tek ile cümle
tek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom onların iş teklifi kabul etti.Tom accepted their job offer.
Tom teklifimizi kabul etti ve bizim şirkete katıldı.Tom accepted our offer and joined our company.
Tom'un odadan ayrıldığı tek zaman tam öğle yemeği yememizden önceydi.The only time that Tom left the room was just before we ate dinner.
Bu yapmış olabilecek tek kişi Tom.The only person who could have done this is Tom.
Tom'un tek başına seyahat etmek istemesi çok zayıf bir olasılıktır.It's very unlikely that Tom will ever want to travel alone.
Bunu yapabilmemin tek yolunun Tom'u bana yardım ettirmek olduğunu anladım.I've figured out that the only way I can do this is to get Tom to help me.
Ben Tom'un tanıdığı satranç oynayabilen tek kişiyim.I'm the only person Tom knows who can play chess.
Tom'un bu kasabada tanıdığı tek kişiyim.I'm the only person Tom knows in this town.
Tom, neden Mary'nin tek başına buraya geldiğini merak ediyor.Tom wonders why Mary came here alone.
Tom Mary'ye tekrar zorbalık yapmaması için uyarıldı.Tom was warned not to bully Mary again.
Tom Mary'yi tekrar görmek için sabırsızlanıyordu.Tom was looking forward to seeing Mary again.
Tom tek başına oraya gitmemesi konusunda Mary tarafından uyarıldı.Tom was advised by Mary not to go there by himself.
Tom Mary'yi tekrar görmek istiyor.Tom wants to see Mary again.
Tom bana Mary'nin teklifini kabul etmemek için hiçbir sebep göremediğini söyledi.Tom told me that he could see no reason why he shouldn't accept Mary's offer.
Tom Mary'ye tekrar geç kalmamasını söyledi.Tom told Mary not to be late again.
Tom Mary'nin teklifinin mantıksız olduğunu düşündü.Tom thought Mary's offer was unreasonable.
Tom tekrar Mary'yi gördü.Tom saw Mary again.
Tom Mary'nin yardım teklifini reddetti.Tom refused Mary's offer to help.
Tom Mary'nin kendisini eve götürme teklifini reddetti.Tom refused Mary's offer to drive him home.
Tom Mary'ye evlenme teklif etti.Tom proposed to Mary.
Tom onu tekrar yapmayacağına dair Mary'ye söz verdi.Tom promised Mary that he wouldn't do that again.
Tom tekrar denemesi gerektiği konusunda Mary'yi ikna etti.Tom persuaded Mary that she should try again.
Tom Mary'yi tek başına yüzmeye gitmemesi konusunda ikna etti.Tom persuaded Mary not to go swimming by herself.
Tom Mary'ye bir iş teklif etti ve o kabul etti.Tom offered Mary a job and she accepted.
Tom Mary'nin işi tek başına yapmasını istediğini açıklığa kavuşturdu.Tom made it plain that he wanted Mary to do the work by herself.
Tom Mary'yi tekmeledi.Tom kicked Mary.
Tom kapıya tekme attı ve Mary'nin odasına girdi.Tom kicked down the door and entered Mary's room.
Mary'nin bu okulda tanıdığı tek öğrenci Tom'dur.Tom is the only student at this school that Mary knows.
Tom Mary'nin kolyesini çalmış olabilecek tek kişidir.Tom is the only person who could have stolen Mary's necklace.
Tom, Mary'yi ikna etme şansı olan tek kişidir.Tom is the only person that has any chance to persuade Mary.
Tom Mary'nin tanıdığı operadan hoşlanan tek kişi.Tom is the only person Mary knows who enjoys opera.
Tom Mary'nin tanıdığı beyzbol takımının tek üyesidir.Tom is the only member of the baseball team that Mary knows.
Tom Mary'nin tek arkadaşıdır.Tom is the only friend Mary has.
Tom Mary'nin tanıdığı tavşanlardan korkan tek çocuktu.Tom is the only boy Mary knows who is afraid of rabbits.
Tom Mary'nin tanıdığı babası Amerika'da doğmamış tek Amerikalı.Tom is the only American Mary knows whose father wasn't born in America.
Tom Mary'nin tanıdığı araba süremeyen tek yetişkin.Tom is the only adult Mary knows who can't drive.
Tom, Mary'yi tekrar görmeye can atıyor.Tom is looking forward to seeing Mary again.
Tom Mary'nin tekrar baştan başlamasına yardım etti.Tom helped Mary start over again.
Tom, Mary'ye evlilik teklif etmeye karar verdi.Tom has made up his mind to propose to Mary.
Tom Mary'ye tek başına bakmak zorundaydı.Tom had to take care of Mary by himself.
Tom sonunda Mary'ye çıkma teklif etmeye karar verdi.Tom finally made up his mind to ask Mary out.
Tom sonunda Mary'ye evlenme teklifi etmeye karar verdi.Tom finally decided to propose to Mary.
Tom, tekrar denemesi için Mary'yi cesaretlendirdi.Tom encouraged Mary to try again.
Tom Mary'yi tekrar görmek istemiyor.Tom doesn't want to see Mary again.
Tom Mary'nin teklifini kabul edip etmeyeceğini ya da reddedip etmeyeceğini bilmiyor.Tom doesn't know whether to accept or to refuse Mary's offer.
Tom Mary'yi asla tekrar görmek istemiyor.Tom doesn't ever want to see Mary again.
Tom'un Mary'ye arkadaşlık teklif edecek cesareti yoktu.Tom didn't have the courage to ask Mary out.
Tom Mary'nin teklifini geri çevirdi.Tom declined Mary's offer.
Tom Mary ile yemeği ummasına rağmen tek başına yedi.Tom ate by himself even though he had hoped to eat with Mary.
Tom Mary'den tekrar gelmesini istedi.Tom asked Mary to come again.
Tom Mary'ye çıkma teklif etti.Tom asked Mary out on a date.
Tom ve Mary, yeni tekniği kullanarak dikkat çekici sonuçlar elde ettiler.Tom and Mary have achieved remarkable results using their new technique.
Tom Mary'nin teklifini kabul etti.Tom agreed to accept Mary's offer.
Tom, Mary'nin teklifini kabul etti.Tom accepted Mary's offer.
Tom Mary'nin onun teklifini kabul edip etmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom ever took Mary up on her offer.
Tom'un Mary'ye nasıl teklifte bulunacağını düşünüyorsun?How do you think Tom is going to propose to Mary?
Tom kapıya tekme attı.Tom kicked the door in.
Tom bütün sabah tek kelime söylemedi.Tom hasn't said a word all morning.
Tom'un asla Mary'yi tekrar görmeye niyeti yoktu.Tom had no intention of ever seeing Mary again.
Tek başıma daha fazla zaman geçirmek istemiyorum.I didn't want to spend any more time alone.