BBirçok OTP teknolojisi patentlidir.Selskapets teknologi er patent pending.
Teknoloji şirketi öncelikle teknoloji geliştirmeye ve üretimini yapmaya odaklanmış ticari işletmelerdir.Et teknologiselskap er en selskapsform som primært fokuserer på utvikling og produksjon av teknologi.
DDR2, DDR bellek teknolojisinin bir ileri kuşağıdır.Det blir hevdet at DAB+ er et teknologisk sidespor.
Harbin Teknoloji Enstitüsü (website: rehberiIndian Institute of Technology Mumbai – hjemmeside
Bazı askeri firmalar, askeri teknolojiyi sivil kullanımlara aktarmak istedi.Noen av disse militære bedriftene begynte å søke og utvikle sivile anvendelser av militær teknologi.
İnce film transistörlerin en bilinen uygulaması LCD teknolojisinin bir uygulaması olan TFT LCD'lerdedir.Thin-film transistor, forkortet TFT, er en teknologi utviklet for LCD-skjermer.
2002 yılında yapılan revizyonla beraber Bilim ve Teknoloji Bakanı olmuştur.Han var også minister for vitenskap og teknologi i 2002.
İsrail Teknoloji Enstitüsü, Technion'a kayıt oldu.Prisen utdeles av Technion, Israels tekniske institutt.
1983’te Turing Ödülü’nü, 1999’de Ulusal Teknoloji Madalyası ödülünü aldı.Han mottok Turing-prisen i 1983, og den amerikanske National Medal of Technology i 1998.
Fragman oyunun ileri bir tarihte geçeceğini ve geleceğe dair teknolojik öğeler içereceğini göstermektedir.Jump cut skal fortelle oss noe nytt, føre oss raskere fremover i historien.
18. yüzyıla kadar kullanılmayan bu strateji, teknolojik silahların ilerlemesi ile cazip hale geldi.Disse skipene ble brukt inn i det 18. århundre uten at skipsteknologien gjennomgikk banebrytende utvikling.
16:9 formatında HDTV, yüksek çözümlemeli televizyon yayıncılığı'na geçiş DVB-T teknolojisi sayesinde olacak.16:9 er den internasjonale standarden for HDTV-er og widescreenproduksjoner for TV.
UMTS bir 3G teknolojisi iken HSDPA bir 3.5G teknolojisidir.GPRS er en såkalt 2,5G-teknologi, mens UMTS er 3G eller tredje generasjon.
Birçok teknolojinin lisansörü.Flere nettlesere...
2002'den beri İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü'nde fizik profesörlüğü yapmaktadır.Diffie fikk en æresdoktorgrad fra Swiss Federal Institute of Technology i 1992.
Üretkenlik, teknoloji sayesinde yükseltilebilir.Effektivitetsvekst i produksjonen kan skyldes ny teknologi.
Bunun gibi teknolojiler mikrometrelerde kullanılır.Et slikt instrument brukes i batymetrien.
O tarihten bugüne Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü (Caltech) bünyesindedir.Deres samarbeid foregikk på Californias teknologiske institutt (Caltech) i USA.
Calabria bölgesinde bu teknolojiyi kullanan ilk radyo istasyonu olmuştur.Radio Studio 54 Network var den første radiostasjonen i Calabria som gjorde dette.
1966'da Massachusetts Teknoloji Enstitüsüne geldi.Han oppholdt seg ved Massachusetts Institute of Technology (1966).
Elektronik stetoskoplar fazla yaygınlaşmamıştır, gelişmekte olan bir teknolojidir ve pahalıdır.Teknologi for å fange CO2 i stor skala er allerede kommersielt tilgjengelig og godt utviklet.
Örneğin telefon bir bilişim teknolojisidir.Matetikk er vitenskapen om læring.
1972: Rekombinant DNA teknolojisinin keşfi.1972: Utvikling av rekombinant DNA-teknologi som tillater at man kan isolere enkeltfragmenter av DNA.
Big Four muhasebe firmalarının her biri, blok zincir teknolojilerini çeşitli formatlarda test ediyor.Masing-masing perusahaan akuntansi Big Four sedang menguji teknologi blockchain dalam berbagai format.
Tiangong-3 ile bu teknolojilerin geliştirilmesinin devam edilmesi planlanılmaktadır.Tiangong 3 akan terus mengembangkan teknologi tersebut.
P2P teknolojisi, Napster, Spotify ve Infinit gibi popüler servisler tarafından kullanıldı.Teknologi P2P digunakan oleh layanan populer seperti Napster, Spotify, dan Infinit.
Özellikle, 1980'den beri Peugeot dizel teknolojisinde öncü olmuştur.Secara khusus, sejak tahun 1980 Peugeot telah berada di garis depan dari teknologi diesel.
Blok zinciri teknolojisi, uzun vadede iş işletme modellerini dönüştürmek için büyük bir potansiyele sahiptir.Teknologi blockchain memiliki potensi besar untuk mengubah operating model bisnis dalam jangka panjang.
Bilim ve teknoloji İsrail’in en gelişmiş sektörlerinden biridir.Sains dan teknologi di Israel adalah salah satu sektor yang paling maju di Israel.
İsrail ekonomisi, teknolojik açıdan oldukça gelişmiş olan bir market ekonomisi.Ekonomi Israel adalah ekonomi pasar dengan sektor high-tech yang berkembang pesat.
Alverov ve Kroemer bu teknolojiyi lazer ışıklarına uyguladı.Alferov dan Kroemer secara independen menerapkan teknologi ini untuk menembakkan sinar laser.
