Ama tekerlek sesleri duyuyorum Watson.Но чувам тътена на колелата.
Ama tekerlek sesleri duyuyorum Watson.Но я слышу стук колес.
Ama tekerlek sesleri duyuyorum Watson.אבל אני שומע רעש של גלגלים.
Ama tekerlek sesleri duyuyorum Watson.ولكن أسمع ضجيج العجلات.
Ama tekerlek sesleri duyuyorum Watson.それは彼女の送料です。
Anladım ki, scuba vitesleri sizin hareket alanınızı aynı tekerlekli sandalyeler gibi artırıyordu.스쿠버 다이빙 장비가 활동의 범위를 늘려준다는 측면에서 휠체어와 똑같지만
Anladım ki, scuba vitesleri sizin hareket alanınızı aynı tekerlekli sandalyeler gibi artırıyordu.Tôi nhận ra đồ dùng lặn nới rộng phạm vi hoạt động giống hệt như xe lăn,
Anladım ki, scuba vitesleri sizin hareket alanınızı aynı tekerlekli sandalyeler gibi artırıyordu.תפשתי שציוד הצלילה מרחיב את תחום הפעילות ממש כמו כיסא-גלגלים,
Anladım ki, scuba vitesleri sizin hareket alanınızı aynı tekerlekli sandalyeler gibi artırıyordu.أدركت أن معدات الغوص توسع نطاق نشاطك كما يفعل الكرسي المتحرك بالضبط
Anladım ki, scuba vitesleri sizin hareket alanınızı aynı tekerlekli sandalyeler gibi artırıyordu.我發現水肺潛水裝置同輪椅 都一樣畀到你水底嘅自由
Anladım ki, scuba vitesleri sizin hareket alanınızı aynı tekerlekli sandalyeler gibi artırıyordu.行動範囲を広げられることが 分かったんです でも ダイビングの道具から 連想されるのは
Araba ters dönmüş gibi hissettirmişti ve tekerleklerde patlamıştı.Cảm giác như xe sắp lật còn các lốp xe sắp rơi ra.
Araba ters dönmüş gibi hissettirmişti ve tekerleklerde patlamıştı.C'était comme si la voiture allait se retourner et les pneus étaient sur le point de tomber.
Araba ters dönmüş gibi hissettirmişti ve tekerleklerde patlamıştı.Czułem, że się przewrócimy, a opony jakby miały wypaść
Araba ters dönmüş gibi hissettirmişti ve tekerleklerde patlamıştı.Det føltes som om bilen var ved at tilte og dækkene var ved at falde ud
Araba ters dönmüş gibi hissettirmişti ve tekerleklerde patlamıştı.Es fühlte sich so an, als würde das Auto gleich auseinander fallen.
Araba ters dönmüş gibi hissettirmişti ve tekerleklerde patlamıştı.Het voelde alsof de auto zou gaan omslaan <b><Br> en de remmen ermee zouden ophouden.
Araba ters dönmüş gibi hissettirmişti ve tekerleklerde patlamıştı.Imel sem občutek kot da se bo avto zdaj zdaj prevrnil in da bodo gume padle ven.
Araba ters dönmüş gibi hissettirmişti ve tekerleklerde patlamıştı.Jag kände som om att bilen skulle totalt flippa över och däcken höll på å ramla av.
Araba ters dönmüş gibi hissettirmişti ve tekerleklerde patlamıştı.차가 뒤집혀질려 그러고, 바퀴 빠지려 그러고,
Araba ters dönmüş gibi hissettirmişti ve tekerleklerde patlamıştı.Myslel jsem že tomu autu odletí pneumatiky...
Araba ters dönmüş gibi hissettirmişti ve tekerleklerde patlamıştı.Myslel som, že tomu autu odletia pneumatiky...
Araba ters dönmüş gibi hissettirmişti ve tekerleklerde patlamıştı.Se simtea ca si cum masina s-ar rasturna <BR><BR> si cauciucurile aproape cadeau.
Araba ters dönmüş gibi hissettirmişti ve tekerleklerde patlamıştı.Se tuntui niin kuin auto aikoisi kääntyä ympäri ja yritykset alkoivat laskea.
Araba ters dönmüş gibi hissettirmişti ve tekerleklerde patlamıştı.Terasa seperti mobil itu akan terbalik dan bannya mau melayang aja.
Araba ters dönmüş gibi hissettirmişti ve tekerleklerde patlamıştı.Úgy éreztem, hogy az autó bármely pillanatban felfordul és a kerekek kiesnek.
