak istedi.Tom wanted to borrow money from me again.
Tom Boston'da Pazartesi günü tekrar bekleniyor.Tom is expected back in Boston on Monday.
Belki bu gece birbirimizi tekrar göreceğiz.Maybe we'll see each other again tonight.
Bu tekrar yapılmak zorunda kalacak.It's going to have to be done over again.
Bunu tekrar yapmak isterdim.I would've liked to have done that again.
Tom, oraya tekrar gitmeyi planlamıyor.Tom doesn't plan to go back there again.
Tom bu akşam Mary'yi tekrar görecek.Tom is going to see Mary again tonight.
Tom'un canı bunu tekrar yapmak istemiyor.Tom doesn't feel like doing that again.
Tom tekrar Avustralya'ya gitmeyecek.Tom won't be going to Australia again.
Tom bunu tekrar yapmaya çalışacak.Tom is going to try to do that again.
Tom'un tekrar buraya gelmemesi konusunda uyardım.I warned Tom not to come here again.
Tom muhtemelen bunu tekrar kullanmayacak.Tom isn't likely to use this again.
Tom tekrar oraya gitmek istemiyor.Tom doesn't want to go there again.
Tom bunu tekrar yapmıyor, değil mi?Tom isn't doing that again, is he?