Tekerlekler 18 inç boyutundadır ve yerden yükseklik ölçüsü 200 . . [2]The wheels are 18-inch size and the ground clearance metric is 200 mm (7.9 in).[5]
Madeni paranın turası, tekerlek içinde META yazıyor.Revers of the coin, M-E-T-A among spokes.
Bunun sonucunda tekerlekli sandalyeye bağlı kaldı.Seither war er auf den Rollstuhl angewiesen.
Altı tekerleklidir.Sechs Fahrradrouten.
Üç tekerlekli bisikletiyle dolaşır.Doch sie folgt den dreien mit dem Fahrrad.
Sadece tek bir tekerleki olan bisikletler de vardır.Eine Ausnahme gibt es für Kinder mit Fahrrädern.
Bisiklet, iki tekerlekli bisikletin gelişmesi sonucunda ortaya çıkmış bir spor dalıdır.Aus diesem Zweirad hat sich das Fahrrad entwickelt.
2-pounder modelinin aksine yeni silahın iki tekerlekli konvensiyonel çatal ayaklı kundağı bulunuyordu.Im Gegensatz zum 2-Pfünder wurde die neue Kanone auf einer herkömmlichen zweirädrigen Lafette genutzt.
Modern çağlarda lastik tekerlekli taşıtlara karşı da kullanılabilmektedir.Auch dürfen bei Wettbewerben auf abgesperrten Strecken profillose Reifen verwendet werden.
Ben Neyim Tekerleklerim Var, Ben Neyim?Wer sind unsere Pferde alle, welche wettzurennen haben, und welches muß in Folge dessen siegen?
Ro-ro gemisi, tekerlekli araç taşımacılığında kullanılan gemilerdir.Bei den Schiffen handelt es sich um RoRo-Schiffe, die als Autotransporter eingesetzt werden.
(Sonradan Uluslararası Stoke Mandeville Tekerlekli Sandalye Oyunları, ISMWSF).Weitere Ämter bekleidete er in der International Stoke Mandeville Wheelchair Sports Federation (ISMWSF).
Bu araçların tekerlek çapları oldukça büyüktü.Die Vielfalt unter diesen Fahrzeugen ist recht groß.
1974 yılından itibaren tekerlekli vagonlar kullanılmaktadır.Seit 1971 werden Modellfahrzeuge hergestellt.
Altı tekerlekli lokomotifler 6 ton, dört tekerlekli lokomotifler is 4,5 ton iağırlık ile sınırlandırılmıştı.Der maximale Achsdruck betrug sechs Tonnen für Wagen und 5,8 Tonnen für Lokomotiven.
1995 yılında geçirdiği bir kazanın ardından tekerlekli sandalyeye bağlı yaşamak zorunda kalmıştır.Seit einem Unfall im Jahr 1971 war sie auf den Rollstuhl angewiesen.
Arkada bulunan 2 küçük tekerlek ise bağımsızdı.Die zwei Querlinien auf dem Hinterflügel sind schwach gewellt.
Aracın önden çekişli ve dört tekerlekten çekişli versiyonları bulunmaktadır.Im Angebot standen Versionen mit drei Rädern und mit vier Rädern.
3 tekerlek üzerinde de gidebilmektedir.Vom Glück auf drei Rädern.
Tekerlekli araçlar içi kablo yola dik döşenmekteydi.Auf Steilstrecken wurden die Wagen von einem Kabel gezogen.
PSA'lar genellikle paletlidir ancak bazı tekerlekli araçlar da bu kategoriye girer.Ils sont le plus souvent chenillés, mais certains véhicules à roues rentrent aussi dans cette catégorie.
Locke inmek için tekerlekli sandalyesini bekler.Locke tourne la roue.
Şubat 1986’da Volkswagen ilk 4 tekerlekten çekişli (4WD)aracı olan Golf Syncro modelini tanıttı.En février 1986, Volkswagen présenta la première Golf à quatre roues motrices.
Tekerlekli sandalyededir.Le Fauteuil à roulettes.
Augustus Hill, yakalanırken sakat kalır ve cezaevinde tekerlekli sandalye ile dolaşır.Augustus Hill est un prisonnier en fauteuil roulant.
Atış pozisyonunda ise ayaklar yere sabitleniyor ve tekerlekler yukarı kaldırılıyordu.En position de combat, les pieds étaient posés sur le sol et les roues soulevées.
Altı tekerleklidir.Six Machine !
1915'te ciddi bir sakatlığın 10 yıl ardından, ayağı kesildi ve tekerlekli sandalye kullanmak zorunda kaldı.En 1955, à la suite d'une attaque, il doit se résoudre à utiliser un fauteuil roulant.