Araba ters dönmüş gibi hissettirmişti ve tekerleklerde patlamıştı.Казалось, машина сейчас перевернётся, а колёса отвалятся.
Araba ters dönmüş gibi hissettirmişti ve tekerleklerde patlamıştı.Чувствах се сякаш колата щеше да се преобърне и спирачките щяха да паднат.
Araba ters dönmüş gibi hissettirmişti ve tekerleklerde patlamıştı..הרגשתי שהמכונית עומדת להתהפך ושהצמידים עומדים ליפול
Araba ters dönmüş gibi hissettirmişti ve tekerleklerde patlamıştı.شعرت بأن السياره ستنقلب والعجلات كانت ستسقط.
Araba ters dönmüş gibi hissettirmişti ve tekerleklerde patlamıştı.お母さんが "おかしくなったの?"って
Aslında bu, tekerlekten daha iyi.실제로 이것은 바퀴보다 낫습니다. 왜냐하면
Aslında bu, tekerlekten daha iyi. Sahilde bisiklete binmeyi denerseniz fark edersiniz bu çok zor bir iş.In effetti, è meglio di una ruota, quando provate a guidare la bici in spiaggia, notate quanto sia difficile.
Aslında bu, tekerlekten daha iyi. Sahilde bisiklete binmeyi denerseniz fark edersiniz bu çok zor bir iş.Vlastne je to lepšie než koleso, pretože keď sa snažíte bicyklovať po pláži, ide to len veľmi ťažko.
Aslında bu, tekerlekten daha iyi.למעשה, זה טוב יותר מגלגל, מאחר
Aslında bu, tekerlekten daha iyi.في الواقع، هذا أفضل من الإطار، بسبب
Aslında bu, tekerlekten daha iyi.なぜなら浜辺で自転車を試しにこいでみると
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Aceste picioare calcă peste nisip, iar roata atinge solul de dedesubt.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.A láb azonban átmegy a homokon, a keréknek meg hozzá kell érnie folyton a talajhoz a távolságok között.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Ces pattes marchent sur le sable, tandis que la roue reste en contact permanent avec le sol.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Dan kaki-kakinya hanya menginjak pasir, dan roda harus menyentuh seluruh bagian tanah di antaranya.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.En de poten stappen gewoon over het zand, en het wiel moet elk stukje grond ertussen aanraken.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.발은 모래 위로 내딛는 반면 바퀴는 모든 지면과 접촉해야 해죠.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Mentre i piedi scavalcano la sabbia, la ruota deve toccare ogni millimetro di suolo.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Nohy piesok prekračujú, zato koleso sa musí dotknúť zeme po celej trase.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Os pés simplesmente pisam a areia enquanto a roda tem de tocar em cada pedaço do chão nos intervalos.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Tutaj stopy po prostu kroczą ponad piaskiem, a koło musi być w ciągłym kontakcie z podłożem.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Và đôi bàn chân chỉ việc bước trên cát, và các bánh xe phải chạm vào từng tấc đất ở chính giữa
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Y las patas simplemente pisan sobre la arena, mientras que la rueda tiene que tocar cada parte del piso.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Zatímco chodidlo přes písek překračuje, kolo se musí mezitím dotknout každého kousku povrchu země.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Τα πόδια απλά περπατάνε στην άμμο, ενώ ο τροχός πρέπει να αγγίξει κάθε κομμάτι του εδάφους ενδιάμεσα.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.А лапы просто перешагивают часть песка, в то время как колесу приходится соприкасаться всё время с дорогой.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Докато краката, стъпват просто върху пясъка, при колелото се докосва всяка част от земята.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.והרגליים פשוט דורכות על החול, והגלגל צריך לגעת בכל פיסה של האדמה ביניהן.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.والأقدام تخطو من فوق الرمال بينما الكفر عليه ملامست كل جزء من الأرض بينهما
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.車輪は地面との間を全ての面が触れなくてはなりません そこで車輪の開発から5000年後
Ayakları aşağıda, ama tekerlekleri değil.Dia menginjak pedalnya, tapi tidak memutar setirnya.
Ayakları aşağıda, ama tekerlekleri değil.Elboldogul a pedállal, de a kormánnyal nem tud még mit kezdeni.
Ayakları aşağıda, ama tekerlekleri değil.Elle atteint les pédales en bas, mais pas le volant.
Ayakları aşağıda, ama tekerlekleri değil.Entendió los pedales, pero no el volante.