Tekerlekli sandalye benim için resim yapma ve oyun oynama aracı haline gelmişti.Xe lăn trở thành đối tượng để vẽ và chơi cùng.
Tekerlekli sandalye benim için resim yapma ve oyun oynama aracı haline gelmişti.Το καροτσάκι έγινε ένα αντικείμενο ζωγραφικής και παιχνιδιού.
Tekerlekli sandalye benim için resim yapma ve oyun oynama aracı haline gelmişti.Инвалидната количка се превърна в предмет, с който се рисува и играе.
Tekerlekli sandalye benim için resim yapma ve oyun oynama aracı haline gelmişti.Инвалидное кресло стало моей кисточкой и игрушкой.
Tekerlekli sandalye benim için resim yapma ve oyun oynama aracı haline gelmişti.Інвалідний візок став чимось таким, чим можна малювати і гратись.
Tekerlekli sandalye benim için resim yapma ve oyun oynama aracı haline gelmişti.כיסא הגלגלים הפך לעצם המשמש לציור ולמשחק.
Tekerlekli sandalye benim için resim yapma ve oyun oynama aracı haline gelmişti.أصبح الكرسي المتحرك أداة للرسم واللعب.
Tekerlekli sandalye benim için resim yapma ve oyun oynama aracı haline gelmişti.そして文字通り 喜びや自由の
Tekerlekli sandalye benim için resim yapma ve oyun oynama aracı haline gelmişti.張輪椅變咗一件我可以又寫又畫嘅嘢
Tekerlekli sandalyeleri heryere taşıdık.Nous transportons les fauteuils roulants partout.
Tekerlekli sandalye çağrısına, Pakistanlı bir standup komedyeni olan Junaid Akram'dan ani cevap geldi.La petición de sillas de ruedas recibió una respuesta inmediata de Junaid Akram, un comediante de Pakistán.
Tekerlekli sandalyede bir adamdı, çaresizce uzaklaşmaya çalışıyordu.Bol to chlap na vozíčku, ktorý sa zúfalo snažil dostať preč.
Tekerlekli sandalyede bir adamdı, çaresizce uzaklaşmaya çalışıyordu.Był to mężczyza na wózku, który desperacko próbował się ruszyć.
Tekerlekli sandalyede bir adamdı, çaresizce uzaklaşmaya çalışıyordu.Byl to muž na invalidním vozíku a zoufale se snažil dostat pryč.
Tekerlekli sandalyede bir adamdı, çaresizce uzaklaşmaya çalışıyordu.C'était un homme en fauteuil roulant qui tentait désespérément de s'éloigner.
Tekerlekli sandalyede bir adamdı, çaresizce uzaklaşmaya çalışıyordu.Đó là một người đàn ông trên chiếc xe lăn đang cố lùi ra xa một cách tuyệt vọng.
Tekerlekli sandalyede bir adamdı, çaresizce uzaklaşmaya çalışıyordu.Egy tolószékes férfi volt, aki kétségbeesetten próbált arrébb mozdulni.
Tekerlekli sandalyede bir adamdı, çaresizce uzaklaşmaya çalışıyordu.Era um homem numa cadeira de rodas tentando fugir desesperadamente.
Tekerlekli sandalyede bir adamdı, çaresizce uzaklaşmaya çalışıyordu.Era un bărbat într-un scaun cu rotile - încerca cu disperare să fugă.
Tekerlekli sandalyede bir adamdı, çaresizce uzaklaşmaya çalışıyordu.Era un hombre en silla de ruedas tratando de alejarse desesperadamente.
Tekerlekli sandalyede bir adamdı, çaresizce uzaklaşmaya çalışıyordu.Es war ein Mann im Rollstuhl, der verzweifelt versuchte wegzukommen.
Tekerlekli sandalyede bir adamdı, çaresizce uzaklaşmaya çalışıyordu.Het was een man in een rolstoel die wanhopig probeerde weg te komen.
Tekerlekli sandalyede bir adamdı, çaresizce uzaklaşmaya çalışıyordu.휠체어를 타고 있는 남자였는데 필사적으로 움직이려는 중이었습니다.
