Kalın gitmiş olması değil, canlı, ve bundan sonra ki, bir deli rahmetiyle teklifini senden uzakta çalıştırın.PARIS私は汝のconjurationsを無視か、
Kalın gitmiş olması değil, canlı, ve bundan sonra ki, bir deli rahmetiyle teklifini senden uzakta çalıştırın.Pobyt není, je pryč, - live, a dále řekl, šílence milosti poroučím tobě utéct.
Kalın gitmiş olması değil, canlı, ve bundan sonra ki, bir deli rahmetiyle teklifini senden uzakta çalıştırın.Pobyt nie je, je preč, - live, a ďalej povedal, šialenca milosti porúčam tebe utiecť.
Kalın gitmiş olması değil, canlı, ve bundan sonra ki, bir deli rahmetiyle teklifini senden uzakta çalıştırın.Pobytu, nie zniknie, - żyć i dalej powiedzieć, szaleńca oferty miłosierdzia ci uciec.
Kalın gitmiş olması değil, canlı, ve bundan sonra ki, bir deli rahmetiyle teklifini senden uzakta çalıştırın.Pysy ole, on mennyt - elävät, ja tämän jälkeen sanoa, mielipuoli armoa pyytävät sinua karkuun.
Kalın gitmiş olması değil, canlı, ve bundan sonra ki, bir deli rahmetiyle teklifini senden uzakta çalıştırın.Restez pas, être disparu; - vivre, et par la suite dire, merci de soumission d'un fou toi de fuir.
Kalın gitmiş olması değil, canlı, ve bundan sonra ki, bir deli rahmetiyle teklifini senden uzakta çalıştırın.Şedere, să nu fie plecat; - vii, şi în continuare spun, suma licitată un nebun e mila tine fugi.
Kalın gitmiş olması değil, canlı, ve bundan sonra ki, bir deli rahmetiyle teklifini senden uzakta çalıştırın.Stanna inte, vara borta, - lever, och hädanefter säga, En dåres barmhärtighet bud dig springa iväg.
Kalın gitmiş olması değil, canlı, ve bundan sonra ki, bir deli rahmetiyle teklifini senden uzakta çalıştırın.Tetap tidak, akan pergi; - hidup, dan selanjutnya mengatakan, tawaran rahmat Sebuah gila itu engkau lari.
Kalın gitmiş olması değil, canlı, ve bundan sonra ki, bir deli rahmetiyle teklifini senden uzakta çalıştırın.Останете не, да се отиде - на живо, и оттук нататък се каже, милост оферта луд те бягат.
Kalın gitmiş olması değil, canlı, ve bundan sonra ki, bir deli rahmetiyle teklifini senden uzakta çalıştırın.Пребывание не пропадет, - жить, и далее говорится, милости ставку сумасшедшего тебе убежать.
Kalın gitmiş olması değil, canlı, ve bundan sonra ki, bir deli rahmetiyle teklifini senden uzakta çalıştırın.הישארו לא ייעלם; - חיים, להלן לומר, רחמים ההצעה של מטורף לך לברוח.
Kalın gitmiş olması değil, canlı, ve bundan sonra ki, bir deli rahmetiyle teklifini senden uzakta çalıştırın.البقاء لا يكون قد انتهى ؛ -- حية ، ويقولون الآخرة ، ومحاولة رجل مجنون رحمه اليك الهرب.
Karım Linda bunun 6 farklı evlilik teklifi almaya benzediği şakasını yaptı.집사람 린다는 이게 마치 여섯명에게 프로포즈 하는 것 같다고 농담을 하더군요.
Karım Linda bunun 6 farklı evlilik teklifi almaya benzediği şakasını yaptı.Linda, istri saya, bergurau kalau hal itu seperti enam lamaran untuk menikah.
Karım Linda bunun 6 farklı evlilik teklifi almaya benzediği şakasını yaptı.Linda, ma femme, a plaisanté que c'était comme faire six demandes en mariage.
Karım Linda bunun 6 farklı evlilik teklifi almaya benzediği şakasını yaptı.Linda, meine Frau, hat gewitzelt, dass das so ähnlich sei wie sechs verschiedene Heiratsanträge.
Karım Linda bunun 6 farklı evlilik teklifi almaya benzediği şakasını yaptı.Linda, mia moglie, scherzava sul fatto che fosse come avere sei diverse proposte di matrimonio.
Karım Linda bunun 6 farklı evlilik teklifi almaya benzediği şakasını yaptı.Linda, mi esposa, bromeaba diciendo que era como tener 6 propuestas de matrimonio diferentes.
Karım Linda bunun 6 farklı evlilik teklifi almaya benzediği şakasını yaptı.Linda, soția mea, a glumit spunând că era ca și cum aș cere 6 persoane în căsătorie.
Karım Linda bunun 6 farklı evlilik teklifi almaya benzediği şakasını yaptı.Η Λίντα, η γυναίκα μου, αστειευόταν πως ήταν σαν έξι διαφορετικές προτάσεις γάμου.
Karım Linda bunun 6 farklı evlilik teklifi almaya benzediği şakasını yaptı.Линда, жена ми, се пошегува, че това беше като да имаш шест различни предложения за брак.
Karım Linda bunun 6 farklı evlilik teklifi almaya benzediği şakasını yaptı.Линда, моя жена, пошутила, что я собирался сделать 6 предложений руки и сердца.
Karım Linda bunun 6 farklı evlilik teklifi almaya benzediği şakasını yaptı.לינדה, אישתי, אמרה בצחוק שזה כמו שש הצעות נישואין.