2006 yılında, PC Word Zip sürücülerini bütün zamanların15 en kötü teknoloji ürünleri sıralamasında oyladı.Pada tahun 2006, PC World menilai Zip drive sebagai produk teknologi terburuk ke 15 sepanjang masa.
1990ların teknolojik gelişmeleri sebebi ile, Formula 1 de yarışmanın maliyeti önemli ölçüde yükseldi.Karena kemajuan teknologi sejak 1990-an, biaya kompetisi Formula Satu juga meningkat.
Bu amaç için kullanılan bazı teknolojiler atm, fddi, smds dir.Beberapa teknologi yang digunakan untuk tujuan ini adalah Asynchronous Transfer Mode (ATM), FDDI, dan SMDS.
Teknolojinin gelişmesiyle uzay ve nükleer silah alanında yarışlar ortaya çıkmıştır.Pada masa inilah terjadi perlombaan angkasa dan senjata nuklir.
Li bu teknolojiyi daha sonra Baidu arama motorunda kullanmıştır.Mekanisme ini kemudian menjadi pondasi mesin pencarian Baidu.
Lenin, eğer Sovyetler teknolojide gelişmiş dünyanın gerisinde kalısa asla onları geçemeyeceğine inanıyordu.Lenin percaya bahwa Soviet tidak akan pernah bisa menjadi negara maju jika tidak mengembangkan teknologi.
Fakat bu teknoloji ilerlemeye devam ediyor.Namun, seiring berjalannya teknologi ini.
Teknoloji doğal kaynakların basit bir araç olarak insanlar tarafından kullanılmasıyla başladı.Penggunaan teknologi oleh manusia diawali dengan pengubahan sumber daya alam menjadi alat-alat sederhana.
Mimarideki, sanattaki ve teknolojideki çarpıcı gelişmeler Eski Krallık döneminde gerçekleşti.Kemajuan dalam bidang arsitektur, seni, dan teknologi dibuat pada masa Kerajaan Lama.
Bu, daha yaygın olarak kullanılan bazı parmak izi sensörü teknolojilerine genel bir bakış sağlar.Ini merupakan ikhtisar dari beberapa sidik jari yang lebih umum digunakan sensor teknologi.
3G teknolojisi üzerine kurulmuştur.Buktinya dari kasus 3G di atas.
1985 : Belediye VAL teknolojisini kullanmaya karar verdi.1985: kotamadya memutuskan untuk menggunakan teknologi VAL.
Satella, 1992'de Microsoft'a katılmadan önce Sun Microsystems'ın teknoloji ekibinde çalışıyordu.Nadella bekerja di Sun Microsystems sebagai staf teknologi sebelum bergabung dengan Microsoft pada tahun 1992.
Bu teknolojiler uykuda bile beynin bütün bölgelerinin bir şekilde etkinlik gösterdiğini ortaya çıkarmaktadır.Bahkan saat manusia sedang tidur, semua bagian otak menunjukkan aktivitas.
Bu sırada Chalmers University of Technology'de endüstriyel ekonomi ve teknoloji yönetimi okuyordu.Dia kemudian mengejar gelar di Manajemen Industri Ekonomi dan Teknologi di Universitas Teknologi Chalmers.
Almanya dünyadaki rüzgar türbinleri ve güneş enerjisi teknolojisi alanında bir numaralı üreticidir.Jerman juga merupakan produsen turbin angin dan teknologi tenaga surya utama dunia.
Modern telefonlar bluetooth teknolojisine sahiptir.Biasanya komputer genggam dilengkapi dengan teknologi Bluetooth.
Devlet sektörü gelişen teknolojiye ayak uyduramayabilir.Masyarakat tidak bisa dipisahkan dari perkembangan teknologi.
Güvenlik şirketleri, güvenlik ve teknoloji hizmeti vermektedir .GE Healthcare menyediakan teknologi kesehatan dan jasa pelayanan kesehatan.
Fakat bu temizlik işlemi sadece uygun teknoloji ile donatılmış tesislerde gerçekleşmektedir.Desa ini masih sederhana dalam hal teknologi tepat guna.
Ekran LCD teknolojisine sahiptir.Unggul Widya Teknologi Lestasi Tbk.
Bu tesislerin çoğu yüksek teknolojik ekipmanlara sahiptir.Produk ini memiliki sebagian besar memiliki kualitas yang tinggi.
Aynı şekilde teknoloji, ampirik gerçeğin araştırılmasıyla yakından ilişkili ancak açıkça farklıdır.Teknologi juga berkaitan erat tetapi jelas berbeda dengan mencari kebenaran empiris.
Üstelik Rusya gibi Japonları kovan diğer yabanci güçler askeri teknolojiyi amaçladı.Selain itu, kekuatan asing lainnya berusaha untuk teknologi militer, terutama Rusia, untuk menangkis Jepang.
Önceki tarayıcılar, bilgilerin görüntülenmesi ve iletilmesi için birçok teknoloji ve sistemde mevcuttu.Sebelum penjelajah web dibuat, sudah ada teknologi dan sistem untuk melihat dan mentransmisikan informasi.
ALS bilimsel ve teknolojik araştırmalar için ışığı yoğun hale getirir.Itulah kenapa berita tentang ilmu pengetahuan dan teknologi (IPTEK) menjadi menarik.
Siemens AG, Avrupa'nın en büyük teknoloji holdingidir.Siemens AG adalah salah satu perusahaan industri besar dunia.
Tampere Teknoloji Üniversitesi.Institut Teknologi Tokyo.
Halen bu teknolojiyi yapabilen dünyadaki tek firmadır.Ia merupakan orang Indonesia satu satunya yang bekerja di perusahaan tersebut.