Tekerlekli sandalyede bir adamdı, çaresizce uzaklaşmaya çalışıyordu.Un uomo su una sedia a rotelle che cercava disperatamente di spostarsi.
Tekerlekli sandalyede bir adamdı, çaresizce uzaklaşmaya çalışıyordu.Ήταν ένας άντρας σε αναπηρικό καροτσάκι προσπαθώντας απεγνωσμένα να μετακινηθεί.
Tekerlekli sandalyede bir adamdı, çaresizce uzaklaşmaya çalışıyordu.Това беше един мъж в инвалидна количка, който отчаяно се опитваше да се отдалечи.
Tekerlekli sandalyede bir adamdı, çaresizce uzaklaşmaya çalışıyordu.Это был мужчина в инвалидной коляске, который отчаянно пытался куда-нибудь спрятаться.
Tekerlekli sandalyede bir adamdı, çaresizce uzaklaşmaya çalışıyordu.זה היה אדם בכסא גלגלים המנסה לזוז נואשות.
Tekerlekli sandalyede bir adamdı, çaresizce uzaklaşmaya çalışıyordu.كانت عبارة عن شخص في كرسي متحرك. يحاول مستميتا الابتعاد.
Tekerlekli sandalyede bir adamdı, çaresizce uzaklaşmaya çalışıyordu.必死に逃げようとしていました 正直言って 私は
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.A ak vidíme niekoho na invalidnom vozíku, predpokladáme, že nemôže chodiť.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Als we iemand zien in een rolstoel, nemen we aan dat die persoon niet kan stappen.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Daca vedem pe cineva intr-un scaun cu rotile, presupunem ca nu pot merge.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Ha látunk valakit kerekes székben, azt feltételezzük, hogy nem tud járni.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Když vidíme někoho na vozíku, tak předpokládáme, že nemůže chodit.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.우리는 휠체어에 앉아있는 사람을 보면, 걷지 못할 거라고 생각하죠
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Lorsque nous voyons des gens dans un fauteuil roulant, nous présumons qu'il ne peuvent pas marcher.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Nếu chúng ta thấy một người nào đó trên xe lăn, chúng ta sẽ cho rằng họ không thể bước đi.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Om vi möter någon i en rullstol, antar vi att de inte kan gå.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Se vediamo qualcuno in carrozzella, diamo per scontato che non possa camminare.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Se vimos alguém numa cadeira de rodas, assumimos que não pode andar.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Si vemos a alguien en una silla de ruedas, suponemos que no puede caminar.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Wenn wir Leute im Rollstuhl sehen, nehmen wir an, sie können nicht laufen.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Ако видим някой в инвалидна количка си представяме, че не може да върви.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Если мы видим кого-то в инвалидной коляске, мы предполагаем, что они не могут ходить.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Якщо ми бачимо когось в інвалідному візку, ми припускаємо, що вони не можуть ходити.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.אם אנחנו רואים מישהו בכיסא גלגלים, אנחנו מניחים שהוא לא יכול ללכת.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.وإذا رأينا شخص ما على كرسي العجلة، نفترض أنه لا يستطيع المشي.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.でも 数歩でも歩ければ 彼らにとっては歩けるということ
Tekerlekli sandalyedesin.Bạn phải ngồi trên xe lăn.
Tekerlekli sandalyedesin. Bu olağan.Jeździsz na wózku, to normalne.
Tekerlekli sandalyedesin. Bu olağan.Kau ada di kursi roda, itu normal.
Tekerlekli sandalyedesin. Bu olağan.휠체어에 있는 사람에겐 정상적인 일입니다.
Tekerlekli sandalyedesin. Bu olağan.Si na vozíčku, je to normálne.
Tekerlekli sandalyedesin. Bu olağan.Tolószékben vagy, ez normális.
Tekerlekli sandalyedesin. Bu olağan.Tu es dans une chaise roulante et c'est normal.
Tekerlekli sandalyedesin. Bu olağan.במחלקת עמוד השדרה, זה נורמלי.
Tekerlekli sandalyedesin. Bu olağan.أنت في كرسيك المتحرك. هذا طبيعي.
Tekerlekli sandalyedesin. Bu olağan.でも家に着くと気が付くの
Tekerlekli sandalyedesin.Du bist im Rollstuhl.