Karım Linda bunun 6 farklı evlilik teklifi almaya benzediği şakasını yaptı.ليندا .. زوجتي قالت.. ان هذا يبدو وكأنك تتقدم للزواج من 6 رجال
Karım Linda bunun 6 farklı evlilik teklifi almaya benzediği şakasını yaptı.つまり 6人の友人と縁を結んだわけです
Kasımda halka sunduğu ilk satış teklifinden sonra şirketin değeri Hong Kong borsasında tavan yapmıştı.El valor de la empresa se disparó en la bolsa de Hong Kong tras su oferta pública inicial en noviembre.
Kız en alttaki sırra, erkek arkadaşının teklifine gelmiş.A ajuns la ultimul secret, cererea în căsătorie.
Kız en alttaki sırra, erkek arkadaşının teklifine gelmiş.Arrivò all'ultimo segreto, la mia proposta di matrimonio per lei.
Kız en alttaki sırra, erkek arkadaşının teklifine gelmiş.Chegou à vez do segredo do fundo: o pedido de casamento que lhe queria fazer.
Kız en alttaki sırra, erkek arkadaşının teklifine gelmiş.Cô ấy đã đọc tới cái bí mật tận dưới cùng ấy, lời cầu hôn của chàng trai dành cho cô.
Kız en alttaki sırra, erkek arkadaşının teklifine gelmiş.Dia harus membaca rahasia paling bawah. Lamarannya kepada pacarnya.
Kız en alttaki sırra, erkek arkadaşının teklifine gelmiş.Dostala sa k tomu tajomstvu úplne dole, k jeho návrhu na sobáš.
Kız en alttaki sırra, erkek arkadaşının teklifine gelmiş.Dostala se k tomu spodnímu tajemství, jeho žádosti o ruku.
Kız en alttaki sırra, erkek arkadaşının teklifine gelmiş.Dotarła do sekretu na samym dole, do oświadczyn.
Kız en alttaki sırra, erkek arkadaşının teklifine gelmiş.Elért a legalsó titokhoz, amiben megkértem a kezét.
Kız en alttaki sırra, erkek arkadaşının teklifine gelmiş.Elle est arrivée au dernier secret, qui était ma demande en mariage.
Kız en alttaki sırra, erkek arkadaşının teklifine gelmiş.Hon kom till hemligheten på slutet, hans frieri till henne.
Kız en alttaki sırra, erkek arkadaşının teklifine gelmiş.Hun kom til den hemmelighed i bunden, hans frieri til hende.
Kız en alttaki sırra, erkek arkadaşının teklifine gelmiş.맨 밑에 있던 프로포즈 글까지 내려가서는
Kız en alttaki sırra, erkek arkadaşının teklifine gelmiş.llegó al último secreto, a mi propuesta.
Kız en alttaki sırra, erkek arkadaşının teklifine gelmiş.Sie kam zu diesem untersten Geheimnis, seinem Antrag.
Kız en alttaki sırra, erkek arkadaşının teklifine gelmiş.Ze kwam bij dat geheim onderaan, zijn aanzoek aan haar.
Kız en alttaki sırra, erkek arkadaşının teklifine gelmiş.Έφτασε στο τελευταίο μυστικό, την πρότασή του σ' αυτή.
Kız en alttaki sırra, erkek arkadaşının teklifine gelmiş.Вона дійшла до тієї останньої таємниці, його освідчення.
Kız en alttaki sırra, erkek arkadaşının teklifine gelmiş.Она прочитала последний секрет — его предложение.
Kız en alttaki sırra, erkek arkadaşının teklifine gelmiş.Стигна до последната тайна, предложението към нея."
Kız en alttaki sırra, erkek arkadaşının teklifine gelmiş.היא הגיעה לסוד התחתון, הצעת הנישואין שלו אליה.
Kız en alttaki sırra, erkek arkadaşının teklifine gelmiş.وصلت إلى ذلك السر في الأسفل، عرض زواجه لها.
Kız en alttaki sırra, erkek arkadaşının teklifine gelmiş."彼女は一度読み上げ それからもう一度読み返しました"
Kız en alttaki sırra, erkek arkadaşının teklifine gelmiş.然後嚟到最尾一個秘密
Kızmışsınızdır. Bu adil olmayan bir tekliftir, ve siz adil olmayan bir teklifin ne olduğunu bilirsiniz.그 제안이 불공평하니까 화가 나는 겁니다.
Kızmışsınızdır. Bu adil olmayan bir tekliftir, ve siz adil olmayan bir teklifin ne olduğunu bilirsiniz.Mert ez egy igazságtalan ajánlat, és tudjuk, hogy az mit jelent.
Kızmışsınızdır. Bu adil olmayan bir tekliftir, ve siz adil olmayan bir teklifin ne olduğunu bilirsiniz.Nie je to férová ponuka a vy viete, čo taká ponuka znamená.
Kızmışsınızdır. Bu adil olmayan bir tekliftir, ve siz adil olmayan bir teklifin ne olduğunu bilirsiniz.Wiedzą, że to niesprawiedliwa oferta.
Kızmışsınızdır. Bu adil olmayan bir tekliftir, ve siz adil olmayan bir teklifin ne olduğunu bilirsiniz.אתם כועסים. זוהי הצעה לא הוגנת, ואתם יודעים איך נראית הצעה לא הוגנת.
Kızmışsınızdır. Bu adil olmayan bir tekliftir, ve siz adil olmayan bir teklifin ne olduğunu bilirsiniz.غاضب، لأنّ هذا العرض غير عادل.
Kızmışsınızdır. Bu adil olmayan bir tekliftir, ve siz adil olmayan bir teklifin ne olduğunu bilirsiniz.この手の実験は 世界中で行われています
Ne dedin??? Evlenme teklifi mi ???Τι; Σου έκανε πρόταση;
Ne dedin??? Evlenme teklifi mi ????!מה?? הצעת נישואים