tek ile cümle
tek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom teklifleri dinlemek için isteksiz görünüyor.Tom seems to be unwilling to listen to suggestions.
Tom ona teklif ettiğimiz rüşveti kabul etmek için isteksiz görünüyor.Tom seems to be unwilling to accept the bribe we're offering him.
Tom oraya asla tekrar gitmeyeceğini söylüyor.Tom says he will never go there again.
Tom tek başına yaşamayı sevdiğini söylüyor.Tom says he likes living by himself.
Tom Mary'yi asla tekrar görmek istemediğini söyledi.Tom said that he didn't want to ever see Mary again.
Tom benim teklifimi düşünmeyi bile reddetti.Tom refused to even consider my suggestion.
Tom asla bana onun hakkında tek kelime söylemedi.Tom never said a word to me about it.
Tom aynı hatayı tekrar yaptı.Tom made the same mistake again.
Tom aynı hatayı tekrar yapmayacağına dair kendine bir söz verdi.Tom made a promise to himself that he would never make the same mistake again.
Tom Mary'yi sevdi fakat o onu tekrar sevmedi.Tom loved Mary, but she didn't love him back.
Tom tek yatak odalı bir apartmanda yaşadı.Tom lived in a one-bedroom apartment.
Tom sadece şansını denedi ve Mary'ye çıkma teklif etmek için aradı.Tom just took a chance and called Mary to ask her out.
Tom bu defa tekrar bize yardım etmeye istekli.Tom is willing to help us again this time.
Tom zamanında ödeme yapan tek kişidir.Tom is the only person who paid on time.
Tom yemek artıklarını bu gece tekrar yemeyeceğini umuyor.Tom hopes he won't be eating leftovers again tonight.
Tom tek bir toplantı kaçırmadı.Tom hasn't missed a single meeting.
Tom tek bir ders kaçırmadı.Tom hasn't missed a single class.
Tom'un tek bacağı üzerinde durma sorunu var.Tom has trouble standing on one leg.
Tom'un işleri hatasız yapmak için tek şansı vardı.Tom had only one chance to get things right.
Tom'un tek başına oraya gitmeye niyeti yoktu.Tom had no intention of going there by himself.
Tom Mary'yi yerine tekrar arabayla götürdü.Tom gave Mary a lift back to her place.
Tom bugün olanın her zaman tekrar olacağından şüphe ediyor.Tom doubts what happened today will ever happen again.
Tom Mary'nin tekrar arayacağından emin değildi.Tom doubted that Mary would call back.
Tom onu tekrar asla yapmak istemiyor.Tom doesn't want to ever do that again.
Tom aynı şeyin tekrar olmasını istemiyor.Tom doesn't want the same thing to happen again.
Tom onu tamamen anlamadı. Onu ona tekrar açıklar mısın?Tom doesn't quite get it. Could you explain it to him again?
Tom'un kendisi tekrarlamaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like to repeat himself.
Tom'un işi tek başına bitirme yeteneği yok.Tom doesn't have the ability to finish the job by himself.
Tom tek bir kelime söylemedi.Tom didn't utter a single word.
Tom onu tekrar tekrar söylemek zorunda değildi.Tom didn't have to rub it in.
Tom tek başına kamp yapmaya gitmenin eğlenceli olmayacağına karar verdi.Tom decided that it wouldn't be much fun to go camping alone.
Tom Mary'yi tekrar aramayı denemenin zamanı olduğuna karar verdi.Tom decided it was time to try calling Mary again.
Tom tekrar yüzmeye gitme fırsatını güçlükle bekleyebiliyordu.Tom could hardly wait for the chance to go swimming again.
Tom kesinlikle Mary'nin hoşlandığı tek adam değildir.Tom certainly isn't the only man that Mary likes.
Tom şu ana kadar birden fazla iş teklifi aldı.Tom certainly has had more than one job offer by now.
Tom kesinlikle bu planı tek başına düşünemezdi.Tom certainly couldn't have thought up this plan by himself.
Tom tek elle topu yakaladı.Tom caught the ball with one hand.
Tom tekerlekli sandalye olmadan gezinemiyor.Tom can't get around without a wheelchair.
Tom işi tek başına yapamaz. Ona yardım eder misiniz?Tom can't do the job by himself. Would you mind helping him?
Tom asla tekrar eve gidemez.Tom can never go home again.
Tom yeni bir teknik öne sürdü.Tom came up with a new technique.
Tom yardım için teknik desteği aradı.Tom called tech support for help.
Tom tekrar asla yürüyemiyeceğine inanmaya başladı.Tom began to believe that he'd never be able to walk again.
Tom bu tür bir sorunun tekrar olmayacağına bana güvence verdi.Tom assured me that this kind of problem wouldn't happen again.
Tom ve Mary tekneyi sudan çıkardılar.Tom and Mary took the boat out of the water.
Tom teklifi kabul etti.Tom accepted the offer.
Tom'un mutlu göründüğü tek zaman Mary ile birlikte olduğundadır.The only time Tom seems to be happy is when he's with Mary.
Tom'un iyi olduğu tek spor tenistir.The only sport Tom is any good at is tennis.
Tom'un ete koyduğu tek baharat biberdir.The only spice Tom puts on meat is pepper.
Tom'un gerçekten hoşlandığı tek restoran caddenin karşısındakidir.The only restaurant that Tom really likes is the one across the street.
Tom'un partiye gitmesinin tek nedeni Mary'nin orada olmasını beklemesiydi.The only reason Tom went to the party was that he expected Mary to be there.
Tom'un bakmadığı tek yer bodrumdaydı.The only place Tom hadn't looked was in the basement.
Tom'un yediği tek çeşnili dondurma vanilyadır.The only flavor ice cream that Tom eats is vanilla.
Polislerin kapı tokmağında buldukları tek parmak izleri Tom'unkilerdi.The only fingerprints that the police found on the doorknob were Tom's.
Tom'un şu ana kadar yaşadığı tek ülke Avustralyadır.The only country Tom has ever lived in is Australia.
Mary tekrar kızlık adını kullanmaya başladı.Mary went back to using her maiden name.
Tom'un tekrar yürüyebilip yürüyemiyeceğini söylemek için çok erken.It's too early to tell if Tom will be able to walk again.
Tom başını tekrar derde sokmadan önce, o sadece zaman meselesidir.It's just a matter of time before Tom gets into trouble again.
Biraz zaman alacak, ama sonunda Tom tekrar yürüyebilecek.It'll take some time, but eventually Tom will be able to walk again.
Tom'un tekrar nasıl yürüyeceğini öğrenmesi kolay değildi.It hasn't been easy for Tom to learn how to walk again.