Arkada bulunan 2 küçük tekerlek ise bağımsızdı.Les petits stands derrière les deux zones d'en-but furent même occultées.
Buharlı lokomotifler, tekerleklerinin sayısına göre sınıflandırılır.La classification des locomotives se fait pour une part selon la disposition de leurs essieux.
Lastik tekerlekleri ile kendisine ayrılan şeritlerde çalışmaktadır.A utiliser sur sa propre roue.
1974 yılından itibaren tekerlekli vagonlar kullanılmaktadır.La carrosserie métallique autoporteuse est utilisée à partir de 1974.
Açık tekerlekli formula araçları ile yapılan otomobil yarışıdır.Il s'agit d'un véhicule fonctionnel destiné à entrer en concurrence directe avec les véhicules conventionnels.
Bunun sonucunda tekerlekli sandalyeye bağlı kaldı.Il a finalement été cloué sur un fauteuil roulant.
Tekerlek, rullmanlar sayesinde döner.Ramassez des Anneaux lorsque les rouleaux tournent.
29 inç (740 mm) çaplı tekerlekler dağ bisikletinde yaygınlığı gitgide artmıştır.Des mesures isolées ont rapporté des écarts allant jusqu’à 77 °C dans une tourbière de montagne.
Unimoglarda aktarma arka tekerlekleredir.Frein à main mécanique sur les roues arrière.
Bu araçların tekerlek çapları oldukça büyüktü.Les roues sont alors pleines.
Ve hepsi arka tekerlekten itişlidir.Tous avaient des roues arrière jumelées.
Bu modelin küçük tekerlekleri bulunuyordu ancak zırhlı kalkanı yoktu.Par exemple, il possédait des chevaux, mais pas de carrosse.
Dört tekerlekli ve iki kişilik mürettebatı bulunuyordu.Possédant un équipage de deux personnes.
Ben Neyim Tekerleklerim Var, Ben Neyim?(Tircis) Pleurons, que dis-je ?
Önden çekişli veya dört tekerlekten çekişli olarak alınabilmektedir.Il peut être en traction ou en quatre roues motrices.
Wombat genellikle iki tekerlekli yük arabasıyla çekiliyordu.Le train effectue généralement deux tours de circuit.
Dedemin tekerlekli sandalyesini gördün mü?¿Viste la silla de ruedas del abuelo?
O sırada Peter ve Lois, oğulları Stewie'ye üç tekerlekli bisiklet alır.Por otro lado, Peter y Lois le compran a Stewie un triciclo.
Şubat 1986’da Volkswagen ilk 4 tekerlekten çekişli (4WD)aracı olan Golf Syncro modelini tanıttı.En febrero de 1986, Volkswagen presentó el primer Golf con sistema de tracción a las cuatro ruedas.
Fakat tekerleklerin üzerinden geçme oyununda birinci oldu.Fue el primer paso en llevar ruedas.
Uranüs, kutbu güneşe bakacak şekilde tekerlek gibi döner.Por su parte Apolo, recorre el cielo mirando hacia el sol.
Modern çağlarda lastik tekerlekli taşıtlara karşı da kullanılabilmektedir.En tiempos modernos se han usado contra los neumáticos de los vehículos.
Tekerlekli sandalyededir.Anda en silla de ruedas.
GTS-t Type M modelinin dört tekerlekten çekişli modeli ise GTS-4 olarak sunulmuştur.En adición, había una versión 4WD del GTS-t Type M, llamado el GTS-4.
Atış pozisyonunda ise ayaklar yere sabitleniyor ve tekerlekler yukarı kaldırılıyordu.Cuando el cañón era emplazado para combate, las patas eran puestas sobre el suelo y sus ruedas levantadas.
Artık bu katliamı durdurmak için tekerlekli sandalyesinde elinden geleni yapacaktır.Ahora, debe desaparecer para acabar con la cadena de odio.
3 tekerlek üzerinde de gidebilmektedir.Así hasta las tres ruedas.
Arkada bulunan 2 küçük tekerlek ise bağımsızdı.Han evolucionado dos tipos de tiorredoxina reductasa de forma independiente.
1983 yılında paletli yükleyici ve 1987 yılında tekerlekli yükleyici üretmiştir.En 1987 sufrió una profunda apliación y se creó el anillo de alta velocidad para automóviles.
Bisiklette tekerlek bir ilâ dört tane olabilir.Podemos encontrar cuatro ciclos.
Tekerlekler ay biçimi 2 tahta ile bunların arasında bir göbekten ibarettir.La luna acoge a ambos en su seno, sin abrirse, como la superficie del agua es atravesada por un rayo de luz.
Mayıs 1963 tarihinden Aralık 1964 tarihine kadar, vagonlara tekerlek konuldu.Finalmente, en mayo de 1964, colgó las botas.